Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmaz ile cümle

yapmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Asla huysuzluk yapmaz.Nie zhańbić nigdy kobiety.
En fazlası yapmaz.Jak najwięcej.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Któż nie zadrży?
Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı."Biali ludzie nigdy nie zabijają jeńców".
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Nie stają nigdy pomiędzy człowiekiem a postępem.
Yuva yapmazlar ve dişiler tek yumurtaları ile doğrudan çıplak kayalık üzerinde kuluçkaya yatarlar.Nie budują gniazd – jaja składają na nagiej skale, na przewieszkach.
O da zararlıysa, onu da yapmaz.Jeśli ona to zniosła, to i ja wytrzymam!
Gizlenmesi için bir şey yapmaz çünkü görünmez olabilir.Nie może jednak go dotknąć, ponieważ jest on niematerialny.
11 ve 12. çiftler (yüzen kaburgalar) serbest olarak sallanırlar, göğüs kemiği ile bağlantı yapmazlar.Revbenspar 11 och 12, de flytande revbenen, fäster inte på något sätt till bröstkorgens framsida.
Fakat her örümcek türü ağ yapmaz.Några arter bygger inte nät.
Christie bir süre sonra ortaya çıkar ama hiçbir açıklama yapmaz.Nathan försvinner dock innan han hinner erkänna något.
Yastaki aile genelde yemek pişirmez ve temizlik yapmaz, bu iş ziyaretçilere düşer.En gäst bor eller arbetar vanligtvis inte på det stället som denne besöker.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Та хто насмілиться їх ігнорувати?
X ışınları genelde atomik esaslardan kırınım yapmaz.Рентгенівські фотони, як правило, не відбиваються від атомних ядер.
Bir yıl kadar hiçbir iş yapmaz.Півроку не міг знайти роботу.
Yiyecek ayrımı fazla yapmazlar.Їжа робиться більш різноманітною.
Asla huysuzluk yapmaz.Як ніколи не помилятися.
Köyde cenaze zamanı kimse düğün yapmaz.Місць поховання у нашому селі немає.
Onu ona asla yapmazdım.Я би ніколи не зробив цього з нею.
Onu ona asla yapmazdım.Я би ніколи не зробив цього з ним.
Tom sık sık hata yapmaz.Том нечасто робить помилки.
Tom sık sık hata yapmaz.Том нечасто помиляється.
Tom onu yapmazdı, değil mi?Том би цього не зробив, чи не так?
Yani manyetik kuvvet parçacık üzerinde herhangi bir iş yapmaz.V klasické fyzice to znamená, že na částici nepůsobí žádné síly.
O da zararlıysa, onu da yapmaz.A taky zničený, nelhal jsem.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Kdo nás dezinformuje?
Ama avukatlar sadece bir formalite icabı vardı ve avukatlar hiç konuşmaya yapmazdı.S běžně chápaným pojmem „advokát“ nemají ovšem generální advokáti nic společného.
Örneğin, bazı yabancı ülkeler vardır ki Amerikan ticari işletmeleri bu ülkelere yatırım yapmazlar.To je způsobeno mimo jiné také tím, že americký stát nezasahuje do těchto sociálně vyloučených lokalit.
Saraydan çıkma cariyelerle evlenen ileri gelenler de rüşvetsiz iş yapmaz olmuşlardı.Ty, které nenavazují vztahy s lidmi, se jim úzkostlivě vyhýbají (kromě souputníků svých druhů).
Düşmanla itdalaşına girildiğinde düşman uçakları kaçmak için yeterli manevra yapmazlar.Nepřítel nesmí „vidět“ útočící letadla.
İşçileri çalışmaz, yerel işadamları onunla ticaret yapmaz hatta postacı bile postalarını getirmez olmuştu.Místní podnikatelé s ním odmítli obchodovat, pošťák mu odmítl doručovat poštu.
En yakın arkadaşı Joey'le sık sık dalga geçer fakat bunu kötü niyetle yapmaz.Kluci i holky se s ním často snaží kamarádit, ale Tony o ně zájem nemá.
Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı."Membrii Mișcării albe nu și-au spus niciodată „alb-gardiști".
Kim onları takıntı yapmaz ki?Cine nu poate fi de acord cu aceste rezultate?
Herhangi bir yan etkisi yoktur, bağımlılık yapmaz.Încapsulat: nu are dependențe externe.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Ki nem szarja le?
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Szellemek ellen nem lehet használni.
Alfa dişisi hiçbir zaman bu işi yapmaz.Az újvilági alfaj soha nem képez ekkora csapatokat.
Asla huysuzluk yapmaz.De persze sosem csalt.
Bu yüzden zombiler hiçbir şey yapmaz.Másokat nem képes zombivá tenni.
Hematoksilen’in kendisi doğrudan boyama yapmaz.Az acetonitrilt közvetlenül nem gyártják.
Gizlenmesi için bir şey yapmaz çünkü görünmez olabilir.Ez természetesen nem látható, mert meg kell jeleníteni.
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.A rövid magyarázat az, hogy megharagszik, ha nem így teszünk.
Diğer 16 penguen türünün hiçbiri bunu yapmaz.A Neoaves többi csoportjánál nincs pénisz.
Herhangi bir yan etkisi yoktur, bağımlılık yapmaz.Nem opioid típusú, ezért nem okoz függőséget.
Toprakta kök yapmazlar.A földbe nem túrnak járatokat.
Eğer bunu yapmazsan ölü bir adam olacaksın.Halott ember vagy, ha nem teszed meg.
Bir beyefendi öyle bir şeyi asla yapmazdı.Egy úriember sosem tenne ilyet.
Yani manyetik kuvvet parçacık üzerinde herhangi bir iş yapmaz.Täten magneettinen voima ei tee työtä kappaleeseen.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Mutta ei jatkuvaa, voimakasta edistystä.
Alfa dişisi hiçbir zaman bu işi yapmaz.Alkibiades sanoo, ettei hän tee sellaista koskaan.
Yuva yapmazlar.Tein kotitöitä.
Gizlenmesi için bir şey yapmaz çünkü görünmez olabilir.Mitä hän todistaa, sen täytyy olla horjumatonta.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Ποτέ δεν ήμουν η ίδια ξανά, με επηρέασε πολύ βαθιά».
Tom bunu pazartesi günleri yapmaz.Ο Θωμάς δεν το κάνει αυτό τις Δευτέρες.
Fakat her örümcek türü ağ yapmaz.Ikke alle edderkopper laver net.
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Lidt skygge gør ingenting.
Yeni kurulmuş olmak bir şirketi "girişim" yapmaz.Nu ville Venstre ikke en gang "handle" Estrup bort.
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Spøkelser finnes ikke.
İşçileri çalışmaz, yerel işadamları onunla ticaret yapmaz hatta postacı bile postalarını getirmez olmuştu.Lokale forretningsmenn sluttet å handle med ham, og den lokale postmannen nektet å avlevere post.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod