Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gelecek yıl yurtdişinda öğrenim yapmak istiyorum.I want to study abroad next year.
Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to study abroad.
Sülfür kibrit yapmak için kullanılır.Sulfur is used to make matches.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.My parents enjoy skiing every winter.
Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.We'll also have to create a separate smoking section, won't we?
Riskli bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything risky.
Kadınlar da seks yapmak ister.Women want to have sex too.
Zaman zaman daha akademik biriyle detaylı bir konuşma yapmak istiyorum.I like to have a deep conversation with a more academic person from time to time.
Bu ücretsiz, bunun için ödeme yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to pay for it, that's for free.
Onun için onun işini yapmak istemiyorum.I don't want to do his work for him.
Bir dil öğrenirken hata yapmaktan korkmamalısın.You must not be afraid of making mistakes when learning a language.
O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?Does she have enough energy to take a long trip?
Onun maaşı düşük bu yüzden değişik işler yapmak zorunda.His salary is low so he has to do odd jobs.
Onun yapmamı söylediğini yapmaktansa tek başıma yaşamayı tercih ederim.I would rather live by myself than do what he tells me to do.
Muziplik yapmak için okula gelme.Don't come to school to lark around.
Her kişi için farklı bir yemek yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a different dish for every person.
Madem ki kayıtlıyım şimdi ne yapmak zorundayım?What do I have to do now that I'm registered?
Bu tür hataları yapmaktan kaçınmalısın.You must avoid making those kinds of mistakes.
Bugün ne yapmak istersin?What would you like to do today?
Ben onu tekrar yapmak zorunda mıyım?Do I have to do it over again?
İnterneti iş yapmak için kullanırım.I use the internet to do business.
Ben internette arama yapmak için Yahoo'yu kullanırım.I use Yahoo! to search on the internet.
Bir yerel çağrı yapmak istiyorum, numara 20-36-48I want to make a local call, number 20-36-48.
Ödemeyi çekle yapmak istiyorum.I want to pay with a check.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.I want to take a bath.
Omlet yapmak için bir yumurta kırmak zorundasın.You have to break an egg to make an omelet.
Bilişimsel dil bilim öğrenimi yapmaktadır.He studies computational linguistics.
Bu gölde banyo yapmak risksiz değildir.Taking a bath in this lake is not without risk.
Bir şey yapmak zorunda kalacağız.We will have to do something.
Boş zamanında ne yapmaktan hoşlanırsın?What do you like to do in your free time?
Öğle yemeği yapmak zorundayım.I've got to make lunch.
Bunu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than do it!
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Ödevimi yapmak için bir haftam var.I have a week to do my homework.
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.When Shishir comes out to translate, it's best to remain indoors.
Dünden daha fazlasını yapmak zorundayız.We must do more than yesterday.
Çılgınca gelebilir ama sanırım geri dönüp tekrar yapmak istiyorum.This may sound crazy, but I think I want to go back and do it again.
O, zihinsel aritmetik yapmak için yeterince zeki değil.He isn't smart enough to do mental arithmetic.
Ne yapmak zorundayım?What do I have to do?
Yatakta yemekten vazgeç, senden sonra temizlik yapmaktan bıktım.Stop eating in bed, I'm sick of cleaning up after you.
Şimdi o konuda bir şey yapmak için çok geç.It's too late to do anything about that now.
Bir telefon görüşmesi yapmak için elimi cebime koydum ve bozuk para aradım.In order to make a phone call, I put my hand in my pocket and searched for a coin.
Bunu yapmak için iki kase una ihtiyacın var.You need two bowls of flour to make this.
Günlük olarak egzersiz yapmak son derece önemlidir.It is extremely important to exercise daily.
Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.Real men go to the gym to pump iron, not to do aerobics.
Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.Studying really isn't something easy.
Ödev yapmak oldukça sıkıcı.Doing homework is extremely boring.
Tatoeba'da cümleleri çevirmek ev ödevi yapmaktan daha eğlenceli.Translating sentences on Tatoeba is more fun than doing homework.
O daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için yola çıktı.He set out to do something that had never been done before.
Geçen kış kayak yapmak için Kanada'ya gittim.Last winter, I went to Canada to ski.
Yazmak kolaydır. Yapmak zorunda olduğun tek şey yanlış kelimeleri silmektir.Writing is easy. All you have to do is cross out the wrong words.
Taj Mahal'i yapmak 22 yıl aldı.It took 22 years to build the Taj Mahal.
Bir bina yapmak çok kişi gerektirir.It takes many people to build a building.
Rüzgar ve yağmur korkunç bir fırtına yapmak için birleşti.The wind and rain combined to make a terrible storm.
Tek parça yapmak için tüm parçaları birleştirin.Combine all the parts to make one piece.
James Cameron film yapmak için yeni bir yol ortaya çıkardı.James Cameron created a new way to make movies.
Tom mühendislik dalında mastır yapmak için çalışıyor.Tom is working toward a master's degree in engineering.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasın.To be successful, you have to establish a good plan.
Sen alıştırma yapmak için zamanı nasıl bulursun?How do you find the time to exercise?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapmak ile cümle - Sayfa 7 - yapmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App