Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.C'est le cancre, le perturbateur, celui qui ne fait jamais ses devoirs.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Das ist das dumme Kind, das Ärger macht, eines, das nie seine Hausaufgaben macht.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Det er den dumme unge, ballademageren, vedkommende der aldrig laver lektier.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Đó là một đứa trẻ yếu, hay nghịch phá, và không bao giờ làm bài tập về nhà.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Egy hülye bajkeverő, aki sosem csinálja meg a háziját.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.È il bambino tonto, il combina-guai, quello che non fa mai i compiti a casa.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.É o burro, o arruaceiro, o que nunca faz os trabalhos de casa.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.E prostul clasei, cel care face probleme, cel care nu-şi face niciodată temele.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Es el tonto, el alborotador, el que nunca hace la tarea.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Głupek, awanturnik, ten, który nigdy nie odrabia zadań domowych.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Hän on tyhmä, pahis, se, joka ei koskaan tee läksyjä.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Ini adalah anak yang bodoh, pembuat masalah, anak yang tidak pernah mengerjakan PRnya.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Je to hloupé dítko, potížista, ten, co nikdy nedělá domácí úkol.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Je to hlúpe dieťa, ten, čo robí problémy, ten, čo si nikdy nespraví domáce úlohy.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.그 녀석은 바보, 사고뭉치, 한번도 숙제를 안한 놈입니다.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Είναι ο βλάκας, το πειραχτήρι, αυτός που δεν κάνει ποτέ τις ασκήσεις του.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Глупавото дете, беладжията, този който никога не си пише домашните.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Це дурна дитина, шкодник, той, що ніколи не виконує своє домашнє завдання.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.Это дурачок, раздолбай, который никогда не делает свою домашнюю работу.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.זה הילד הטיפש, שמסתבך בצרות, זה שלעולם אינו מכין את שיעורי הבית.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.انه الطفل الغبي .. صانع المشاكل الذي لا يقوم بواجباته على الاطلاق
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.宿題は絶対やらない子です つまり 9歳になる頃には
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Đơn giản, rõ ràng; không tạo ra các trang mạng, không phải là cơ sở dữ liệu."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Eenvoudig, puur, maakt geen webpagina's en is geen database."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Egyszerű, letisztult, nem webböngésző, nem adatbáziskezelő."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Einfach, pur, keine Webseiten, keine Datenbank."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."단순하고-순수하고, 웹페이지나 데이터베이스 기능 없도록"
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Prosty, czysty, nie robi stron www, nie jest bazą danych."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Semplice, puro, non fa pagine web, non è un database"
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Simple, pur, il ne fait pas de pages web, ce n'est pas une base de données."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan...""Simples, puro, não faz páginas web, não é uma base de dados".
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Simplu, pur, nu creeaza pagini web, nu este o baza de date."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Απλός, αμιγής, δεν θα φτιάχνει ιστοσελίδες, δεν θα είναι βάση δεδομένων".
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Проста, чиста, не прави уеб страници, няма база данни."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Простым, понятным, который не будет делать веб-страницы или базы данных".
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."פשוט, טהור, לא מבין בדפי רשת, שהוא לא דאטהבייס."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."بسيط، صافي، لا يتعامل مع الصفحات الإلكترونية أو قواعد البيانات."
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."それが現れました Microsoft Writeです
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Il signor Kimblee non ha pietà per le truppe che falliscono in missione.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Kimblee es despiadado con los hombres que no pueden hacer su trabajo.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Kimblee nie ma litości dla tych, którzy nie wypełnili misji.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Kimblee on armoton sotilaille, jotka eivät tee työtään.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Kimblee viser ingen nåde mod dem, der fejler.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Kimbly visar ingen nåd mot de som misslyckas.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.O Mr. Kimblee não é misericordioso com quem não faz o seu trabalho.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Ο Κίμπλι δεν δείχνει έλεος σε όσους αποτυγχάνουν.
Bay Kimblee, işini yapmayan askerlere karşı acımasızdır.Кимбли беспощаден к тем, кто не может работать.
Böylece cihaz ayrımı yapmayan bir uygulama olurdu.Incluso podrías accederlo desde la Web, y sería independiente al tipo de dispositivo usado para accederlo.
Böylece cihaz ayrımı yapmayan bir uygulama olurdu.Zrobilibyśmy z tego coś odrębnego.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.A ki azért tudna jót cselekedni, és nem cselekeszik, bûne az annak.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Alltså, den som förstår att göra vad gott är, men icke gör det, för honom bliver detta till synd.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Als u weet dat u iets moet doen maar het nalaat, zondigt u.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.A protož kdo umí dobře činiti, a nečiní, hřích má.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Aquele, pois, que sabe fazer o bem e não o faz, comete pecado.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Celui donc qui sait faire ce qui est bien, et qui ne le fait pas, commet un péché.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Chi dunque sa fare il bene e non lo compie, commette peccato
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Cho nên, kẻ biết làm điều lành mà chẳng làm, thì phạm tội.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Cho_nên , kẻ biết làm điều lành mà chẳng làm , thì phạm_tội .
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Deci, cine ştie să facă bine şi nu face, săvîrşeşte un păcat!
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.Denn wer da weiß Gutes zu tun, und tut's nicht, dem ist's Sünde.