yapmaları ile cümle

yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ardından, çalışmayı aynı kişi için yapmalarını istedi: George Bass.They in turn sub-contracted the work to the same person, George Bass.
Antonin de üzerine uzanır ve onu öper, seks yapmalarıyla sonuçlanır.Antonin proceeds to lay on top of him and kiss him, and they end up having sex.
Bazı bölgelerde diğer kuşların hamerkopların yuvalarını yapmalarına yardım ettiği söylenir.In some regions, people state that other birds help it build its nest.
Asla, Valar'ın yapmayı arzuladığı şeyleri yapmalarına izin vermez.Janet never stops giving you what you want.
Ertesi gece Raw'da Kendrick, Perkins'le yüzleşti ve sonraki hafta maç yapmaları için meydan okudu.The following night on Raw, Kendrick challenged Perkins to another match.
Coenler, basitçe sınıflandırılamayacak filmler yapmalarıyla tanınır.The Coens are known for making films that defy simple classification.
Yapmaları gereken tren raylarını takip etmektir.These trains only run as required.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.It was being shown on Discovery Kids.
Uyarılar: Kullanıcılar uyarı aldıklarında, devam etmeden önce işlem yapmaları gerekir.The Mounties realised that they would need a search warrant before proceeding any further.
Devletten hala bir okul yapmalarını istiyoruz.This is a state maintained school.
Vietnam vatandaşları pasaport almak için İl Göçmenlik Dairesi'nde başvuru yapmaları gerekmektedir.For passport application Vietnamese citizens have to apply at the Provincial Immigration Department.
Onlara, ülkenin geleceği için bu fedakârlığı yapmaları gerektiği söylenir.Said they were needed for the defense of their state.
Ama, bu bilgiyi ona vermeleri için önce bazı titiz testler yapmaları gerektiğini söyler.I mean, they certainly have to have enough proofreaders to see it.
2K Games, Yager'e Spec Ops serisinin yeniden yapımını özgürce yapmaları için teklif etti.2K Games gave them the freedom to develop their sequel at will.
Artık bir tercih yapmaları gerekir...They’ve got selection...
Robotlardan pota uzaklığını algılamaları ve ona göre atış yapmaları beklenmektedir.No wonder that goalkeepers quailed at the sight of him shooting.
Saçlarımı dimdik yapmaları sayesinde.My hair used to be straight.
Ve diğerlerini de aynısını yapmaları için teşvik ediyoruz.And we're encouraging others to do it as well.
Onları ücretsiz mi vermelisiniz yoksa insanlara bunlar için ödeme yapmalarını mı söylersiniz?Should you give them for free, or should you ask people to pay for them?
Kur yapmaları gerekir.They have to engage in courtship.
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Without you telling them what to do.
Bunu yapmalarının nedeni avantajlardan orantısızca yararlanmaları. -Because they share disproportionately in the upside.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Maybe we should make people save more when they make more money.
Doğru şey yapmaları için izne sahip olmak istiyorlar.They want to have permission to do the right thing.
Elbette, hayvanların sunduğu hizmetlerden biri de bize arkadaşlık yapmaları.Of course, one of the most obvious ways animals serve man is as companions.
İnsanlara hile yapmaları için fırsat verdiğimizde, hile yaptılar.When we give people the opportunity to cheat, they cheat.
Gençler, ne yapmaları gerektiğini içgüdüsel olarak biliyorlar.Young people know, instinctively, what it is they need to do.
Ve bir surat ifadesi yapmalarını istedik,Asked them to make a face as a sign of commitment.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.'Cause if it was me, I hope they'd do the same.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.In fact, their life depended on doing the job.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.It's something they feel impelled to do because they care about it.
Ve PSA'nın düşmesi için, gerçekten büyük değişiklikler yapmaları gerekti.And in order for the PSA to go down, they had to make pretty big changes.
İnsanlara uzlaşı ile ilgili bir şeyler yapmalarını isteyelim. "Let's have people hold up signs about reconciliation."
Ve şöyle der, "Yapmaları gerekse bile neden teşekkür etmeyeyim ki"And she said, "Why wouldn't I thank it, even though they're supposed to do it?"
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Every trip to the store, or to church or to a friend's house occasions a walk.
Tek yapmaları gereken şey içlerine bakmak.All they gotta do is look inside.
Yani ne yapmaları gerekriğini biliyorlar.So they know what to do.
Daha önce bunu yapmaları mümkün olabilirdi.They might have been able to do it earlier.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.And we pay people to do things to animals that none of us would engage in personally.
İnsanların geliştirdiğiniz verilerle ilgili olarak böyle şeyler yapmalarını nasıl engelliyorsunuz?How do you prevent people from taking that sort of action on the data that you're developing?
Sordu ki, kadınların dişi normlarına uyması için ne yapmaları lazım?He asked, what do women need to do to conform to female norms?
Tek yapmaları gereken ayağa kalkmak.They just have to raise their hands.
Ve bunu yapmalarının sebebi de kendilerinin böyle okullarda eğitim almış olmalarından değildir.And the reason they carry on studying is not because they went to a school like this.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.I say "maybe" for Massachusetts, because they actually have to do a bid.
Diğer meselelerde, teklif yapmaları gerekmiyor.In the other cases, they don't have to do bids.
İkincisi, Afgan Güvenlik Kuvvetleri'ni işi başarıyla yapmaları için eğitiyoruz.Second, we are training Afghan Security Forces to get the job done.
DDT yoktu, klorokinler yoktu, ne yapmaları lazımdı?There wasn't DDT, there wasn't chloroquines: what do they do?
Onun yerine, neden tüm eyaletlerden bunu yapmalarını istemeyelim?Why not ask all of the states to do that instead?
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.I'm not asking them to copy exactly.
Yani bankalar bu "bozuk" senetle ne yapmaları gerektiğine karar vermeleri gerekmektedir. -So the banks have to figure out what to do with this tranche, which is the stinky equity tranche.
Hangi şirketler veri kullanarak makine öğrenmesi yapmaları ile meşhurdur?What companies are famous for machine learning using data?
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Groups who have charitable status in Canada aren't allowed to do advocacy.
Onları getirdikten sonra farklı bir şey yapmalarını isterim. Bakıp gitmelerini değil.After I acquire them, I want them to do something--I just don't them to look and go away.
Ya ürün için ödeme yapmalarını ya da kayıt olup kullanıcı olmalarını isterim.I want them to either pay for the product or sign up for something and become a user.
Üniversitede arka arkaya 13 muhasebe ödevini yapmaları için başka çocuklar tuttum.I hired kids to do my accounting assignments in university for 13 consecutive assignments.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Now behavior change is something that is a long-standing problem in medicine.
Ve sonra bu sinekleri alıp onların seçim yapmalarını sağladık.And then we took these flies and allowed them to make choices.
Ve biz onları Benjamin'in bir maket ya da büstünü yapmaları için görevlendirdik.And we commissioned them to make a maquette, or a bust, of Benjamin.
Belki de gelecekte güvercinleri kendi şaheserlerini yapmaları için koşullayacaklar.Maybe next they'll condition the pigeons to paint their own masterpieces.
Ebeveynler çocukları için ne yapmaları gerektiğini öğrenmek adına bir çok yere gidiyorlar.Çocuklarını nasıl büyüteceklerini anlamaya çalışan aileler oradan oraya koşuyorlar.
İlgili Sayfalar