Eşek arıları bal yapmazlar.Las larvas no hilan capullos.
Tom her zaman diğerlerinin beklediği şeyi yapmaz.Tom non sempre fa ciò che gli altri si aspettano da lui.
Eğer onun yapılması gerekmiyorsa, hiç kimse bu tür şey yapmaz.Nessuno farebbe questo genere di cose se non fossero necessarie.
Benzer bir biçimde hiçbir denizci ufuktan yirmi derece aşağıdaki bir cisme göre gözlem yapmazlar.Ugualmente i marinai non osserverebbero una stella di altezza inferiore a 20°.
Bunun yerine hiçbir şey yapmaz ve külleri bir bar bulaşığının ortasına yayılır.Si volge invece al nulla e le sue ceneri vengono giustamente sparse tra la sporcizia di un bar.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Non lo farò mai più, mi ha decisamente dato dei problemi».
Kim onları takıntı yapmaz ki?Chi fu che non disertò?
Bu yüzden zombiler hiçbir şey yapmaz.Non fa danno agli zombie.
Gizlenmesi için bir şey yapmaz çünkü görünmez olabilir.L'uovo non ha sorpresa, forse perché esso stesso è una sorpresa.
Tarantino oyuncu seçimine ilişkin olarak, ''Bu film (büyük film yıldızları olmadan) iş yapmazdı.Riguardo al cast, Tarantino ha detto: "questo è un film dove non funzionerebbero.
Pop kültüründen nefret etmek kimseyi havalı yapmaz.Chi non ama le atmosfere francesi lo eviti.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.Он ничего не делает, только смотрит телевизор весь день.
Tom işi hakkında asla şaka yapmaz.Том никогда не шутит про свою работу.
Onu şimdi yapmazsam, asla yapamam.Если я не сделаю это сейчас, то не сделаю никогда.
Onu biz yapmazsak, kim yapacak?Если мы этого не сделаем, то кто?
Ben olsam mantık evliliği yapmazdım.Я бы не стала выходить замуж по расчёту.
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Привидений не бывает.
Sperm bağışlamak sizi baba yapmaz.Но похоть не должна заменять любовь к отцам.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Глупцы: кто это отрицает?
Asla huysuzluk yapmaz.Никогда не ошибается.
İnsanların hepsini kardeş olarak görür, ırk ayrımı yapmaz.Местные власти, как правило, рассматривают их как разновидность цыган, а не как отдельные этносы.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.Не переиздавалась и не имеет продолжений.
Kısa ve öz olarak: eğer bunu yapmazsak O sinirlenir.Отец: полностью, хотя и не осознает это, погрузился в себя.
Bir daha yapmazdım çünkü gerçekten çok problem oluyor benim için.''Я должен выздороветь снова, мне столько нужно сделать!».
Genel olarak mantarda kurtçukların varlığı mantarı yenilmez yapmaz.В неволе сумчатые волки не размножались.
Sİmler zamanında çıkış yapmazsa, bir gün daha kalmak zorunda kalırlar.Если Роженица не принесла их вовремя, то делает это позже.
Kapıkulu Askerleri gibi barış zamanında da askerlik yapmazlardı.كما أنه لا يسرح في أوقات السلم كحال قوات الاحتياط.
Asla geri ya da ileri hareket yapmazlar.لا يحتوي على حركات أو تنقيط.
Asla huysuzluk yapmaz.ليس متسرعا أبدا.
Hayvan alışılmış hareketlerini yapmaz, garip davranışlar içine girer.الإبلاغ عن الكلاب التي تتصرف بشكل غريب.
İş yapmaz, tek yaptığı şey televizyon izlemektir.سوف يكون عملاً يجلب المتعة حتى لو لم تشاهد المسلسل التلفزيوني.
O da zararlıysa, onu da yapmaz.كما لن يكون قادر على مساعدتك إذا سقط هو أيضا.
Onlar bunu yapmazlar.هم لا يفعلون هذا.
Eğer siz bir tesisatçı iseniz, bu sizi Hıristiyan bir tesisatçı yapmaz mı?'Se não é um homem, porque procurar fazê-lo cristão?
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Dante: Demônios não choram.
İş yapmaz, tek yaptığı şey televizyon izlemektir.É preguiçosa e a única coisa que faz é ver TV.
Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı."«Movimentos não usuais para as Brancas».
Asla huysuzluk yapmaz.Ele nunca era malvado.
Kim onları takıntı yapmaz ki?Quem não sonharia com isso?
Bu yüzden zombiler hiçbir şey yapmaz.Sendo assim, Johnson não fez nada.
Sperm bağışlamak sizi baba yapmaz.O fato de ser adotado não causou um tipo de obrigação aos pais.
Yuva yapmazlar.Sem local.
Alfa dişisi hiçbir zaman bu işi yapmaz.Super Eagles provavelmente nunca vai esquecer.
Toprakta kök yapmazlar.Ainda não chovera sobre a terra.
Parazit bitki olduğundan dolayı klorofil yoktur ve bu nedenle fotosentez yapmaz.Ele não possui folhas nem clorofila e, por isso, não faz fotossíntese.
O bütün gün oynamaktan başka bir şey yapmaz.Ele não faz nada além de jogar o dia inteiro.
Bunu yapmazsam, kim yapacak?Se eu não fizer isso, quem vai fazer?
İnternet servis sağlayıcıları veya e-posta servisleri genelde bunu yapmazlar.Commerciële en particuliere internetaanbieders staan dit vaak niet toe.
Sperm bağışlamak sizi baba yapmaz.De verteller verheerlijkt zijn vader niet.
Ancak dil yanlışlık yapmaz, kuralı bozmaz.Mond: men roddelt niet en bezigt geen verkeerd taalgebruik.
Asla huysuzluk yapmaz.Ze deden nooit domme dingen.
Eşek arıları bal yapmazlar.Vieze varkens worden niet vet.
O da zararlıysa, onu da yapmaz.Als hij iets niet wil doen, doet hij het ook niet.
Ancak hayaletler bir şey yapmaz.Er doen geen amateurs mee.
Y kromozomunun büyük çoğunluğu rekombinasyon yapmaz.Bij de meeste crematoria is dit geen probleem.
Senin yerinde olsam, onu yapmazdım.Dat zou ik niet doen als ik jou was.
Ben yapmazdım.Dat zou ik niet doen.
Ben olsam yapmazdım.Dat zou ik niet doen.
Yerinizde olsam, bunu yapmazdım.Als ik u was, zou ik dat niet doen.
Vaktiyle onu uyarsaydın, bu hatayı yapmazdı.Als je haar tijdig gewaarschuwd had, had ze deze fout niet gemaakt.