Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.He who makes no mistakes makes nothing.
Hata yapmayan bir insandır.He's a man who doesn't make mistakes.
Sadece bir şey yapmayanlar hata yapmazlar.Only those who do nothing don’t make mistakes.
İstediğimi yapmayan tek kişisin.You're the only one who hasn't done what I asked.
Ödeme yapmayan tek kişi sensin.The only person who hasn't paid is you.
Kahvaltı yapmayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't eat breakfast.
Hiç hata yapmayan adam, genellikle hiçbir şey yapmaz.The man who makes no mistakes does not usually make anything.
Tom, Mary'nin işbirliği yapmayan biri olduğunu söyledi.Tom said that Mary was uncooperative.
Bir otlakçı çalışma numarası yapmayan biridir.A bum is someone who doesn't pretend to work.
Gürültü yapmayanlar tehlikelidir.The ones that don't make noise are dangerous.
Ev ödevini yapmayan tek kişinin ben olmadığıma eminim.I bet I'm not the only one who didn't do his homework.
Sadece hiçbir şey yapmayan bir hata yapmaz.Only he who does nothing makes no mistakes.
Ben çok fazla makyaj yapmayan kadınları severim.I like women who don't wear too much makeup.
Onu hiç yapmayan bir teyzem var.I have an aunt who has never done that.
Tom ve ben bunu yapmayan tek kişilerdik.Tom and I were the only ones who didn't do that.
Tom, bunu yapmayan tek kişinin Mary olduğunu söyledi.Tom said Mary was the only one who didn't do that.
Bunu yapmayan bir sürü insan var.There are lots of people who wouldn't do that.
Onu yapmayan tek kişi ben değilim.I'm not the only one who doesn't do that.
Onu yapmayan tek kişi değilim.I'm not the only one who didn't do that.
Onu yapmayan tek kişiyim.I'm the only person who didn't do that.
Bunu yapmayan tek kişi sensin, değil mi?You're the only person who didn't do that, aren't you?
Bunu henüz yapmayan tek kişi sensin, değil mi?You're the only person who hasn't yet done that, aren't you?
İstediğimi yapmayan tek kişi sensin, değil mi?You're the only one who hasn't done what I asked, aren't you?
Diyet yapmayanlar bu görevlerde diyet yapanlar gibi öz-düzenleme başarısızlıkları göstermemişlerdir.Non-dieters did not show the same self-regulatory failures as dieters in these tasks.
Y RNA lar küçük kodlama yapmayan RNA'lardır.Y RNAs are small non-coding RNAs.
Hem diyet yapanlar hem de yapmayanlar, film izlerken duygularını bastırmaya çalışmışlardır.Both dieters and non-dieters attempted to suppress their emotional responses while watching a movie.
Oyunculuk yapmayan Capriolo daha sonra hizmetçi Mafalda rolü için seçildi.Capriolo, who was not an actor, was chosen to play Mafalda, the Perlmans' maid.
Muhtemelen tüm gece seks yapmayan yabancı bir eşe sahip olması oldukça sinir bozucudur.Which is why it was probably pretty annoying to have her stranger husband cock-block her all night.
Sağ altta güneşle çalışan hiçbir şey yapmayan oyuncağı.Lower right is a solar do-nothing toy.
Aptal olan çocuk o, sorun yaratıcı, ve asla ev ödevlerini yapmayan çocuk.It's the dumb kid, the troublemaker, the one who never does his homework.
Cevabı "hayır". Fazla bir şey yapmayan cep telefonu bulmak imkânsız.It is not possible to buy a cell phone that doesn't do too much.
içindeki bir şey yapıyor olmayan, bir şey yapmayan nedir o?What is that in you which is not a doer, not doing?
Böylece cihaz ayrımı yapmayan bir uygulama olurdu.You could also enter it from the Web and it would be device-agnostic.
Bunu yapmayan yerlerde, örneğin New York,Now, places that didn't do this -- New York City for example,
Basit, sade, web sayfaları yapmayan, veritabanı olmayan..."Simple, pure; does not do web pages, is not a database."
Şimdi, tam olarak yapılması gerekeni yapmayan bir trompetçi var.And now there is a trumpet player who does something not exactly the way it should be done.
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.To him therefore who knows to do good, and doesn't do it, to him it is sin.
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."Go to the shadow with three ramifications,
Sizin, Fetih'ten önce infakta bulunan ve çarpışmaya gireniniz, bunu yapmayanlarla aynı değildir.Those of you who spent before the victory and fought, are not equal (to those who did not).
Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.El que no comete ningún error es el que no hace nada.
Vakum, faz kayması yapmayan en avantajlı yalıtkanlardandır.El mejor lixiviado es el que no se genera.
Diyet yapmayanlar bu görevlerde diyet yapanlar gibi öz-düzenleme başarısızlıkları göstermemişlerdir.Las personas que no hacían dieta no mostraron los mismos fallos de autorregulación que los que sí la hacían.
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır.Chi non fa niente non commette mai errori.
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)("Comportati come se non fosse successo niente...")
Y RNA lar küçük kodlama yapmayan RNA'lardır.Ramos (Branches) são nós internos que não são pecíolos.
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(Waarover men niet kan spreken, daarover moet men zwijgen.)
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(Звук ḹ на практиці не зустрічається.)
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(Sebutir peluru tidak dapat menghentikan mereka.)
Uzun zamandır ameliyat yapmayan Miranda onun hayatını kurtarır.Kemoterapi yang dijalaninya tidak dapat menyelamatkan nyawanya.
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(キャラクターの音声は入っていない)。
Oyunda saldırı yapmayan tek birim olma özelliğini taşır.攻撃時に移動しないのが特徴の1つ。
Bu durumun tersi ise “hiçbir şey yapmayanlar” (nivritti) eğilimi düşüncesidir.後者の場合、「しむける者」に悪意があるとは限らない。
Y RNA lar küçük kodlama yapmayan RNA'lardır.Y RNA係一種短非編碼RNA。
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(沒有聲優配音。
Vacip olan fiili unutarak yapmayan kişi namazın sonunda sehiv secdesi (unutma secdesi) yapar.小智所收服的第一隻雌性寶可夢,是以不認輸向強者挑戰的毅力而出名的,最後喜歡上小智。
Bu durumun tersi ise “hiçbir şey yapmayanlar” (nivritti) eğilimi düşüncesidir.이에 대해 누리꾼들은 '서태지가 없었으면 아무것도 아닌 사람이 너무한다'는 반응이다.
Demek ki, geçmişte Sauron ile beraber savaş yapmış ve hala barış yapmayan halklar vardı.Potom podnikol ťaženie proti Eburonom, ktorí stále nedali pokoj.
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır.Jokių klaidų nedarantis žmogus yra nieko nedarantis žmogus.
O sırada dünyada iniş yapmayan ikinci ve son transatlantik uçuştu.Tai buvo antrasis tuo metu skrydžio be nusileidimo rezultatas pasaulyje.[reikalingas šaltinis]
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(Ekraanil pole näha, ainult kuulda).