yapmaları ile cümle

yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kur yapmaları gerekir.Tienen que practicar el ritual del cortejo.
Kur yapmaları gerekir.Ze vertonen paringsrituelen.
Kur yapmaları gerekir.Они участвуют в ухаживаниях.
Kur yapmaları gerekir.הם צריכים לחזר אחר בני זוג.
Kur yapmaları gerekir.وينخرطون في المغازلة.
Kur yapmaları gerekir.交尾をしたり 捕食者から隠れたりする
Lakin, bunu yapmaları gerek yokPero ellos no tenían por qué hacerlo.
Lakin, bunu yapmaları gerek yok彼らは、 ムーディーズが私達はAAランクだと言う必要があっただけです、
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?Gesellschaften neu aufzubauen, radikale, gewaltlose Bewegungen für soziale Veränderungen zu leiten?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?사회를 건설하고 비폭력 급진적 운동을 이끌게 하는 것일까요?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?להנהיג תנועות רדיקליות, לא אלימות בעבור שינוי חברתי?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?ويقدن حركات ثورية سلمية لتغيير الأحوال الإجتماعية؟
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?社会を変えることを可能にしているのか? 文化を守っている女性と
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Chaque trajet jusqu'au magasin, ou à l'église ou chez un ami est l'occasion de marcher.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Elke keer als ze boodschappen doen, naar de kerk gaan, of naar het huis van een vriend betekent een wandeling.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Enhver tur til supermarkedet, til kirken eller hjem til en ven, indebærer en gåtur.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Fiecare drum la magazin, sau la biserica sau la casa unui prieten este o ocazie pentru o plimbare.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Jeder Gang zum Laden oder in die Kirche oder zum Haus eines Freundes ist ein Fußweg.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Každá cesta do obchodu, do kostela nebo na návštěvu ke známým je procházkou.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Każde wyjście do sklepu, kościoła albo do znajomych to okazja do spaceru.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.가게나 교회 혹은 친구들에게 때대마다 걸어서 오르내려야 합니다.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Minden út a boltba, a templomba vagy barátokhoz egy-egy alkalom a gyaloglásra.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Mỗi khi ra cửa hàng, nhà thờ hay nhà bạn, họ lại có nhiều cuộc đi bộ.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Ogni volta che si deve andare al negozio, in chiesa o a casa di amici è un'occasione per una passeggiata.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Setiap perjalanan ke toko atau gereja atau ke rumah teman dilakukan dengan berjalan kaki.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Varje resa till affären, eller till kyrkan eller till en väns hus ger tillfälle för en promenad.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Κάθε ταξίδι στην αγορά, ή στην εκκλησία ή στο σπίτι κάποιου φίλου αιτιολογεί ένα περίπατο.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Всяка разходка до магазина, или до църквата, или до къщата на приятели изисква разходка.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Каждый поход в магазин, в церковь, к друзьям является прогулкой.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.Кожен похід в магазин чи до церкви, чи в гості до друга є прогулянкою.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.כל יציאה לחנות, או לכנסייה או לבית של חבר דורשת הליכה.
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.كل مشوار الى المتجر , او الى الكنيسه او الى منازل الاصدقاء في المناسبات يأخذونه مشيا .
Markete, kiliseye veya arkadaşlarını ziyarete gitmek için yürüyüş yapmaları gerekiyor.友達の家に行ったり、全てが歩きになります 便利な道具はないのです
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Ich sage "vielleicht" für Massachusetts, weil sie eigentlich noch einen Kostenvoranschlag machen müssen.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Je dis peut-être pour le Massachusetts, parce qu'ils doivent faire un appel d'offres.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.아마도 메사추세츠는 말할 수 있습니다. 어차피 메사추세츠가 입찰해야 하니까요.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Misschien voor Massachusetts, omdat ze eigenlijk een bod moeten doen.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Przy Massachusetts jest dopisek "może", bo muszą zrobić przetarg.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Quizás para Massachusetts, porque tienen que ofertar.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Saya hanya bisa katakan mungkin untuk Massachusetts, karena mereka sebenarnya harus melakukan proses tender.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Spun "poate" pentru Massachusetts, deoarece aceştia de fapt, trebuie să facă o ofertă.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Tôi nói "có thể" với Massachusett, vì thực ra họ phải đấu thầu đã.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Λέω ίσως για τη Μασσαχουσέτη, γιατί θα πρέπει να υποβάλλουν προσφορά.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Казвам, може би за Масачузетс, защото те всъщност трябва да заложат.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.Массачусетс под вопросом, так как им ещё нужно отправить заявку.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.אני אומר אולי בשביל מסצ'וסטס, מפני שהם באמת צריכים לעשות מכרז.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.أقول ربما ماساتشوستس، لأنهم في الواقع يجب أن يقوموا بمناقصة.
Massachusetts için belki diyorum, çünkü gerçekten bir teklif yapmaları şart.法律で、入札とかいろいろ必要なのです
Müslüman kadınların başlarını açmadan kayak, tenis, ne isterlerse yapmalarını sağlıyor.무슬림 여인들의 운동을 위한 장치인데 스키나 테니스, 어떤걸 하든지 캡을 풀지 않고도 할 수 있죠
Müslüman kadınların başlarını açmadan kayak, tenis, ne isterlerse yapmalarını sağlıyor.スポーツなどで激しく動いても 宗教上隠している部分を露出せずに済みます このようなニーズを調べることで
Ne yapmalari gerektigini de bilmiyorlar. Çogu zaman yaralaniyorlar ve atiliyorlar....אפילו לא את מה שדורשים מהם לבצע .נפצעים כל הזמן.. ואז נפטרים מהם
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Dit is allemaal gedrag van mensen die weten wat ze zouden moeten doen. Je weet wat je moet doen.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Họ biết những điều họ sẽ phải làm, nhưng rồi họ lại không thực hiện nó.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.사람들은 어떻게 해야 하는지는 알면서도 그대로 하지 않습니다.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Ők tudják mit kellene tenni, de nem teszik.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Sie wissen, was sie tun sollten. Aber sie tun es nicht.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Știu ce ar trebui să facă, dar nu fac.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.To všechno jsou situace, při kterých lidé vědí, co by měli dělat. Oni vědí, co by měli dělat, ale nedělají to.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Tutti sanno qual è la cosa giusta da fare, ma non lo fanno.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Wiedzą, co powinni robić, ale tego nie robią.
İlgili Sayfalar