Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmaya ile cümle

yapmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sabah sörf yapmaya gittim.I went surfing this morning.
Tom ve ben bu sabah sörf yapmaya gittik.Tom and I went surfing this morning.
Tom bu sabah sörf yapmaya gitti.Tom went surfing this morning.
Mary bu sabah sörf yapmaya gitti.Mary went surfing this morning.
Bu sabah sörf yapmaya gittin, değil mi?You went surfing this morning, didn't you?
En son ne zaman sörf yapmaya gittin?When was the last time you went surfing?
Ben onlarla sörf yapmaya gittim.I went surfing with them.
Kiminle sörf yapmaya gittin?Who did you go surfing with?
O asla yapmayacak.That will never do.
En iyisini yapmaya çalışmalıyız.We must try to make the best of it.
Tom, Mary'yi onunla düet yapmaya ikna etti.Tom persuaded Mary to sing a duet with him.
Artık onu yapmayacağım. Söz veriyorum.I won't do it anymore. I promise.
Bunu yapmaya devam edemiyoruz.We can't continue doing this.
Henüz tezahürat yapmaya başlama.Don't start cheering yet.
Tom'la sörf yapmaya gittim.I went surfing with Tom.
Tom'un onu yapıp yapmayacağından emin değilim.I'm not sure if Tom will do that.
Haftada en az bir kez eğlenceli bir şey yapmaya çalışman gerekir.You should try to do something fun at least once a week.
Artık Tom'un onu yapmayacağından eminim.I'm sure Tom doesn't do that anymore.
Tom'un onu yapıp yapmayacağından artık emin değilim.I'm not sure if Tom does that anymore.
Onu Tom'a yapmaya nasıl cesaret edersin!How dare you do that to Tom!
Onu bana yapmaya nasıl cesaret edersin!How dare you do that to me!
Bunu yapmaya nasıl cüret edersin!How dare you do this!
Sanırım onu yapmaya hazırım.I think I'm prepared to do that.
Pratik yapmaya devam edersen o konuda daha iyi olursun.You'll get better at it if you keep practicing.
O yapmayacak.He won't do.
Tom'un ondan yapmasını istediğimiz şeyi yapmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't do what we asked him to do.
Kesinlikle bugün onu yapmaya çalışacağım.I'll definitely try doing that today.
Bugün onu kesinlikle yapmaya çalışacağım.I'll definitely try doing that today.
Benden yapmamı istediğin her şeyi yapmaya çalıştım.I tried to do everything you asked me to do.
Tom'a onu bir daha yapmayacağıma söz verdim.I promised Tom I wouldn't do that again.
Böyle bir şeyi yapmayacağımı bilecek kadar beni iyi tanıyorsun.You know me well enough to know I wouldn't do something like that.
Tom onu yapmayabilir.Tom may not do that.
Tom'un onu yapmayacağını nasıl biliyorsun?How do you know Tom isn't going to do that?
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi yapmayabilir.Tom may not do what we've asked him to do.
Tom, Mary için yapmaya söz verdiklerini unutmuş olmalı.Tom must've forgotten what he promised to do for Mary.
Onu yapmaya istekliyim.I'm willing to do that.
Tom'a onu yapmayacağım konusunda söz verdim.I promised Tom I wouldn't do that.
Tom'un onu gerçekten yapmayacağını varsayalım.Suppose Tom wasn't really going to do that.
Biz bunu yapmaya çalıştığımızda geçen yaz neler olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what happened last summer when we tried doing this?
Bugün piknik yapmayacaksın, Anne Shirley. Bu cezanız olacak.You'll go to no picnic today, Anne Shirley. That shall be your punishment.
Onlar ustabaşına baskı yapmaya devam edecekler.They'll keep pressing the foreman.
Tom onu yapmaya çalışabilir.Tom might try to do that.
Onu yapmayacağını umuyorum.I hope you won't do that.
Sanırım artık öğretmenlik yapmayacaksın.I suppose you won't be teaching anymore.
Tom açıkça bunu yapmaya karar verdi.Tom has evidently made up his mind to do that.
Tom'un onu asla yapmayacağından eminim.I'm sure Tom would never do that.
Tom'un öyle bir şey yapmayacağından eminim.I'm sure Tom would never do something like that.
Bunu yapmaya ilk başladığın zaman ne kadar gençtin?How young were you when you first started doing that?
Sanırım Tom zaten onu yapmaya çalıştı.I think Tom has already tried to do that.
Tom'un zaten onu yapmaya çalıştığını düşünüyorum.I think Tom has already tried doing that.
Tom'un bunu bir daha yapmayacağından emin olmalıyız.We've got to make sure Tom doesn't ever do that again.
Sadece elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I just try to do what I can.
Bunu burada yapmayalım.Let's not do this here.
Fadıl sevgi ve kendini koruma arasında seçim yapmaya zorlandı.Fadil was forced to choose between love and self-preservation.
Fadil ve Dania ilişkilerini güçlendirmek için her şeyi yapmaya hazırdı.Fadil and Dania were ready to do anything to fortify their relationship.
Fadıl, Dania'dan kurtulmak için yapmak zorunda olduğu ne varsa yapmaya karar verdi.Fadil decided to do whatever he had to do to get rid of Dania.
Fadıl, Dania'nın ödemesini yapmaya kararlıydı.Fadil was determined to make Dania pay.
Tom Mary'yi çocukları için çocukbakıcılığı yapmaya nasıl ikna etti?How did Tom talk Mary into babysitting his children?
Kimse bunu yapmayacak.No one will do this.
Ne yapacağınıza ve yapmayacağınıza nasıl karar vereceksiniz?How do you decide what to do and what not to do?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod