yapmaları ile cümle
yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Öğretmen öğrencilerin ikili grup halinde diyaloğu patik yapmalarını istedi.The teacher asked the students to practice the dialogue in pairs.
Onlar para ile ne yapmaları gerektiği hakkında konuştular.They talked about what they should do with the money.
Onlar parayla ne yapmaları gerektiğini bilmiyor.They don't know what they should do with the money.
O, her zaman çocuklarına istediklerini yapmalarına izin verir.She always lets her children do what they want to.
Onlar onun ağabeyinin ev ödevlerini yapmalarına yardım etmesini istediler.They asked his older brother to help them do their homework.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
Tom ve Mary daha sonra ne yapmaları gerektiğini bilmiyor.Tom and Mary don't know what they should do next.
Bunu benim için yapmalarına izin veremem.I can't let them do this to me.
Tom ve Mary para ile ne yapmaları gerektiği hakkında konuştular.Tom and Mary talked about what they should do with the money.
Onlara onu şimdi yapmalarını anlat.Tell them to do it now.
Onu hemen yapmalarına gerek yok.They don't need to do it right away.
Onların bana bir iyilik yapmalarına ihtiyacım yok.I don't need them to do me any favors.
Onlara onu yapmalarını söyledin mi?Did you tell them to do that?
Bunu yapmalarını söyledin mi onlara?Did you tell them to do that?
Onlar onlara yapmalarını söylediğim şeyi yapacaklar.They'll do what I tell them to do.
Lütfen onlara ne yapmalarını gerektiğini söyle.Please tell them what they need to do.
Onu yapmalarına izin veremeyiz.We can't let them do that.
Sana yapmalarını istediğin gibi başkalarına da yap.Do unto others as you would like them to do unto you.
Onu yapmalarını kim söyledi?Who told them to do that?
Onlara anlaşma yapmalarını söyledim.I told them to make the deal.
Onu yapmalarını söyledim.I told them to do that.
Bunu yapmalarını söyledim.I told them to do it.
Onlara aynısını yapmalarını söyle.Tell them to do the same.
Onlara ne yapmalarını söylerdin?What would you tell them to do?
Konuşmayı yapmalarına izin ver.Let them do the talking.
Onu senin için yapmalarına izin ver.Let them do that for you.
Bütün konuşmayı yapmalarına izin ver.Let them do all the talking.
Onu yapmalarına izin verirdim.I would've let them do it.
Onu yapmalarına izin verelim.Let's let them do it.
Bunu benim için yapmalarını istedim.I asked them to do it for me.
Onların bunu yapmaları gerekiyor mu?Are they supposed to do that?
Onlar psikiyatristi aradı ve ne yapmaları gerektiğini sordu.They called the psychiatrist and asked what they should do.
Tom onların ne yapmaları gerektiğini Mary'nin anladığını biliyordu.Tom knew Mary understood what they needed to do.
Bize bir indirim yapmalarını sağlamak zor olacak.It'll be difficult to get them to give us a discount.
Onunla ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı.They didn't know what they should have done with him.
Keşke daha fazla ebeveyn çocuklarının böyle şeyler yapmalarına izin verse.I wish more parents allowed their children to do things like this.
Öğrencilerin haftada bir saat toplum hizmeti yapmaları gereklidir.Students are required to perform one hour of community service per week.
Bunu okullarda öğretmezler, ancak yapmaları gerekir.They don't teach that in schools, but they should.
İnsanlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorundayız.We have to tell people what they need to do.
İnsanlara ne yapmaları gerektiğini bildirmeliyiz.We have to let people know what they need to do.
Onların ne yapmaları gerekir?What should they build?
Tom, herkesin ne yapmaları gerektiğini bildiğinden emin oldu.Tom made sure everybody knew what they were supposed to do.
Yöneticilerin yapmaları gereken de budur.That's what managers are supposed to do.
Onların bunu bize yapmalarına izin veremeyiz.We can't let them do this to us.
Çocuklarımız yapmaları gereken şeyi yapıyorlar mı?Are our kids doing what they're supposed to be doing?
Tom onların onu yapmalarına izin vermeyeceğini söyledi.Tom said they wouldn't let him do that.
Tom ve Mary'nin ne yapmaları gerektiğini tartışmaları gerekiyor.Tom and Mary need to discuss what they need to do.
Tom ve Mary'nin bunu hemen yapmalarına gerek yok.Tom and Mary don't need to do that right away.
Ne Tom'a ne de Mary'ye bunu yapmaları söylendi.Neither Tom nor Mary has been told to do that.
Tom ve Mary'nin yapmaları gereken şeyler vardı.Tom and Mary had things they needed to do.
Çocuklarınızın bunu yapmalarına izin vermiyorsunuz, değil mi?You don't allow your kids to do that, do you?
Çocuklarımın onu yapmalarına birçok kez izin verdim.I've let my children do that many times.
Önünde ya da sonunda birileri Tom ve Mary'ye bunu yapmaları gerektiğini söyleyecekler.Sooner or later someone will have to tell Tom and Mary that they have to do that.
Er ya da geç birileri Tom ve Mary'ye bunu yapmaları gerektiğini söyleyecekler.Sooner or later somebody will have to tell Tom and Mary that they have to do that.
Tom ve Mary ne yapmalarını söylersem yaparlar.Tom and Mary do whatever I tell them to do.
Tom ve Mary onu yalnız yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said they knew they should do that alone.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmaları gerektiğini bildiklerini söylediler.Tom and Mary said that they knew they should do that alone.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmaları gerekiyor.Tom and Mary are supposed to do that together.
Tom ve Mary'nin bunu kendi başlarına yapmaları pek olası değil.Tom and Mary are unlikely to do that by themselves.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.The queen does not give direct orders and does not tell the ants what to do.
İlgili Sayfalar