yapmadı ile cümle
yapmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.Los policías no se atrevieron a intervenir.
Para atışını kaybeden tarafın kaptanı ise, kazanan tarafın seçim yapmadığı tarafta seçim yapar.El equipo perdedor del volado realizará su elección en la mitad que el ganador no haya seleccionado.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Hasta que no lo hice no paré.
O zamanki Eksarhı bunu yapmadı ve görevinden alındı.Eso no le fue perdonado y le costó el cargo.
Çiçek muhtemelen daha gençti çünkü on sekiz yıl doğum yapmadı.No jugo porque era el más joven y tenía 18 años.
Yapmadığı takdirde kişide bir iç sıkıntısı belirir.Sin ella alguien va a salir lastimado.
Kronik bir hastalığı sebebiyle de askerlik yapmadı.No hizo el servicio militar a causa de su enfermedad.
Sara bağırarak onun hiçbir şey yapmadığını söyler ama Michael tutuklanır.Sara grita diciendo que no es cierto, pero Michael se entrega por Sara.
Film bu başarısına rağmen Fransa'da yine de gişe yapmadı.A pesar de este reconocimiento, a la película no le fue bien en la taquilla francesa.
Onu benim için yapıp yapmadığını bilmiyorum.Non so se l'avrebbe fatto per me.
Ben İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine tercüme yapmadım.Non traduco dall'inglese al giapponese parola per parola.
O bütün olarak, kötü yapmadı.In linea di massima non ha fatto male.
Yemin ederim, ben bir şey yapmadım.Io non ho fatto niente, lo giuro.
O, makyaj yapmadığı zaman bile, o çok güzeldir.Anche quando non si trucca è molto bella.
Hala onu yapmadım.Non l'ho ancora fatto.
Tom dün gece banyo yapmadı.Tom non ha fatto il bagno ieri sera.
Bunu daha önce hiç yapmadın, değil mi?Non l'hai mai fatto prima d'ora, non è vero?
Blöf yapmadığını nereden bileyim?Come so che non stai bluffando?
Neden ev ödevini yapmadın?Perché non hai fatto i compiti?
Tom'un daha önce böyle bir şeyi hiç yapmadığından oldukça eminim.Sono abbastanza sicuro che Tom non ha mai fatto una cosa del genere prima d'ora.
Tom'un başının belada olduğunu hepimiz biliyorduk fakat hiçbirimiz yardım etmek için bir şey yapmadı.Tutti noi sapevamo che Tom era nei guai, ma nessuno ha fatto niente per aiutarlo.
Neden bunu yapmadık?Perché l'abbiamo fatto?
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Non esercitò mai come medico.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.La polizia non è riuscita a intervenire.
Montpellier'de eczacılık eğitimi gördü, fakat hiç eczacılık yapmadı.Studiò medicina a Montpellier, ma non praticò mai la professione di medico.
Daha önce bir kayıt yapmadı.Non ne venne mai realizzato un video.
(Bir şey yapmadım.)(L'ha fatto.)
Meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemiştir.Stephenie Meyer ammette di non aver fatto ricerche sulla mitologia dei vampiri prima di scrivere Twilight.
Daktilo ile yazı yazan kişiler aynı anda tek aralık bırakmaya geçiş yapmadılar.I testi che formano il canone, infatti non sono stati scritti tutti durante lo stesso periodo.
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Non sono mai emerso, né ritenevo che fosse giusto farlo.
Bir buçuk yıl tiyatro yapmadı.Tuttavia non lavora più per l'agenzia da un anno e mezzo.
Buna öfkelenen Chris kötü bir şey yapmadıklarını söyler ve cezayı reddeder.Claire, incredula, dice che non le vogliono fare del male e si rifiuta quindi di scappare.
Ailesinin ona yapmadığı kalmamıştır.Ella le assicurò che non sarebbe accaduto niente ai suoi famigliari.
O yanlış bir şey yapmadı.Он ничего плохого не сделал.
Okula asla devamsızlık yapmadım.Я никогда не пропускал школу.
Yanlış bir şey yapmadığından eminim.Я уверен, что он не сделал ничего плохого.
Yanlış bir şey yapmadık.Мы не делали ничего плохого.
Bunu ben yapmadım, değil mi?Я этого не делал, не так ли?
Tom aslında hiçbir şey yapmadı.На самом деле, Том ничего не делал.
Öğlen oldu biz hala kahvaltı yapmadık.Мы ещё и не завтракали, а уже время обеда.
Onu biz yapmadık.Мы его не создавали.
Derse gitmeyeceğim çünkü ev ödevini yapmadım.Я не пойду на урок, потому что не сделал домашнее задание.
Expo’58’den sonra Belçika bir daha dünya fuarına ev sahipliği yapmadı.После Экспо’58 Бельгия пока больше не проводила Всемирные выставки.
Nefes çalışması veya meditasyon veya kutsal metinlerin tetkiki gibi herhangi bir çalışma yapmadım.Я не практиковал никакой специальный метод дыхания, или медитации, или изучения священных текстов.
Rihanna Navy takımı henüz bir saatlik mix yapmadılar mı?Кто-нибудь из фанатов Рианны сделал микс длительностью в один час?
Yapmadı mı ne çabuk unutuyoruz.Не слишком ли быстро забыли они это?
Bunun yanında; utanılacak bir şey yapmadım."Хотя он меня не напугал».
Neden bunu yapmadık?Почему мы это сделали?
(Bir şey yapmadım.)(Не осуществлено.)
"Seks işçiliği yapmadım".«Просто я не хочу продавать секс.
Bahçenin geometrik yapısında ise ciddi bir değişiklik yapmadı.В остальном геймплей не подвергся серьёзным изменениям.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Медицинской практикой он, однако, никогда не занимался.
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.Никогда за много лет не пропускал службу.
Meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemiştir.По словам Стефани Майер, перед написанием книги она не изучала легенды о вампирах.
Söz konusu ihbarı da ben yapmadım" demiştir.Тогда я сообщу истину».
Yapmadığı takdirde kişide bir iç sıkıntısı belirir.Куда бы он не пошёл от него одни неприятности.
Bir erkekle asla bir şey yapmadım.Никогда не был человеком.
Avustralya Grand Prix haftasonu başladığında, Brawn GP takımının şaka yapmadığı anlaşılmaya başladı.В первом Гран-при сезона стало очевидно доминирование команды «Brawn GP».
Öğretmenlik yapmadı.Учиться не пришлось.
İnönü, onu bir daha milletvekili yapmadı.Больше он уже никогда не служил в качестве штатного сотрудника.