Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, kayak yapmak için deli oluyor.He is crazy about skiing.
Torbayı yapmak için koca bir parça kağıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
Çanta yapmak için büyük bir parça kâğıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
Böyle bir şey yapmaktan utandı.He was ashamed of having done such a thing.
Partide bir konuşma yapmak zorunda.He has to make a speech at the party.
Konuşmasının bir bölümünü unuttu ve bir süre doğaçlama yapmak zorunda kaldı.He forgot part of his speech and had to ad-lib for a while.
O, yapmak istediği şey hakkında kararsız görünüyordu.He seemed vague about what he wanted to do.
O ne yapmak istiyor?What does he want to do?
Şarkı söylemeyi bir meslek yapmak istedi.He wanted to make singing a career.
O, gezi turu yapmak için Hawaii'ye gitti.He went to Hawaii to do some sightseeing.
O, bir hata yapmaktan suçluydu.He was guilty of making a mistake.
Hata yapmaktan korkuyor.He is afraid of making mistakes.
Söylenileni yapmaktan başka seçeneği yoktu.He had no choice but to do as he was told.
O, asla kendi geçimini yapmak zorunda kalmadı.He's never had to earn his own living.
O, bir silah olmadan yapmak zorunda kalacak.He'll have to do without a gun.
O ticaret yapmaktadır.He is in business.
Yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.He has been teaching for 20 years.
Bu görevi yapmak için beni atadı.He appointed me to do this task.
O, fazla mesai yapmak zorunda kaldı.He was forced to work overtime.
Beyzbol oyunu ile ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı.He had to write an account of the baseball game.
Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.They spent six months building the house.
Onlar işi yapmak için ona rica ettiler.They requested him to do the job.
Görevi yapmak için onu atadılar.They appointed her to do the task.
Resmi yapmak tam bir gün sürdü.It took a whole day to paint the picture.
Zil çaldığında tam banyo yapmak üzereydi.She was just about to take a bath when the bell rang.
Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.She likes dancing in a disco better than skiing.
O Bill ile işbirliği yapmak istemiyor.She doesn't like to associate with Bill.
O, müzik eğitimi yapmak için İtalya'ya gitti.She went to Italy to study music.
Müzik eğitimi yapmak için Fransa'ya gitti.She went to France in order to study music.
O, Fransa'da bir tatil yapmak için kocasını ikna etti.She talked her husband into having a holiday in France.
O saçını yapmakla meşguldü.She was busy doing her hair.
O beni hata yapmakla suçladı.She accused me of making a mistake.
O, işi yapmak için gönüllü oldu.She volunteered to do the job.
O, görevini yapmak için çalıştı.She endeavored to do her duty.
O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.She accused her husband of having been disloyal to her.
O, ev ödevini yapmakla meşguldü.She was busy doing her homework.
Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.She has many hobbies, cooking, knitting, gardening, collecting stamps, and so on.
O biraz alışveriş yapmak için dışarı gitmiş olabilir.She may have gone out to do some shopping.
Bandaj yapmak için bezi doğradı.She cut up the cloth to make bandages.
O fen eğitimi yapmak zorundadır.She has to study science.
O, yemek yapmak zorunda olduğu için her sabah erken kalkar.Every morning she gets up early because she has to cook.
Yorgun hissettiğinde banyo yapmak gibi bir şey yoktur.When you feel tired, there is nothing like having a bath.
Yorgundum ve canım hiçbir şey yapmak istemiyordu.Being tired, I felt like doing nothing.
Köprü yapmak, maliyetin dışında, uzun sürecektir.Apart from the cost, it will take long to build the bridge.
Eğer öyle yapmak gerekli ise, borcumu şimdi geri ödeyeceğim.If it's necessary to do so, I'll pay back my loan now.
İyi yapmak güzel söylemekten iyidir.It is better to do well than to say well.
Baba beni bir doktor yapmak istiyor.Father wants to make me a doctor.
Babam beni bir avukat yapmak istiyor.My father wants to make a lawyer of me.
Okuldan sonra, İngilizce konuşma pratiği yapmak için bir İngiliz okuluna gidiyorum.After school, I go to an English school to practice English conversation.
Gangasterlerle ilgili casusluk yapmak tehlikeli bir girişimdi.Spying on gangsters was a dangerous venture.
Bir köpek kulübesi yapmak için babamın çekicini ödünç aldım.I borrowed Father's hammer to build a dog house.
Çeviri yapmak, bize ana dilimizi daha iyi bilmemizde yardımcı olur.Translating helps us to know our mother tongue better.
Her gün biraz egzersiz yapmak gerekir.It is necessary to do some exercise every day.
Hayalim dünya çapında gezi yapmaktır.My dream is to take a round-the-world trip.
Sana baskı yapmak istemiyorum.I don't wanna press you.
Yarın sabah altıda çıkış yapmak istiyorum.I want to check out at 6 tomorrow morning.
Model uzay gemileri yapmak ilginçtir.Making model spaceships is interesting.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Making model planes is his only hobby.
Model uçak yapmak ilginçtir.Making a model plane is interesting.
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.It is easy to make a man one's friend, but hard to keep him so.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod