Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmaya ile cümle

yapmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu asla yapmayabilirsin.You could never do that.
Daha iyi bir iş yapmaya ihtiyacın var.You need to do a better job.
Hiçbir şey yapmayacağına söz verdin.You promised not to do anything.
Böyle bir şey yapmayacaksın.You'll do no such thing.
Katiyen yapmayacaksın.You'll do nothing of the kind.
İstediğimi yapmayan tek kişisin.You're the only one who hasn't done what I asked.
Tom yapmasını istediğimiz hiçbir şeyi yapmaya neredeyse hiç istekli değil.Tom is almost never willing to do anything we ask him to do.
Tom onu yapmaya hazır değil.Tom isn't ready to do that.
Tom bunu asla tekrar yapmayacağını söylüyor.Tom says he'll never do it again.
Tom genellikle yapmaya kalkıştığı şeyi başarır.Tom usually accomplishes whatever he sets out to do.
Tom kış tatilinde genellikle kayak yapmaya gider.Tom usually goes skiing for winter vacation.
Yapmamı istediğiniz şeyi size yapmayacağım.I'm not going to do to you what you want me to do.
Rezervasyonlarınıza rağmen, yapmaya karar verdiğimizi yapacağız.Despite your reservations, we will do what we decided to do.
Tom doğru şeyi yapmaya karar verdi.Tom decided to do the right thing.
Bunu rüyalarında bile yapmayacaksın.You won't make it, not even in your dreams.
Egzersizleri yapmaya başlamalıyım.I must start doing the exercises.
Tom'un yapmayacağı bir şey var mı?Is there anything Tom won't do?
Tom benim asla yapmayacağım bir şey yaptı.Tom did something I'd never do.
Tom yalnızca doğru şeyi yapmaya çalışıyordu.Tom was just trying to do the right thing.
Tom onu yapmaya korkmuştu.Tom was scared to do it.
Tom işbirliği yapmaya istekli değildi.Tom wasn't willing to cooperate.
Bana aldırma, Tom. Ne olursa olsun sadece yaptığını yapmaya devam et.Don't mind me, Tom. Just keep doing whatever it is you were doing.
Bunu yapmaya yetkili değilsin.You're not authorized to do that.
Biz asla onu bu oranda yapmayacağız.We'll never make it at this rate.
Biz şimdiye kadar ilk kez bu şekilde yapmaya çalıştık.This is the first time we've ever tried doing it this way.
Onu yapmaya çalışabilirim.I might try to do that.
Sanırım en iyisi bunu yapmaya çalışmamdır.I guess it's best I try to do this.
Ben onu yapmaya çalışmayacağım.I won't try to do it.
Onu yapmayacağıma dair Tom'a söz verdim.I gave my word to Tom that I wouldn't do that.
Bana bunu yapmayacağına dair söz ver.Give me your word that you won't do that.
Kahvaltı yapmayacak mısınız?Aren't you going to eat breakfast?
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yapmaya karar verdi.Tom decided to do what he could to help Mary.
Tom nihayet yapmaya kalkıştığı şeyi başardı.Tom has finally achieved what he set out to do.
Bunu haftada bir kez yapmaya çalışırım.I try to do it once a week.
Tom Mary'yi bunu yapmaya ikna etti.Tom talked Mary into doing it.
Tom'u onu yapmaya nasıl ikna ettin?How did you talk Tom into doing that?
Belki de bizimle kamp yapmaya gitmesi konusunda Tom'la konuşabilirim.Maybe I can talk Tom into going camping with us.
Ben kullanmadığım servislere ödeme yapmaya inanmam.I don't believe in paying for services I don't use.
Beni, bunu yapmayacağımı bilecek kadar yeterince iyi tanıyorsun.You know me well enough to know I wouldn't do that.
Tom Mary'nin John'un onun yapmasını istediğini yapmayacağını biliyor.Tom knows Mary won't do what John asked her to do.
Tom'a onu yapmayacağımı söyle.Tell Tom I won't do that.
Tom'a yapmamı istediği şeyi yapmayacağımı söyledim.I told Tom I wouldn't do what he asked me to do.
Tom'a yapmamı istediği şeyi yapmayacağımı söyle.Tell Tom I'm not going to do what he asked me to do.
Onu tekrar yapmayacağına dair lütfen söz ver.Please promise you'll never do that again.
Aptalca bir şey yapmayacağımı umuyorum.I just hope I don't do something stupid.
Tom o kadar aptalca bir şey yapmayacak kadar çok akıllı.Tom is too smart to do something that stupid.
O benim kocamla seks yapmaya nasıl cesaret eder?How dare she have sex with my husband?
O benim karımla seks yapmaya nasıl cesaret eder?How dare he have sex with my wife?
Gelecekte daha iyisini yapmaya çalışmalıyım.I must try to do better in future.
Kışın Chamonix'te çok kar vardır ve insanlar orada kayak yapmaya giderler.There is a lot of snow in Chamonix in the winter and people go skiing there.
Dağlarda kayak yapmaya gittiler.They went skiing in the mountains.
Kayak yapmaya gitti.He went skiing.
Eğlenceli bir şey yapmaya gidelim.Let's go do something fun.
O asla yapmayacağım bir şey.That's something I'd never do.
Tom, Mary'nin bunu neden yapmaya ihtiyacı olmadığını biliyor olabilir.I wonder if Tom found something.
Bu zinhar yapmayacağım bir şey.That's something I'd never ever do.
Bu bir daha asla yapmayacağım bir şey.That's something I'd never ever do.
Sonunda yapmaya değer bir şey buldum.I finally found something worth doing.
Sonunda yapmaya değer bir şey duydum.I've finally found something worth doing.
Masum olduğun numarası yapmaya çalışma.Don't try to pretend you're innocent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod