Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmaya ile cümle

yapmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onu şimdi yapmayacağız.We're not going to do that right now.
Tom'la kayak yapmaya gitmek istiyorum.I want to go skiing with Tom.
Yaptığımız şeyi yapmaya devam etmeliyiz.We should just keep doing what we're doing.
Biz sadece yaptığımız şeyi yapmaya devam etmek zorundayız.We have to just keep doing what we're doing.
Sadece yaptığımız şeyi yapmaya devam etmemiz gerekiyor.We need to just keep doing what we're doing.
Bunu muhtemelen önümüzdeki ekim ayına kadar tekrar yapmayacağız.We probably won't do that again until next October.
Bazen elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak sadece yeterince iyi değil.Sometimes trying your best just isn't good enough.
Bazen elinden geleni yapmaya çalışmak yeterince iyi değildir.Sometimes trying your best isn't good enough.
Tom bunu yapmaya gücü yetmez.Tom can't afford to do that.
Tom'un onu zamanında yapmayacağına bahse girerim.I bet Tom doesn't make it on time.
Onu yapıp yapmayacağımdan emin değilim.I'm not sure if I'll do that.
Tom Mary'yi onu yapmaya teşvik etti.Tom encouraged Mary to do that.
Ben sadece bunu yapmayacağım.I'm just not going to do that.
Yoga yapmaya başlamalıyım.I should start doing yoga.
Sadece hiçbir şey yapmayan bir hata yapmaz.Only he who does nothing makes no mistakes.
Sanırım bunu yapmaya hazırız.I think we're ready to do that.
Herkesi aynı şeyi yapmaya zorluyorum.I urge everyone to do the same.
Ben bugün paten yapmayacağım.I'm not going to skate today.
Bunu yapmaya devam etmek istiyorum.I want to keep doing this.
Sadece bunu yapmaya devam etmek istiyorum.I just want to keep doing this.
Tom Mary'nin ne yapmaya çalıştığını bilmiyor.Tom doesn't know what Mary is trying to do.
Tom, Mary'nin nereye kayak yapmaya gittiğini bilmiyordu.Tom didn't know where Mary had gone skiing.
Tom Mary'nin ne yapmaya çalıştığını bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was trying to do.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya çalıştığını biliyordu.Tom knew that Mary was trying to do that.
Sonunda ne yapmaya çalıştığınızı anlıyorum.I finally understand what you were trying to do.
Tom, Mary'nin ne yapmaya çalıştığını biliyordu.Tom knew what Mary was trying to do.
Tom onu yapmaya alışkın değil.Tom isn't accustomed to doing that.
Onu hemen şimdi yapmaya çalışıyorum.I'm trying to do that right now.
Üzgünüm. Bunu bir daha yapmayacağım.I'm sorry. I won't do it again.
Tom ve Mary buz pateni yapmaya gitti.Tom and Mary went ice skating.
İnsanları onu yapmaya ikna etmek zorundayım.I have to convince people to do that.
Onu yapmayacağını içtenlikle umuyorum.I sincerely hope that you don't do that.
Tom hatalar yapmaya başladı.Tom has started making mistakes.
Düzenlemeler yapmaya başlamalıyız.We need to start making arrangements.
Düzenlemeler yapmaya başlamamız gerekiyor.We need to start making arrangements.
Biz onu yapmaya çok kararlıyız.We're very committed to doing that.
Biz onu hedef yapmayacağız.We're not going to make that goal.
Biz onu gol yapmayacağız.We're not going to make that goal.
Her zaman yeni bir şey yapmaya çalışıyoruz.We're always trying something new.
Biz onu daha iyi yapmaya çalışmaya devam ediyoruz.We keep trying to make it better.
Tom bunu bizim için yapabilir, ama sonra tekrar yapmayabilir.Tom may do that for us, but then again, he may not.
Bunu senin için yapmaya çalışacağım.I'll try to make this up to you.
Tom onu yapmaya niyetlenmemişti.Tom had not intended to do that.
Sadece onu yapmaya devam etmek zorundayız.We just have to keep doing it.
Uçakları yapmaya devam edelim.Let's keep building airplanes.
Tom bunu yalnız başına yapmaya hazırdı.Tom was ready do it all alone.
Neden istediğimi yapmayacaksın?Why won't you do what I want?
Neden istediğim gibi yapmayacaksın?Why won't you do as I asked?
Umarım Tom öyle yapmaya devam eder.I hope Tom continues to do so.
Tom'un öyle yapmaya devam edeceğini umuyorum.I hope Tom continues to do so.
Onnu yapmaya hakları var.They're entitled to do that.
Böylece boks yapmaya başladım.That's how I started boxing.
O tür hiçbir şey yapmayacağım.I'll do nothing of the kind.
Değişiklik yapmaya çalışıyordum.I was trying to make amends.
Tom hata yapmaya başlamıştı.Tom started making mistakes.
Tom erken yatırım yapmaya başladı.Tom started investing early.
Öyle yapmaya devam etmeliyiz.We must continue to do so.
Hiç kimse bir şey yapmayacak.No one will do anything.
Panik yapmaya başlıyordum.I was starting to panic.
Tom onu yapmaya devam etti.Tom continued doing it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod