Ana içeriğe geç
Sözlük

yapmak ile cümle

yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar daha fazla araştırma yapmak için bir tıp uzmanı istedi.They asked a medical expert to do more research.
Evlerinin etrafına bir çit yapmak istiyorlar.They want to build a fence around their home.
Tropik bir adada tatil yapmak istiyorum.I want to take a vacation on a tropical island.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Biraz kurabiye yapmak için hamur açtı.I rolled the dough to make some cookies.
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.In the U.S., it is illegal to torture people in order to get information from them.
Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.An artist uses many tubes of paint to make a large painting.
Sen, ne yapmak istiyorsun?You, what do you like to do?
Yapmak zorunda olduğun şeyi yaptın.You did what you had to do.
Ahlak anlayışının seni doğru olanı yapmaktan alıkoymasına asla izin verme.Never let your sense of morals prevent you from doing what is right.
Çeviri yapmaktan bıktım.I'm tired of translating.
Kayalıktan dalış yapmak istiyorum.I want to dive off the cliff.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
Yapmak istemediğim hiçbir şeyi bana yaptıramazsın.You can't make me do anything I don't want to do.
Tatoeba'ya yeni bir dil eklemek istiyorum, ne yapmak zorundayım?I'd like to add a new language in Tatoeba, what do I have to do?
Annesi onu yapmak istemedi.His mother didn't want to do it.
Bir teklif yapmak istiyorum.I would like to make an offering.
Bu gece benimle seks yapmak ister misin?Do you want to have sex with me tonight?
Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.They wanted to deal in gold and silver.
Onlar tekne yapmak için birçok ağacı kestiler.They cut down many trees to build the boats.
Yol boyunca, konuşmalar yapmak için durdu.Along the way, he stopped to make speeches.
Casusluk yapmakla ilgili resmen suçlanmadı.He was never officially charged with spying.
Yeniden yapmak için hiç para yoktu.There was no money for rebuilding.
Çocuğun planı, tıp öğrenimi yapmak ve bir doktor olarak Saint Croix'a dönmekti.The boy's plan was to study medicine and return to Saint Croix as a doctor.
Lincoln öyle yapmak için anlaştı.Lincoln agreed to do so.
Onun için ödeme yapmak zordu.Paying for it was difficult.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Sen hiç hayatta ne yapmak istediğini düşündün mü?Have you ever thought about what you want to do with your life?
Biz bu konuda bir şey yapmak zorundayız.We have to do something about this.
Birçok durumda, onu yapmak imkansız.In many cases, doing that is impossible.
Yapmak zorunda olduğun ilk şey banyo yapmaktır.The first thing you have to do is take a bath.
Biraz fiziksel egzersiz yapmak istiyorum.I want to do a little physical exercise.
Bu yüzden masturbasyon yapmak zorunda kalıyorum.That is why I'm compelled to wank.
Onlar barış yapmak için geldi.They came to make peace.
Bunu kendiniz yapmak zorundasınız.You have to do it by yourself.
O, o görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.He will have to do that task again.
Güzel bir yürüyüş yapmaktan daha iyi bir şey yoktur.There's nothing better than taking a nice walk.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Antrenman yapmak için favori şarkın nedir?What's your favorite song to workout to?
ilk buluşmada yapmak için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite thing to do on a first date?
Hafta sonlarında yapmak için en sevdiğin şey nedir?What's your favorite thing to do on weekends?
Egzersiz yapmak için günün en sevdiğin vakti nedir?What's your favorite time of day to exercise?
O, işi yapmaktan daha çok işi düşünerek zaman harcar.She spends more time thinking about work than doing it.
Onu yapmaktan başka seçeneğim yoktu.I had no other choice but to do it.
O filmi yapmak birkaç ay sürdü.It took several months to make that movie.
Ben de mangal yapmak istiyorum.I also want to have a barbecue.
Kısa sürede konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech on short notice.
Bunu yapmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to do this?
Bu tür bir şey yapmak aptal görünmesini sağlar.Doing that sort of thing makes you look stupid.
Bütün bu işi tek başıma yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work by myself.
Bütün bu işi kendim yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work myself.
Onu tekrar yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do that again.
Keşke bunu artık yapmak zorunda olmasak.I wish we didn't have to do this any longer.
Her zaman yapmak istediğim tek şey evime yakın iyi bir iş bulmak.One thing I've always wanted to do is get a decent job close to home.
Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Her zaman yapmak istediğim bir şey, bir uçağı uçurmayı öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn to fly an airplane.
Her zaman yapmak istediğim tek şey kendi restoranımı çalıştırmak.One thing I've always wanted to do is run my own restaurant.
Her zaman yapmak istediğim tek şey bir çocuk kitabı yazmaktır.One thing I've always wanted to do is write a children's book.
Annemizin yemek artıklarıyla akşam yemeği yapmaktan başka seçeneği yoktu.Our mother had no choice but to make dinner with leftovers.
Eşiniz yapmaktan hoşlanmadığınız neyi yapmaktan hoşlanıyor?What does your spouse like to do that you don't like to do?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapmak ile cümle - Sayfa 8 - yapmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App