yapması ile cümle
yapması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Deney sorumlusuna bunu yapmasını söyledi onu başka bir yere koymasını.He told the experimenter to do this, to try putting it out onto the other location.
Raylara atlamak çok büyük bir şey değil." Ahlakçı bir üslupla "Herkesin yapması gerekeni yaptım."And the moral imperative is "I did what everyone should do."
Su anda dunyanin yapmasi gereken evrensel kararlar alabilmek icin yetkiyi iade etmektir.What the world needs now is to restore the authority to make common choices.
Bunun bu sene iş yapmasını umuyorum.I'm hoping it's going to do well this year.
Adamın, ne yapması gerektiğine dair hiçbir fikri yoktur.The guy has no idea what to do. (Laughter)
Bu dişi sadece üç-dört gün yaşayabilir ve yaklaşık 400 yumurta yapması gerek.This female can live only three to four days, and she needs to give rise to around 400 eggs.
Fakat Alhura'nın ABD içersinde yayın yapması yasal değil.However, it's illegal to broadcast Alhurra within the United States.
Biraz kandırılmış hissettim, çünkü görselleştirmek -- bu yapması çok kolay bir iş.And I felt a little bit cheated, because the visualization -- that's a really easy thing to do.
Abinin bunu yapması lazım.Hyung needs to do this.
Onun dairesl hareket yapmasını sağlayan sürtünme kuvvetidir.The thing that's keeping it going in the circle is actually the force of friction
Bunu yapabilmesi için yaptığı yüzlerce saatlik çalışmaları yapmasına iten şey neydi?And what drove him to spend the hundreds of hours of practice this must have taken?
Bu, doğasında olmayan bir şey yapması içinThat is when a seed is manipulated in a laboratory to do something not intended by nature --
Bu yüzden insanların tüm dünya çapında bunu yapması yeni değil.So, this is not new, people have been doing this around the world.
Eşkıya'nın bir şey yapmasına müsaade etmem.Even if the bandits are here, they can't do a thing
Aşkla arkadaşlık arasında seçim yapması gerekse.. neyi seçerdi diye."Between friendship and love, If you were to pick only one, What would you choose?".
Wenlie'nin bombardımanla maç yapmasını istemiyorShe says Wenlie is no match for Cannon
Şimdi benimle birlikte hepinizin yapmasını istiyorum, eğer yapabilirseniz.I want you all to do this with me now, if you would.
Yapması oldukça zor birşey.Tough thing to do.
Halbuki başka birşey yapmasını bilmiyordum.But I couldn't do anything else.
Ben hep onun Güney Kaliforniya'ya gelip bir bina yapması gerektiğini düşündüm.And I always felt that he should come to Southern California and do a building.
Bunu yapması çok zor.It's difficult.
Belki de CIA'in yapması gereken şey budur.Maybe it's what the ClA's supposed to do for us.
Kımıldayın, bu unninin yapması gerelken acil birşeyleri var.Move. Now this Unni has something urgent so
Balinaların seks yapmasını izlerken çok şey öğrenebilirsiniz. kahkahaThere's a variety of things you can learn from watching whales have sex. (Laughter)
Az sayıda nöronun nasıl çok şey yapmasını sağlayabiliriz? üzerinde haydi düşünelim.Az sayıda nöronun nasıl çok şey yapmasını sağlayabiliriz? üzerinde haydi düşünelim.
Siz küçük bir iplikçik ile onların manevra yapmasını sağlıyorsunuz.Siz küçük bir iplikçik ile onların manevra yapmasını sağlıyorsunuz.
Onlar, devletin kendileri için bir şeyler yapmasını beklemeyecekler.They're not going to wait for government to do things for them.
Şeytan İsraillilere karşı çıkıp İsrailde sayım yapması için Davutu kışkırttı.Satan stood up against Israel, and moved David to number Israel.
Kim Ona ne yapması gerektiğini söyleyebilir? Kim Ona, ‹Haksızlık ettin› diyebilir?Who has prescribed his way for him? Or who can say, 'You have committed unrighteousness?'
Güven altına al kulunun mutluluğunu, Baskı yapmasın bana küstahlar.Ensure your servant's well-being. Don't let the proud oppress me.
Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.)So do not pry into others' secrets and do not backbite.
Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Üzerine gölge yapması için, orada asma kabak cinsinden bir ağaç bitirdik.And We made a gourd tree grow over him.
Dediler ki: "Rabbimiz, onun aleyhimizde bir taşkınlık yapmasından yahut yine azmasından korkuyoruz."They both submitted, “Our Lord – indeed we fear that he may oppress us or deal mischievously.”
Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.We fear lest he should hasten to punish us or lest he should transgress (all bounds against us)."
Gün gelir, gök sahifesini, tıpkı kâtibin yazdığı kâğıdı dürüp rulo yapması gibi düreriz.On the Day when We fold the heaven, like the folding of a book.
Rabbi olan ALLAH'tan korksun, onda sahtekarlık yapmasın.And let him fear God, his Lord, and diminish nothing from it.
Borçlanan kişi de dikte ettirsin. Rabbi olan ALLAH'tan korksun, onda sahtekarlık yapmasın.The debtor should dictate without any omission and have fear of God, his Lord.
K3b' yi bazı işlemleri yapması konusunda zorlayın aksi taktirde güvensiz olarak sayılacaktırForce K3b to continue some operations otherwise deemed as unsafe
PowerDevil uygulamasının ekran güç koruma işlemlerini yapmasına izin verLet PowerDevil manage screen powersaving
Oyuncunun ölümcül hareketler yapmasını engellePrevent the player from making fatal moves
KGet uygulamasının yansı motorlarında arama yapmasını sağlarNameAllows KGet to search through mirror search engines for files
Bangladeş'te İslamcıların ne isterlerse yapmasına izin veriliyor.Islamists are allowed to do whatever they like in Bangladesh.
Tüm seviyelerdeki yeni medya platformları "yabancı tatil" konulu paylaşımlar yapmasın.New media platforms of all levels, do not forward posts related to the “foreign holiday” topic.
AK raporunda Sırbistan'ın yargıda reform yapması ve yolsuzlukla savaşması isteniyorEC report urges Serbia to reform judiciary, fight corruption
Bunlardan ikincisi için, hükümetin ekonomiye de yatırım yapması gerekiyor.The second approach also calls for the government to reinvest money in the economy.
Ve bölgedeki bütün ulus ve ülkelerin de aynısını yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.And I think it is important that all nations and countries in the region do the same."
Birinin açık kollarla karşılanmak için ne yapması gerektiğini gerçekten merak ediyorum.I really wonder what one needs to do to be welcomed with open arms.
Cumhurbaşkanı olarak yargı ve üniversite atamalarını yapmasına nasıl izin verebiliriz?"How can we let him determine as president the future appointments at the judiciary or university?"
Dinkiç, G17 Plus'ın bir zamanlar müttefik olan DSS ve DS arasında arabuluculuk yapmasını önerdi.He proposed that G17 Plus mediate between one-time allies DSS and DS.
Popüler şarkıcının savcılarla anlaşma yapması, yasaların ona işlemediği anlamına mı geliyor?The popular singer reached an agreement with prosecutors. Does it mean she's above the law?
Ancak Protiç, kulüplerin üzerilerine düşeni daha iyi yapması gerektiğini düşünüyor.But Protic thinks the clubs should do their part of the job better.
Markac ve Cermak'ın Pazartesi günü halka bir açıklama yapması bekleniyor.Markac and Cermak are expected to make a public statement Monday.
Parti, anayasa uyarınca bunu yapması gerekse de, yasada belirli bir süre belirtilmediğini savundu.Although the constitution requires him to do so, the party argued, it does not specify a time frame.
Gruevski müsteşara Makedonya'nın yapması gereken ev ödevinin farkında olduğuna dair güvence verdi.Gruevski assured him that Macedonia was aware of the homework it needs to do.
AP'nin tüm AK üyelikleri için Salı günü oylama yapması planlanıyor.The EP is scheduled to vote on the entire EC on Tuesday.
Rapor olumlu olmasına karşın Hırvatistan'ın yapması gereken bir çok şey var.Although the report was positive, the country still has work to do.
Robotun yapması gereken tek şey, kendisini kontrol edecek bilgisayarlara bağlanmak.The robot needs only to be connected to computers that will control it.
Prelec: Uzun vadede, Kosova AB'ye girecektir, fakat önünde yapması gereken pek çok iş var.Prelec: In the long term, Kosovo will be in the EU, but it has a lot of work ahead.
İlgili Sayfalar