yapmadı ile cümle
yapmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben yapmadım.Ik heb ’t niet gedaan.
Onu ben yapmadım.Dat heb ik niet gedaan.
(Bir şey yapmadım.)Niech Pan nic nie robi.)
Bunu doğrudan doğruya yapmadı.Nie robi tego jednak wprost.
Neden bunu yapmadık?Dlaczego to robiłem?
Daha önce hiçbir filmde yapmadığım birçok şey var burada.Kilka z tych gatunków, nigdy nie było wcześniej filmowanych.
Tüm suçlamaları reddederek savunma yapmadı.Zaprzeczył jednakże wszystkim pozostałym zarzutom.
"Seks işçiliği yapmadım".Jedyne, czego nie robiliśmy razem, to seks”.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.Policja nie podjęła interwencji.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Stopnia doktora nigdy nie otrzymała.
Ailesinin ona yapmadığı kalmamıştır.Starsza nie pozostaje jej dłużna.
ABD hükümet yetkilileri onunla ilgili hiçbir açıklama yapmadılar.Władze amerykańskie odmówiły jakichkolwiek informacji na ten temat.
Sanatçı olaydan sonra West ile herhangi bir konuşma yapmadıklarını da ekledi.Dodała również, że West nie rozmawiał z nią od czasu incydentu.
Flint bu şarkıda vokallik yapmadı.Dylan nawet w ogóle nie śpiewa w tej kompozycji.
Bu dönemde birçok meslektaşının aksine şarkıcılık yapmadı.W tym okresie samiec prawie w ogóle nie śpiewa.
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.W kolejnych latach nie pracował zawodowo.
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.W zwalczaniu reformacji odgrywali jednak początkowo niewielką rolę.
Ama o bunu yapmadı."To nie zostało wykonane”.
Ukrayna Kiev Danimarka gibi Ukrayna da bu şampiyonaya daha önce hiç ev sahipliği yapmadı.Ukraina Kiev Likt Danmark har världsmästerskapet i ishockey har aldrig tidigare spelats i Ukraina.
Neden bunu yapmadık?Varför gjordes den?
2018 yılının Haziran ayında yapılan genel seçimleri için milletvekili adaylığı için başvuru yapmadı. ^ 2018.Han ställer upp för omval i parlamentsvalet i juni 2017. ^ sådan.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.Arméförbanden ingrep inte för att få stopp på våldet.
(Bir şey yapmadım.)Nej det gör jag inte.)
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.I början byttes lagen inte om att slå straffsparkar.
Kardeşlerinin Yusuf'u kıskanması babası İsrail'in de aklına takılmıştı ancak bu konuda bir şey yapmadı.Mose övertalade Herren att inte förgöra Israels folk.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Den var så snabb att man inte såg den.
Daha önce bir kayıt yapmadı.Han hann aldrig medverka på några inspelningar.
Başlangıçta hiçbir komutan işlem yapmadı.I början var det ingen befälhavare som vidtog någon åtgärd.
Expo’58’den sonra Belçika bir daha dünya fuarına ev sahipliği yapmadı.Після Експо'58 Бельгія більше не проводила Всесвітні виставки.
Neden bunu yapmadık?Чому він це зробив?
İnsanların işlerini gerektiği gibi yapmadıklarını düşünüyor.Вони відрізняються тим, що для своєї роботи не вимагають використання робочої рідини.
KIZ KÖYLÜLERİ DAMATLARA İSTEDİKLERİNİ YAPTIRIRLAR YAPMADIKLARINDA KIZ VERİLMEZ.Потривожені селяни не знають що їм робити.
Bir erkekle asla bir şey yapmadım.Я ніколи не мав проблем з цим хлопцем.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.І так собі, не поспішаючи, робив багато справ.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Він завжди шкодував, що не продовжив докторантуру.
Tüm suçlamaları reddederek savunma yapmadı.Сама дівчина всі звинувачення відкидала.
Niçin tavsiyemi yapmadın?Чому ти не послухав моєї поради?
Tom yanlış bir şey yapmadığını söylüyor.Том каже, що не зробив нічого поганого.
Tom yapmadığım hiçbir şeyi yapmadı.Том не зробив нічого такого, чого не зробив би я.
Henüz Tom'a ödeme yapmadı.Вона ще не заплатила Тому.
Henüz Tom'a ödeme yapmadı.Він ще не заплатив Тому.
Tom bunu daha önce yapmadı.Том ще не робив цього.
(Bir şey yapmadım.)(Ono se to neudělalo.)
Beni asla zorba ve asi yapmadı.Nikdy jsem se nedostal do potyčky s ostatními gangy nebo něco takového.
Michael, Westmoreland gülümser ve teşekkür eder, fakat Westmoreland ona "bunu senin için yapmadım" der.Scofield poté potkává Westmorelanda, kterému děkuje, ale starcova odpověď zní, že to neudělal pro něj.
Montpellier'de eczacılık eğitimi gördü, fakat hiç eczacılık yapmadı.Vystudoval lékařství na univerzitě v Montpellier, ale medicínu nikdy neprovozoval.
Daha önce bir kayıt yapmadı.Za dobu existence nenahrála žádné nahrávky.
Meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemiştir.Meyer a declarat că înainte de a scrie romanele nu s-a informat în niciun fel despre mitologia vampirilor.
Başlangıçta anlaşma büyük siyasi yelpazeyi değiştirmek için pek bir şey yapmadı.La începtu, tratatul unional nu a modificat în mod semnificati spectrul politic.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Nu a profesat niciodată avocatura.
Asla küçük-büyük rol ayrımı yapmadı.Tatăl lui n-a jucat niciodată un rol politic major.
Neden bunu yapmadık?De ce n-ai făcut-o?”
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Nu o face însă, renunțând în ultimul moment.
Yazmaktan ve gezmekten başka bir iş yapmadı.El nu a făcut niciodată nimic altceva în afară de a scrie.
Bildiğim kadarıyla, o hiçbir zaman böyle bir yanlış yapmadı.Din câte știu, el nu a făcut niciodată aşa o greşeală.
Gazete okumaktan başka bir şey yapmadı.El nu a făcut nimic altceva decât să citească ziarele.
Kız bütün gün okumaktan başka bir şey yapmadı.Fata nu a făcut nimic altceva decât să citească toată ziua.
Hile yapmadım.N-am trișat.
Blöf yapmadığını nereden bileyim?De unde să știu că nu mergi la cacealma?
Blöf yapmadığını nereden bileyim?De unde să știu că nu blufezi?