yapmaları ile cümle

yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Γνωρίζουν το σωστό, αλλά δεν το κάνουν.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.Они знают, что им следовало бы делать, но они этого не делают.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.הם יודעים מה הם צריכים לעשות, אבל הם לא עושים את זה.
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.ويعرفون مالذي يجب القيام به - من تغير للطباع - حيالها ولكنهم لا يقومون بذلك
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.実行しません。 行動改善は医学界で
Ne yapmaları gerektiğini aslında biliyorlar, ama onu yapmıyorlar.雖然知道應該要點樣做﹐ 但佢哋冇去做到。
Ne yapmaları gerektiğini de bilmiyorlar. Çoğu zaman yaralanıyorlar ve atılıyorlar.אפילו לא את מה שדורשים מהם לבצע... נפצעים כל הזמן.. ואז נפטרים מהם.
Ne yapmaları gerektiğini de bilmiyorlar.la multitud, a veces no saben qué hacer.
"off-shore" işlemler yapmalarını engelledi.Geschäfte mit Unternehmen außerhalb des Landes.
"off-shore" işlemler yapmalarını engelledi.해외 시설들과 사업을 금지하는 것입니다.
"off-shore" işlemler yapmalarını engelledi.לנהל עסקים עם מוסדות חוץ־מדיניים.
"off-shore" işlemler yapmalarını engelledi.من عمل أي مصالح مع أماكن خارج نطاقها .
"off-shore" işlemler yapmalarını engelledi.それは ドルの資金浄化と
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.De gör det möjligt för deras lärare att skapa uppfinningar inom pedagogik.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Họ cho phép giáo viên tạo những cải tiến trong sư phạm.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Ils permettent à leurs enseignants d'innover en matière de pédagogie.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Képessé teszik a tanárokat a pedagógiai innovációra.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.그들은 교사들이 직접 교육학적인 혁신을 이뤄낼 수 있게 합니다.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Le-au permis profesorilor să facă inovații în pedagogie.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Le permiten a los profesores hacer innovaciones en pedagogía.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Permettono ai loro insegnanti di innovare in pedagogia.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Permitem que os professores inovem em pedagogia.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.So können Lehrer Innovationen in der Pädagogik vorantreiben.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Umożliwia się nauczycielom wprowadzanie innowacji w pedagogice.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Umožňují učitelům, aby zaváděli pedagogické inovace.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Ze laten hun leerkrachten toe om innovaties in pedagogie uit te werken.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Ωθούν τους καθηγητές τους να πρωτοπορήσουν παιδαγωγικά.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Вони дозволяють своїм вчителям робити інновації в педагогіці.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.Они стимулируют учителей к новаторству в образовании.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.הן מאפשרות למורים שלהן להכניס חידושים פדגוגיים.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.إنها تمكن مدرسيها من الابتكار التربوي.
Öğretmenlerin pedagojide yaratıcı yenilikler yapmalarına fırsat tanıyorlar.より質の高い実践ができるように
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Als die er waren, hoe zouden we ze dan aansturen?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Dacă ar avea alte funcții, cum ar putea pacienții să le manevreze?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Jeśli nawet, jak powiedzieć im co miałyby robić?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?기능이 있다고 해도 운동명령을 내리는 방법이 없지요.
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Nếu có thì sao chúng ta có thể điều khiển chúng?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Se ce ne fossero, come potremmo farle eseguire?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Si c'était le cas, comment leur dirions-nous quoi faire?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Si las hubiera, ¿cómo podríamos ordenar lo que deben hacer?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Wenn sie hätten, wie würden wir ihnen sagen was zu tun ist?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Ако имаха, как бихме ги управлявали?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?Если бы они были, как бы мы сообщали протезу, что делать?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?אם היו, כיצד היינו אומרים להן מה לעשות?
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?وإذا كانت هناك وظائف أخرى ، فكيف سيتم التحكم بها ؟
Olsaydı eğer, onlara ne ne yapmaları gerektiğini nasıl söyleyebilirdik?そこで シカゴリハビリテーション研究所(RIC)では
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.El futuro será bastante diferente al mundo de hoy, el futuro estará basado en:
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Ohne das man ihnen etwas vorschreibt.
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Sem que tu lhe digas o que fazer.
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Senza dirgli cosa fare.
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Tanpa kamu, mencoba memaksa mereka terhadap apa yang seharusnya mereka lakukan
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.Χωρίς να τους λες τι θα κάνουν.
Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek zorunda olmamalısınız.「この方法で行こう」とあなたが言っても
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.Je ne leur demande pas de copier exactement.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.이들에게 저를 똑같이 따라하라는 게 아닙니다.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.Não lhes peço que copiem exactamente.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.Nechcem od nich, aby ma presne kopírovali.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.Nie chcę by kopiowali dokładnie.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.No les pido que la copien exactamente.
Onlardan hareketlerimin birebir kopyasını yapmalarını istemiyorum.Nu le cer să copieze exact.
İlgili Sayfalar