yapmaları ile cümle

yapmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Organisationer i Kanada som har välgörenhetsuppdrag får inte ägna sig åt påverkansarbete.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Os grupos com estatuto de beneficência no Canadá não podem defender casos.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Skupinam, ki imajo v Kanadi status dobrodelnosti, ni dovoljeno zagovarjati svojih stališč.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Skupinám, které mají status charit, není v Kanadě dovoleno lobovat.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Skupiny, ktoré v Kanade vykonávajú dobročinnú aktivitu, nemajú povolené verejne niečo podporovať.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Στον Καναδά οι ομάδες που έχουν φιλανθρωπικό χαρακτήρα δεν επιτρέπεται να συνηγορούν.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Групи, що мають благодійний статус в Канаді не мають права агітувати.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Группам с благотворительным статусом в Канаде не позволена агитационная деятельность.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.На групите, които имат статус за благотворителна дейност в Канада, не е позволено да оказват подкрепа.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.קבוצות בעלות מעמד של עמותה בקנדה לא רשאיות להביע תמיכה ברעיון פוליטי.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.ان المجموعات التي تعمل على الامور الخيرية في كندا لا يحق لها ان تقوم بعمليات دعائية
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.大問題で改善すべき大きな障害です
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiDeixa-os comer o que quiserem e diz:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiDia membiarkan mereka mengambil yang mereka mau dan dia berkata,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiEngedi, hogy a libák megegyék, amit akarnak, és azt mondja,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiEr lässt sie sich das nehmen, was sie möchten, und sagt,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHän antaa hanhien syödä mitä niitä huvittaa, ja hän sanoo:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHan låter dem ta vad de vill och säger,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiHij laat ze eten zoveel ze willen en hij zegt:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiIl les laisse prendre ce qu'elles veulent et il dit,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor ki에두아르도는 거위들이 원하는 것을 가질 수 있도록 한다고 합니다.
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLe lasă să mănânce ce vor ele și zice:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLes deja que tomen lo que quieran y dice,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiLui lascia che mangino quello che vogliono e dice,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiNechává je si brát, co jen chtějí.
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiTo go nie obchodzi. Pozwala im brać, co chcą i mówi:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiΤις αφήνει να πάρουν ό,τι θέλουν και λέει:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiОн позволяет им брать всё, что им нужно, и говорит:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiОставя ги да вземат каквото си искат и казва:
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiהוא נותן להם לקחת מה שהם רוצים ואומר,
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor kiهو فقط يجعلهن يأخذن مايردن
Kazlara ne isterlerse yapmalarına izin veriyor ve diyor ki"半分位しか食べないから まずまずだね" と彼は言います
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.A lidem platíme, aby prováděli živočichům různé věci, ve kterých se nikdo nechce angažovat osobně.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Dan kita membayar orang untuk melakukan hal-hal itu pada binatang, yang kita sendiri tidak akan melakukannya.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.E paghiamo delle persone per fare delle cose agli animali che nessuno di noi oserebbe fare di persona.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.그리고 우리는 아무도 개인적으로 하고 싶지 않은 짓을 동물들에게 할 사람들을 고용합니다.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Och vi betalar människor för att göra saker mot djur som ingen av oss själva skulle utföra.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Pagamos a otros para que hagan a los animales lo que ninguno de nosotros haría personalmente.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Płacimy komuś za takie traktowanie zwierząt, na jakie sami byśmy się nie zdobyli.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Plătim indivizi să facă animalelor ceea ce noi înşine nu le-am face.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.S fizetünk, hogy valaki más tegye azt az állatokkal, amit mi sose tennénk meg személyesen.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.We betalen mensen om dingen te doen met dieren die niemand van ons zelf ooit zou doen.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Wir bezahlen Menschen, Tieren Dinge anzutun, die niemand von uns freiwillig tun würde.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Και πληρώνουμε ανθρώπους να κάνουν στα ζώα διάφορα στα οποία κανείς μας δεν θα συμμετείχε προσωπικά.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.И мы платим людям за выполнение действий над животными, которые никто из нас бы не совершил лично.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.И плащаме на хора да причиняват на животните неща, с които никой няма лично да се заеме.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.Ми платимо людям за дії стосовно тварин, на які б ніхто з нас не наважився особисто.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.ואנו משלמים לאנשים כדי שיעוללו לחיות דברים שאיש מאיתנו לא מוכן לעסוק בהם אישית.
Kişisel olarak yapmayacağımız şeyleri hayvanlara yapmaları için insanlara para veriyoruz.直接関わらないからといって 私たちに責任がないとは言えません
Kur yapmaları gerekir.Chúng phải tán tỉnh
Kur yapmaları gerekir. Çiftleşiyorlar.Têm de realizar a corte sexual.
Kur yapmaları gerekir. Çiftleşiyorlar. Yırtıcılardan saklanıyorlar.Muszą angażować się w gody, kopulować i ukrywać się przed drapieżnikami.
Kur yapmaları gerekir. Çiftleşiyorlar. Yırtıcılardan saklanıyorlar.Sama-sama harus bercumbu, melakukan hubungan seks, bersembunyi dari pemangsa.
Kur yapmaları gerekir.De måste hitta sig en partner.
Kur yapmaları gerekir.Devono fare la corte.
Kur yapmaları gerekir.Elles doivent faire la cour pour trouver leur partenaire.
Kur yapmaları gerekir.구애를 통해 이성을 유혹하지요.
Kur yapmaları gerekir.Mindkettő udvarlást folytat.
Kur yapmaları gerekir.Musejí se dvořit druhému pohlaví.
Kur yapmaları gerekir.Sie müssen sich in der Balz einbringen.
İlgili Sayfalar