Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.ומרגע שזה נעשה, ההתנהגות באותם המעונות השתנתה.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.وفي اللحظة التي فعلوا فيها هذا، تغير السلوك في مراكز الرعاية هذه.
Bunu yapar yapmaz insanların davranışları değişti.すぐに変化が現れました その後4週間に渡って
Bunu yapmazsak kurtulmayı başaramayız.Pokud se tak nestane, nepřežijeme.
Bunu yapmazsak kurtulmayı başaramayız. Şunu artık çok net görüyoruz;نحن لن ننجو إن لم نقم بهذا
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Alebo, ak nechcete, aby sa svadobné posteli V tomto slabom monument, kde leží Tybalt.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Ali pa, če ne, bo poročna postelji V dim spomenik, kjer Tybalt laži.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Atau, jika Anda tidak, membuat tempat tidur pengantin Dalam remang-remang di mana Tybalt monumen kebohongan.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Eller, hvis du ikke gør det, gør brudesengen I så svagt monument, hvor Tybalt ligger.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Eller, om du inte gör det, gör brudsäng I det skumma monumentet där Tybalt ligger.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Hoặc, nếu bạn làm không, làm cho chiếc giường cô dâu Trong di tích mờ Tybalt nằm ở đâu.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.당신이 싫다면 또는, 티볼트가이 자리하고있는 그 희미한 비석에는 신부의 침대를합니다.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.LADYキャピュレットは、私が言葉を話すことはないでしょうのために、私にはできない相談。
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Lub, jeśli nie, posłać ślubne W tym dim pomnik, gdzie Tybalt leży.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Nebo, pokud nechcete, aby se svatební posteli V tomto slabém monument, kde leží Tybalt.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Oder, wenn Sie das nicht tun, machen das Brautbett In diesem dim Denkmal, wo Tybalt liegt.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Of, als je dat niet doet, maken het bruidsbed In dat DIM monument waar Tybalt ligt.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Oppure, se non, fare il letto nuziale in quel monumento dim dove giace Tebaldo.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.O, si no, hacer la cama nupcial en ese monumento oscuro, donde se encuentra Teobaldo.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Ou, se você não fizer isso, fazer a cama nupcial no monumento que dim onde Tybalt mentiras.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Ou, si vous n'aimez pas, faire le lit nuptial Dans ce monument où Tybalt DIM mensonges.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Sau, dacă nu, fac patul bridal În acest monument dim Tybalt în cazul în care se află.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Tai jos et, tee morsiamen vuoteessa että hämärä monumentti jossa Tybalt valheita.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Vagy, ha nem, hogy a menyasszonyi ágyában, hogy homályos emlék, ahol Tybalt fekszik.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Ή, αν δεν το κάνετε, να το νυφικό κρεβάτι Σε αυτό το αμυδρό μνημείο όπου Tybalt ψέματα.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Или, ако не го направите, оправям леглото булчински В този слабата паметника, където се намира Тибалт.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.Или, если вы этого не сделаете, чтобы свадебная кровать В этом тусклом памятник, где Тибальт лежит.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.לחלופין, אם לא, את המיטה כלה ב אנדרטה העמום שבו Tybalt שקרים.
Bunu yapmazsanız, Tybalt yattığını loş anıt gelin yatak yapmak.أو ، إذا كنت لا ، وجعل السرير الزفاف وفي هذا المبنى الباهت حيث Tybalt الأكاذيب.
Bu onu tanımsız yapmaz.Cela ne rend pas l'expression non définie.
Bu onu tanımsız yapmaz.Das lässt den Ausdruck nicht singulär werden.
Bu onu tanımsız yapmaz.Det gör det inte odefinierat.
Bu onu tanımsız yapmaz.값을 나타낼 수 가 없습니다
Bu onu tanımsız yapmaz.Neudělají výraz nedefinovaným.
Bu onu tanımsız yapmaz.To nie uczyni wyrażenia nieokreślonym.
Bu onu tanımsız yapmaz.Това не би направило израза неопределен
Bu onu tanımsız yapmaz.انها لا تجعل من العبارة غير معرفة
Bu onu tanımsız yapmaz.これらが本当に同じ式であるために
Bu onu tanımsız yapmaz.就算为0 式子也是有意义的啊
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Acest lucru ne-ar aduce mai mult decât succes, ca ţară.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Điều này sẽ không chỉ làm cho đất nước chúng ta thành công hơn.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Ezáltal nem csak sikeresebbé válhatna országunk.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Isto não nos tornaria apenas num país mais bem sucedido.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.이는 그저 우리 미국이 더 성공적으로 변할 길만은 아닙니다.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Nejenom, že by to z nás udělalo daleko úspěšnější zemi.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Non ci renderebbe solo un paese di maggiore successo.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Αυτό δεν θα μας έκανε απλά μια πιο πετυχημένη χώρα.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Това не само ще ни направи по-успешна страна.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.Это не просто сделает нашу страну более успешной.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.זה לא רק יעשה את המדינה שלנו ליותר מצליחה.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.وهذا لن يجعلنا أنجح بلد فقط.
Bu sadece bizi daha başarılı bir ülke yapmazdı.公平で公正にもするのです
Bu sayede kendinizi kontrol edip böylece heyecanlı bir anınızda pişman olacağınız şeyler yapmazsınız.후회할 행동을 하지 않기 위해서 차가운 이성으로 자신을 묶어놓기로 하는 결정입니다.
Bu sayede kendinizi kontrol edip böylece heyecanlı bir anınızda pişman olacağınız şeyler yapmazsınız.בקור-רוח, לעצור את עצמכם, בכדי שלא תעשו מעשה עליו תתחרטו כאשר אתם חמומי מוח.
Bu sayede kendinizi kontrol edip böylece heyecanlı bir anınızda pişman olacağınız şeyler yapmazsınız.بكل هدوء لكي تقيد نفسك و تقوضها عن بعض التصرفات لكي لا تقوم بما سوف تندم عليه لاحقاً عندما تكون في خضم الحماس
Bu sayede kendinizi kontrol edip böylece heyecanlı bir anınızda pişman olacağınız şeyler yapmazsınız.かっとなってしまった時でも、後々の後悔に つなげないための方法です。 物事を考えるとき
Bu sizi tehlikede yapmaz fakat ben 1 milyon ödedimMais j'ai payé 10 millions! si vous comparez ca avec ce qu'offre le chat...
Bu sizi tehlikede yapmaz fakat ben 1 milyon ödedimSie hingegen sind nicht unmittelbar vom Aussterben bedroht. Ich habe 10,000,000 Yen bezahlt!
Bu videoyu çekmiyor olsaydık, o gün bunları yapmazdık.Dit zouden we nu niet meer zo doen, tenzij het voor de camera is.
Bu videoyu çekmiyor olsaydık, o gün bunları yapmazdık.Dneska by jsme to tak nedělali pokud by to nebylo pro film.