yapmayı ile cümle

yapmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Max kaykay yapmayı çok sever.Blair är mycket intresserad av ridning.
Bu put zamanda yolculuk yapmayı sağlıyordur.Den resan har jag ännu i gott minne.
Yani, yapmayın, şov müzik hakkında değil ki.Ej att förväxla med Marschmusik.
Ancak bu maçlarda da 4 asist yapmayı başardı.På dessa fyra matcher producerade han tre assistpoäng.
Bieber, Houston Chronicle ile yaptığı röportajda, "Onlara performans yapmayı çok sevdiğimi göstereceğim.Houston fortsätter med sin rekordbrytande "I Will Always Love You".
Küçükken resim çizmeyi ve karikatür yapmayı sevdiği düşünülüyor.Redan som ung tyckte han om att teckna.
Aslında şunu söylemeliyim ki, eğer bunu yapmayı kabul etmezseniz, yasal işlemleri başlatmak zorunda kalacağız.Han hävdade vidare att om detta inte respekterades, skulle han vara tvungen att vidta rättsliga åtgärder.
Millenium Falcon'un onarımını kaptanı Han Solo ve yardımcısı olan Chewbacca kendileri yapmayı tercih ederler.Årtusendefalken ägs av kapten Han Solo, förste styrman är Chewbacca.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.De experimenterade också med tillverkning av mindre bilar.
Onlardan yoga ve meditasyon yapmayı öğrenmiştir.Han studerade meditation, yoga och metafysik och läste om olika religioner.
Ayrıca, açık havada resim yapmayı reddediyordu.Han försökte sig även på emaljmålning.
300 yıl boyunca Annatar'ın yanında kaldılar ve ondan büyülü yüzükler yapmayı öğrendiler.Ratmir har givit honom Finns magiska ring.
Yönetmen Nina'yı Kuğu Kraliçesi yapmayı planlamamaktadır.Мей, здається, що вона не повинна бути королевою балу.
Farklı teknikleri yapmayı denedi.Він використовував різні технічні новинки.
Bu karşılaşmada hat-trick yapmayı başarmıştır.Одного разу йому вдалося зробити хет-трик.
"Bazı komutanlar bunu yapmayı tercih etti, bazılarıysa etmedi.Деяким це подобалось, а деяким - ні.
Kas Adam ona şaka yapmayı çok sever.Взагалі галицька преса полюбляла жартувати з нього.
56 yaşındaki yönetmen ciddi olarak bir değişiklik yapmayı düşündü.А в 50 років вирішили кардинально змінити своє життя.
Asist yapmayı seviyorum.Любить займатися садівництвом.
Hasan, dağlarda baskın yapmayı planlamıştı.Сапата змушений був втекти у гори.
1965’te beste yapmayı bıraktı, ancak ders vermeye ve orkestra yönetmeye devam etti.1952 вийшов на пенсію, проте й після цього продовжував читати спеціальні курси та керувати аспірантами.
Değişiklikler yapmayı planlıyorum.Налаштуйся на зміни.
Eyyubiler Sultanı Kamil bin Adil Avrupalı haçlılarla 8 yıl süreli bir barış antlaşması yapmayı kabul etti.Аль-Каміль погодився на восьмирічну мирну угоду з Європою і повернення частки Істинного Хреста.
Ancak firma, "güvenlik sebebiyle" ayrıntılı teknik açıklama yapmayı reddetti.У свою чергу, керівництво ELLO пояснило видалення контенту «технічними неполадками».
Lully bu imtiyazlardan büyükce bir servet yapmayı başardı.На цьому скіфи нажили величезні багатства.
Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.Греки вміли робити червоне, рожеве і біле вино.
Çaça ve Rumba yapmayı bisiklete binmeyi ve yüzmeyi seven sanatçı ayrıca piyano çalmaktadır.Любить бувати на морі, вміє плавати і кататися на лижах, а також грати на скрипці.
Gürültü yapmayın.Не шуміть.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!Ну шуміть у класі, будь ласка, бо вчитель дуже злий!
Gül yapraklarıyla banyo yapmayı sever.Вона любить приймати ванни з пелюстками троянд.
Ne yapmayı seversin?Що ти любиш робити?
Ne yapmayı seversin?Що тобі подобається робити?
Hatalar yapmayın!Не робіть помилок!
Tom bunu yapmayı sever.Тому подобається це робити.
Tom bunu yapmayı sever.Том любить це робити.
Bunu yapmayı kabul ettim.Я погодився це зробити.
Bunu yapmayı kabul ettim.Я погодилася це зробити.
Tom, Mary'e onu yapmayı planladığını söyledi.Том сказав Мері, що він планує це зробити.
Ayrıca dans dersleri alarak swing, Lindy Hop ve jitterbug yapmayı öğrendi.Chodila na hodiny tance a učila se swing, Lindy Hop a jitterbug.
Resim çizmeyi, müzik dinlemeyi ve bale yapmayı çok seviyor.Ráda se dívá na televizi a poslouchá bulharskou hudbu.
1930'da dönüşüm sürecini tamamladı, yasal adını Lili Ilse Elvenes olarak değiştirdi ve resim yapmayı bıraktı.Avšak po úspěšném zákroku změny pohlaví se legálně přejmenovala na Lili Ilse Elvenes a úplně přestala malovat.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Neustále vtipkuje, přestože říká že nesnáší vtipy.
Pivot Stickfigure Animator, çöp adamlar ile animasyon yapmayı sağlayan bir program.Pivot Stickfigure Animator (zkráceně Pivot) je nástroj na tvorbu animací pomocí stickmanů.
Peter ödev yapmayı çok sever.Pat miluje svou práci.
Lully bu imtiyazlardan büyükce bir servet yapmayı başardı.V těchto vítězstvích Harald nabyl velké jmění.
Boş zamanlarında yemek yapmayı ve ağaç işleriyle uğraşmayı sever.Ve volném čase rád cestuje, vaří a stará se o zahradu.
Sağlığını düzeltmek için egzersiz yapmayı reddetti, komiserlik binasını veya dairesini nadiren terk etti.Poté se zcela stáhl z veřejného života a svůj byt opouštěl jen zřídkakdy.
Boş vakitlerinde en çok uyumayı ve resim yapmayı sevdiğini söylemiştir.Ve svém volném čase rád modeloval a maloval.
Çoğu birlikte yuva yapmayı tercih eder.Oběma raději nabídne pohostinství.
Çünkü birey davranışı yapmayı tamamen özgür olarak tercih eder.Rozhodnutí víry musí učinit každý naprosto dobrovolně.
Eski Mısırlılar ayrıca parçaları, geçme parçalar halinde yapmayı da biliyorlardı.Už staří Egypťané smažili koblihy.
Palance peyzaj ve manzara resimleri yapmayı severdi.Hugo měl rád umění a maloval v surrealistickém stylu.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.Továrna vyráběla malé automobily.
Ailesinin ve kişisel arkadaşlarının portrelerini yapmayı tercih ediyordu.Zpočátku pořizoval hlavně portréty svých přátel a příbuzných.
1982 Lada Classic'de 147 yapmayı başarmıştır.Má na svém kontě jeden maximální náběh 147 bodů, který zahrál v roce 1982 na turnaji Lada Classic.
Yager, oyunu yapmayı 2007 senesinde başladı.Yager a început dezvoltarea jocului în 2007.
Romero bu konuda daha sonra şunları söyleyecekti: "bunu yapmayı hiçbirimiz istemedik.Romero a recunoscut că „niciunul din noi nu voia să facă asta.
Jimmy burada müzik kariyerine bir başlangıç yapmayı planlamıştır ama başarılı olması zor görünmektedir.Jimmy este axat pe realizarea unei cariere muzicale, dar pare incapabil să obțină o șansă.
Heine, 2009 senesinde siyasi sanat eserleri yapmayı kalıcı durdurmuştur.Din anul 2009, Heine nu mai creează artă politică.
Şimdiye kadar kendimi tekrarlamayı veya aynı kaydı iki kez yapmayı hiç istemedim." dedi.Nu am intenționat să facem același album de două ori.”
İlgili Sayfalar