yapmaları ile cümle
yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Ma sapete, bisogna dire alla gente cosa può essere fatto.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Pero ya sabes, tienes que decirle a la gente lo que puede llegarse a hacer.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Trzeba powiedzieć ludziom, co można zmienić.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Но знаете ли, трябва да се казва на хората какво може да се направи.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.Но при этом нужно объяснить людям, что можно сделать.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.אבל, אתה יודע, אתה חייב לומר לאנשים מה יכול להיעשות.
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.و لكن تعلم ، يجب أن تقول للناس ما يمكن فعله
Ama bildiğiniz gibi, insanlara ne yapmaları gerektiğini söylemeniz gerekir.高額な治療を迫っても 支払い能力が
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Aber eines der ersten Dinge, die sie tun mussten, war herauszufinden, was ich ich brauchte.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ale jedna z prvých vecí, ktoré potrebovali urobiť, bolo posúdiť, čo som potrebovala najskôr.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Dar unul dintre primele lucruri ce trebuiau să-l facă era să evalueze de ce anume aveam nevoie imediat.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.De legelsősorban fel kellett mérniük, mire is volt azonnali szükségem.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Eén van de eerste dingen die ze moesten doen, was beoordelen wat ik onmiddellijk nodig had.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.그런데 그들이 제일 먼저 해야 했던 건, 당장 저한테 필요한게 무엇인지를 찾아내는 거였지요.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Mais l'une des toutes premières choses qu'ils ont dû faire, a été d'évaluer mes besoins prioritaires.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Ma una delle prime cose che dovevano fare era valutare cosa mi servisse immediatamente.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Men en af de første ting de havde brug for at gøre, var at vurdere hvad jeg havde brug for med det samme.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Najpierw ustalili, które potrzeby są najpilniejsze.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Namun salah satu hal pertama yang mereka lakukan adalah menilai apa yang saya perlukan.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Nhưng một trong những điều đầu tiên họ cần làm là xác định ngay lập tức là tôi cần gì.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Uma das primeiras coisas que precisaram de fazer foi avaliar o que eu precisava de imediato
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Una de las primeras cosas que había que hacer era determinar rápidamente mis necesidades.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Αλλά έναν από τα πρώτα πράγματα που έπρεπε να κάνουν ήταν να αξιολογήσουν τι χρειαζόμουν αμέσως.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Але спершу їм треба було оцінити, що мені потрібно було негайно.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но, для начала, им надо было понять, что мне наиболее остро необходимо.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.Но първото нещо, което трябваше да направят беше да преценят от какво имам незабавно нужда.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ואחד הדברים הראשונים שהיה עליהם לעשות היה להעריך מה נחוץ לי מיד.
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.ولكن أحد الأشياء التي فعلوها هو تحديد ما احتجته عندئذ
Ama yapmaları gereken şeylerin başında acilen ihtiyacım olan şeyin üzerinde durmak vardı.何をすべきか見極めることでした。 私は、普通の人間のように
Ama zarf geri tepti. Şirketti elemanlar bana böyle bir şeyi henüz yapmalarının mümkün olmadığını söylediler.Az ötlet meghiúsult a többiek a cégemben azt mondták, hogy nem fog ez nekünk menni még egy darabig.
Aynı şey yaşandı. İnsanlara hile yapmaları için fırsat verdiğimizde, hile yaptılar.La même chose se passe: quand on donne la possibilité de tricher, ils trichent.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Có thể chúng ta nên làm mọi người tiết kiệm nhiều hơn khi họ làm ra nhiều tiền hơn.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Dlatego by oszczędzano więcej, muszą wzrosnąć zarobki.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.아마도 우리는 그들이 더 많은 돈을 더 벌게 되면 더 많이 저축하도록 해야할지 모릅니다.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Lehet, hogy kényszerítenünk kéne az embereket, hogy tegyenek félre többet, ha többet keresnek.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Måske skulle vi få folk til at spare mere op når de tjener flere penge.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Misschien moeten we mensen meer laten sparen als ze meer geld verdienen.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Mungkin kita harus membuat orang menabung lebih banyak saat pemasukan mereka lebih banyak.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Peut-être que nous devrions amener les gens à épargner plus quand ils gagnent plus d'argent.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Poate ar trebui să îi facem pe oameni să economisească mai mult atunci când fac mai mulţi bani.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Quizás deberíamos hacer a la gente ahorrar más cuando hacen más dinero.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Talvez devêssemos fazer com que as pessoas poupem mais quando ganham mais dinheiro.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Vielleicht sollten Leute mehr sparen, wenn sie mehr Geld verdienen.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Может людям нужно сберегать больше, когда они начинают больше зарабатывать.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.אולי כדאי שנכריח אנשים לחסוך יותר כשהם מרוויחים יותר.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.ربما ينبغي علينا أن نجعل الناس يدخرون أكثر عندما يكسبون مالا أكثر.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.もっと貯蓄してもらった方がいいでしょう このように お金を稼いだ時や昇給した時
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Forse in futuro condizioneranno i piccioni a disegnare i propri capolavori.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.어쩌면 다음에 그들은 비둘기들이 그들 자신의 역작을 그리도록 조건화시키겠죠.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Kto wie, może już niedługo nauczymy gołębie malować własne dzieła sztuki?
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Misschien leren ze de duiven straks zelf meesterwerken te schilderen.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Quizá la próxima vez condicionen a las palomas a pintar sus propias obras maestras.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Vielleicht werden sie den Tauben demnächst beibringen, ihre eigenen Meisterwerke zu malen.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Ίσως μετά να εκπαιδεύσουν τα περιστέρια να ζωγραφίζουν τα δικά τους αριστουργήματα.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Возможно, в будущем птиц обусловят писать собственные шедевры.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.אולי בהמשך הם יַתנו את היונים לצייר יצירות מופת משל עצמן.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.ربما قريباً سيعلمون الحمام أن يرسم لوحاته الخاصة.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Aşadar am cerut laboratorului nostru să facă ceva în această privinţă, şi au spus, "Ei bine, putem face ceva."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Así que le pedí a nuestro laboratorio que haga algo al respecto y dijeron: "Bueno, podemos hacer algo".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Deshalb habe ich unser Labor gebeten, dieses Problem zu lösen und sie sagten: "Ja, da können wir was machen."
İlgili Sayfalar