yapmaları ile cümle

yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onu yapmalarını söyledim.Le-am zis să nu o facă.
İşte onlar kendi Google kimlik bilgileriyle neden giriş yapmalarının gerekli olduğu bir açıklama görecekler.Itt meg fogják magyarázni, miért kell bejelentkezniük a Google hitelesítő adataival.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.A felújítást 1955-ben bővítés és átalakítás követett.
Tabura, Conk Bayırı’na taarruz için hazırlık yapmaları, bu arada askerin kahvaltı etmesi emredilmişti.Uudet käskyt määräsivät kommandot "rokottamaan" asukkaat aamiaisen jälkeen.
Bu aşamada Popov birliklerinden Moskova sokaklarında keşif yapmalarını ister.Ο Ποπόφ διέταξε να κάνουν αναγνώριση στους δρόμους της Μόσχας.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Η Άλι του λέει ότι ξέρει ότι πρέπει να είναι μαζί, αλλά παραμένει αναποφάσιστη.
Örneğin, hayranlarına hediye almaları yerine çocuklarla ilgili bir derneğe bağış yapmalarını istemiştir.Επιπλέον, παρακάλεσε αντί για στεφάνια να κατατεθούν δωρεές για αγαθοεργείς σκοπούς.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Προοριζόταν για τον εντοπισμό εξαφανισμένων παιδιών.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.Vi giver dem oven i købet et pengebeløb for at rejse, hvis de samarbejder.
Jessica ve kocasıyla birlikte yemektedir ve onları kendisine yatırım yapmalarına ikna etmiştir.Han spiser frokost med Jessica og hendes mand, og de enes om at investere med Sawyer.
Titanlar'ın yeni yeşeren dünyanın çobanlığını yapmaları için tuttuğu beşli bu beş ejderha türüydü.Hun var en af de fem store drager valgt af titaner til at drikke portion af Pantheons power.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Paret fikk tre barn, alle sønner, men ekteskapet var ikke nært eller kjærlig.
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.De har i oppdrag å finne ut hva menneskene holder på med.
Sonradan Romalılar da Helvetlerin bu büyük göç yapmaları aleyhinde oldular.Etter Punerkrigene vendte romerne seg mot Hispania for å erobret dette landet.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.Para prajurit mereka harus bisa bersatu dengan senjata mereka.
"Beni genel müdür yapmaları cesur bir karar". milliyet gazetesi."Mendikbud Lantik Kepala Balitbang". ^ Inilah Koran.
Çocukların sokakta kendilerine ev yapmaları ya da geçimlerini sağlamaları yeni ve modern bir fenomen değildir.Trẻ em dùng đường phố làm nhà/nơi sinh sống không phải là một hiện tượng mới hay hiện đại.
Her gün egzersiz yapmaları gerekir ancak sıcak havalarda fazla çalıştırılmamalıdırlar.Chúng là loài chịu nóng rất kém, không nên tập dượt nó trong những giờ nóng nhất trong ngày.
Grup Japonya’da çıkış yapmalarından 1 sene sonra dağılmıştır.Cô quay lại hoạt động cùng nhóm tại Nhật Bản sau một tháng.
Sezar ve Kleopatra hiç evlenmediler zira Roma kanunlarına göre bunu yapmaları mümkün değildi.Caesar và Cleopatra không bao giờ cưới nhau.
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.Thời kỳ tiếp theo, ông dành cho thơ và dịch thuật.
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.人は何をしているかを知っておく必要がある。
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.対策として、1955年度から近代化を目的とした更新修繕が開始された。
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.医師は、マークはいるが、話すことはすべきではないと告げた。
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.長男も彫刻家の建畠覚造。
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.ガマー銃 新しい武器が欲しいということで作られた。
Grup, samanlığa bir göz atar ve ne yapmaları gerektiği konusunda tartışırlar.侍はここで何を見て、何を成すのか。
Devletten hala bir okul yapmalarını istiyoruz.国立大への進学を希望している。
Papa II. Julius, keşif yapmaları için Michelangelo Buonarroti ve Giuliano da Sangallo'yu görevlendirmiştir.教宗儒略二世派朱利亞諾·達·桑迦洛(Giuliano da Sangallo)和米开朗琪罗去查看发掘成果。
Yapmaları gereken tek şey, onları öldürmeyeceğine söz veren çılgın bir hayalete inanmak.喜歡殺害的只有相信自己不會死的人。
Sezar ve Kleopatra hiç evlenmediler zira Roma kanunlarına göre bunu yapmaları mümkün değildi.카이사르와 클레오파트라는 결혼하지 않았는데, 로마법에서는 오로지 로마 시민 사이의 결혼만 인정했기 때문이다.
Sema töreni sırasında semazenlerin arasında dolaşarak onların rahat sema yapmalarını sağlar.이들은 모시 회의에 소속하여 모시 회의는 우간다 국민해방군(UNLA)을 형성했다.
26 Ocak 2016'da şirket, kullanıcıların GoPro'dan canlı yayın yapmalarını sağlayan bir güncelleme yayınladı.2016년 1월 26일, 회사는 사용자가 고프로를 통해 스트림 라이브를 할 수 있도록 허용하는 업데이트를 공개하였다.
Klee ve Rus ressam arkadaşı Wassily Kandinsky, Bauhaus okulunda eğitmenlik yapmalarıyla da ünlendiler.그와 그의 친구인 러시아 화가 칸딘스키는 예술과 건축의 학교인 바우하우스에서 학생들을 가르친 것으로 유명하다.
Her gün egzersiz yapmaları gerekir ancak sıcak havalarda fazla çalıştırılmamalıdırlar.הן פעילות ביום, אך פחות פעילות בשעות החמות של היום.
Bunun üzerine Ho ve diğer iki tasarımcıya bayrağı kendileri yapmaları için teklif götürüldü.טאו הו ושניים משופטים הנוספים בתחרות התבקשו להציג הצעות חדשות לעיצוב של הדגל.
Bundan da iyi bir yol ise, işi ekip üyelerinin kendilerinin yapmalarıdır.העבודה היא תהליך יצירתי בו העובד מממש את עצמו.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.היא מציעה כסף לרקדנית בתמורה לעזיבתה.
Sezar ve Kleopatra hiç evlenmediler zira Roma kanunlarına göre bunu yapmaları mümkün değildi.Цезар и Клеопатра никога не се женят, тъй като римският закон позволява брак само между римски граждани.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Вергилий пише, че не трябва да се стрижат болни овце и да не се ползва вълната добита от тях.
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.Smatraju, da će ljudima biti suđeno prema njihovim djelima.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Clara ga upita da je povede sa sobom, ali on odgovara kako ne može.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Manželom sa narodili tri deti, ale ich vzťah nebol šťastný.
Bundan da iyi bir yol ise, işi ekip üyelerinin kendilerinin yapmalarıdır.Eden izmed pomembnejših vidikov pri izbiri je tudi ta, kako učinkoviti so ti člani ekipe posamezno.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.Tam mu v zameno za njegovo dušo ponuja denar.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Pasakydavo, kada žydai paruošti.
Amr bu kimseleri bazen tartaklardı ve dostlarının da kendisi gibi yapmalarını isterdi.Iejasu dažnai keisdavo sąjungas tam, kad pasiektų savų tikslų.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Dan tahab seda aga Alice'i käest kuulda, kuid Alice väidab, et seda ei juhtunud.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.Ainuke muudatus mis filmis tehti, oli tegevustiku nihutamine 1932. aastast 1935. aastasse.
Müşteriye ürün ile ilgili sorular sorularak, rakip firmaların ürünleri ile karşılaştırma yapmaları istenir.Toote positsioon seisneb selles, kuidas tarbijad toodet näevad, võrrelduna võistlevate toodetega.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.Nad soovisid, et keegi teine võtaks neil üheaegselt relvad ära.
Afrikaans dilinde yapmaları söylenmişti--Ci dicevano che tutto doveva essere fatto in Afrikaans
Afrikaans dilinde yapmaları söylenmişti--아프리칸스어로 하도록 강요받았죠.
Afrikaans dilinde yapmaları söylenmişti--שצריך לעשות הכל באפריקאנס --
Afrikaans dilinde yapmaları söylenmişti--أن عليهم أن يمارسوا كل أمورهم باللغة الأفريقية --
Afrikaans dilinde yapmaları söylenmişti--生物も数学の授業も なぜ私達の各々の言語ではいけないのか?
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Aber wissen Sie, man muss den Leuten sagen, was möglich ist.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Dar trebuie sa fii in stare sa spui oamenilor ca se poate face.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.그렇지만, 사람들에게 실천할 수 있는 걸 얘기해줘야 합니다.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Mais vous savez, il faut qu'on dise aux gens ce qu'on peut réaliser.
İlgili Sayfalar