yapmaları ile cümle
yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Clara bekommt mit, dass die beiden sich streiten, doch sie weiß nicht worüber.
Ardından, çalışmayı aynı kişi için yapmalarını istedi: George Bass.Diese gaben jedoch beide demselben Optiker einen Unterauftrag zur tatsächlichen Fertigung, George Bass.
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.Der Dichter sollte die Verse, der Maler die Stiche beisteuern.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Früher war es den führenden Repräsentanten verboten.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Bien que le Docteur estime qu'il n'y a rien qu'il puisse faire, Clara insiste pour qu'il essaye.
Devletten hala bir okul yapmalarını istiyoruz.La commune accueille une école publique.
Yapmaları gereken tren raylarını takip etmektir.Il permettait aux trains de continuer leur trajet.
Bunun üzerine Ho ve diğer iki tasarımcıya bayrağı kendileri yapmaları için teklif götürüldü.De cette régate sont conservés le drapeau et des photographies des deux équipages.
Artık bir tercih yapmaları gerekir...Ahora debo pedirte un favor...
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Charlie no quería que la utilizaran, pero Claire le dijo que quería hacerlo.
Grup Japonya’da çıkış yapmalarından 1 sene sonra dağılmıştır.Diez días más tarde se lanzó en el Japón.
Ağustos ayında, Sırplar ateşkese razı oldular ve Avrupa'dan arabulucuk yapmalarını istediler.Desde entonces el Parlamento y los maoístas firmaron la paz en agosto pidiendo a la ONU ayuda para el desarme.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.El emperador Romano I Lecapeno logró disolver la alianza búlgaro-árabe con generosos regalos.
Osmanlı orduları ataka geçmişti ve Avusturyalılar ise savunma savaşları yapmaları gerekti.El ataque fue apoyado por Championnet y los austriacos tuvieron que retirarse.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Per questo chiede ai figli di scoprire qualcosa.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.Lei si impegna a trovarli in cambio di informazioni sul treno.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.L'Imperatore Romano I Lecapeno riuscì a sventare un'alleanza bulgaro-araba con doni generosi.
Tabura, Conk Bayırı’na taarruz için hazırlık yapmaları, bu arada askerin kahvaltı etmesi emredilmişti.Это было объявлено под предлогом того, чтобы дать командам возможность позавтракать.
Hıristiyanlar`ın elleriyle haç işareti yapmalarına da istavroz çıkartma denir.Христиане призываются к тому, чтобы также и они были свидетелями тайны Воплощения Бога-Слова.
Dış göçün ana sebeplerinden biri yetkililerin evde dahi Türkçe konuşulması için baskı yapmalarıydı.Одной из причин эмиграции было давление властей с требованием перехода на турецкий язык, в том числе в быту.
Michelle MacLaren ve Bryan Cranston yönetmenlik yapmaları için önerilen isimlerdendir.Мишель Макларен и Брайан Крэнстон назначены режиссёрами нескольких серий.
Grup, samanlığa bir göz atar ve ne yapmaları gerektiği konusunda tartışırlar.Разрезав пирог, смотрят кому она достанется.
İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye edilir.Приблизительно в это время впервые кофе употребляют с сахаром.
Bazı bölgelerde diğer kuşların hamerkopların yuvalarını yapmalarına yardım ettiği söylenir.وفي بعض المناطق، يصرح الناس أن باقي الطيور تساعده في بناء عشه.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.A rainha não dá as ordens diretas e não diz às formigas o que fazer.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Embora o Doutor sente que não há nada que ele possa fazer, mas Clara insiste que ele tente.
Sonuçta güneyde, Kursk yakınlarındaki Sovyet birliklerinin daha kolay görev yapmalarını sağladı.Ele uniu as tribos sérvias nas proximidades.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.O casal foi feliz no casamento, apesar de não ter filhos.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Voor kinderen zijn speurtochten beschikbaar.
Bunun üzerine Ho ve diğer iki tasarımcıya bayrağı kendileri yapmaları için teklif götürüldü.Ho en twee anderen werden vervolgens door de Volksrepubliek gevraagd om de vlag te ontwerpen.
Ardından, çalışmayı aynı kişi için yapmalarını istedi: George Bass.Deze beiden echter besteedden de opdracht uit aan dezelfde lenzenmaker, George Bass.
Antonin de üzerine uzanır ve onu öper, seks yapmalarıyla sonuçlanır.Antonietta is ontdaan, aait hem en het draait uit op vrijen.
Ayrıca engelli yolcuların rahatlıkla iniş biniş yapmalarını sağlayan engelli rampası da bulunmaktadır.Daarnaast hinderen loslopende koeien een vlotte doorstroming van het verkeer.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.De indringers willen hen wegjagen met een wapen.
Kraliçe karıncalara ne yapmaları konusunda direkt emirler vermez.Królowa nie wydaje mrówkom poleceń, co mają robić.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Godzą się, ale Lucy czuje, że musi coś zrobić.
Çiftin üç çocuğu oldu.Aşk evliliği yapmalarına rağmen mutlu değillerdi.Małżonkom urodziło się troje dzieci, ale ich związek nie był szczęśliwy.
Grup, samanlığa bir göz atar ve ne yapmaları gerektiği konusunda tartışırlar.Teraz zwierzęciu wystarczy rzucić okiem, aby rozpoznać z kim ma do czynienia.
Osmanlı orduları ataka geçmişti ve Avusturyalılar ise savunma savaşları yapmaları gerekti.Radziecki kontratak został powstrzymany, a Rosjanie zmuszeni do przejścia do obrony.
Teröristler ondan yeni silahından kendilerine yapmalarını isterler.Stark powstrzymuje terrorystów w swojej nowej zbroi.
Njal, oğullarının evlerini koruyabileceklerini ve bu doğrultuda bir plan yapmalarını önerir.Njal sugeruje swoim synom, żeby bronili się wewnątrz domu.
Yapmaları gereken tren raylarını takip etmektir.Do ich transportu potrzebne były linie kolejowe.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Osmanlı orduları ataka geçmişti ve Avusturyalılar ise savunma savaşları yapmaları gerekti.Ryssarna tvingades retirera österut och Österrike inledde fredsförhandlingar.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Det vill hon dock inte, men hon förstår att Edward skulle göra vad som helst för henne.
Borsada işlem gören şirketlerin de daha sık aralıklarla raporlama yapmaları gerekmektedir.I. Information som lämnas av börsnoterade företag ska alltid lämnas till samtliga samtidigt.
Coenler, basitçe sınıflandırılamayacak filmler yapmalarıyla tanınır.Брати Коен відомі тим, що робили фільми, які суперечать простій класифікації.
Michelle MacLaren ve Bryan Cranston yönetmenlik yapmaları için önerilen isimlerdendir.Мішель Макларен і Браян Кренстон були призначені режисерами кількох серій.
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.Спроби робити для театру роблять різні поети та художники, серед останніх і Кустодієв.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Дослідження за спогадами дітей.
Artık Eti'nin de Özge'den haberi vardır ve ikili bu konu hakkında bir şey yapmaları gerektiğini düşünürler.Cis pozná, že se Duo chystá něco říct.
Bu zemin tabanlı dedektörlerin 10 yıl sonra ilk tespitlerini yapmaları umuluyor.Sedlák čertovi slíbil, že za deset let dostane jeho duši.
Son kalan kısmını ise Şair ve Ressama sanat yapmaları için verir.Propůjčovaly jim posvěcení básnické a umění věštecké.
Daha çok hızlı hücum yapan takımlarda bitirici vuruşu yapmaları için kullanılırlar.Někteří zahodili jejich zavazadla, aby mohli běžet rychleji.
3 milyon yılda 1 saniye hata yapmalarının ihtimali sadece % 22,522'dir.Kumulativní pravděpodobnost srážky se Zemi v průběhu celého 21. století je 0,0022 % tj. 1:45 000.
Grup, samanlığa bir göz atar ve ne yapmaları gerektiği konusunda tartışırlar.Leží v trávě a přemýšlejí co budou dělat.
Böylece kişiler ne yapmaları gerektiği hakkında bilgilendirilmiş olur.Ei vor fi răsplătiți după ceea ce fac!
Osmanlı orduları ataka geçmişti ve Avusturyalılar ise savunma savaşları yapmaları gerekti.Atacul maghiar a avut succes, iar austriecii au trebuit să se retragă.
Müşteriye ürün ile ilgili sorular sorularak, rakip firmaların ürünleri ile karşılaştırma yapmaları istenir.Să fie distincte, comunicând consumatorilor prin ce se impune produsul în fața mărcii concurente.
Onu hemen yapmalarına gerek yok.Nu e nevoie să o faceți imediat.
İlgili Sayfalar