Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hiç yanlış yapmadım.I've done nothing wrong.
İnan bana, asla yanlış bir şey yapmadım.Believe me, I never did anything wrong.
Tom'un bir hamle yapması gerekiyor.Tom needs to make a move.
Bugün canım hiçbir şey yapmak istemiyor.I don't feel like doing anything today.
Ne yapman gerektiğini sana ben söyleyemem.I can't tell you what to do.
Benim dediğim gibi yapmak zorundasın.You have to do as I say.
Yapmak istediğim son şey ona zarar vermektir.The last thing I want to do is hurt her.
Ben her zaman bunun yapmak için doğru şey olacağını düşündüm.I always thought this would be the right thing to do.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
Her şeyi kendi başıma yapmak zorundaydım.I had to do everything on my own.
Onlar aynı şeyi yapmalı.They should do the same thing.
Tom bunu ücretsiz yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says that he's willing to do it for free.
Mary onu ücretsiz yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Mary says that she's willing to do it for free.
Savaş yapmak, barış yapmaktan daha kolaydır.It's easier to make war than to make peace.
Lütfen on yapmayı durdurur musun?Would you stop doing that, please?
Neden bunu yapmaya karar verdiğimizi kimse hatırlıyor mu?Does anybody remember why we decided to do this?
Neden bunu yapmaya karar verdiğimizi hatırlayan var mı?Does anybody remember why we decided to do this?
Bunu yapmak için zamanımın olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know whether I will have time to do it.
Onu yapmak için vaktim olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I will have time to do it.
Bir şey yapmak zorundayız.We have to do something.
Bu yapman gereken şey.This is what you're supposed to do.
Tom onu yapmayacağına yemin etti.Tom vowed he'd never do it.
Kitap okumak yolculuk yapmaya benzer.Reading a book can be compared to a journey.
Ve bunu neden yapmalıyım?And why would I do that?
Ne yapmalıydım?What was I supposed to do?
Tom beni aradı ve ona bir iyilik yapmamı istediğini söyledi.Tom called me and said that he needed me to do him a favor.
Tom'u işi yapması için ikna edip edemeyeceğimi görelim.Let's see if I can convince Tom to do the job.
Ben yapmam gerekeni yapacağım.I will do what I need to do.
Ne yapmak istediğimi biliyorum.I know what I want to do.
Yapmak zorunda olduğum şeyi şimdi biliyorum.I know now what I have to do.
Bunu yapma. Bu senin işin değil.Don't do that. It's not your job.
Tom 100 saat toplum hizmeti yapmak zorundaydı.Tom had to perform 100 hours of community service.
Tom gece yürüyüşler yapmayı sevmez.Tom likes taking walks at night.
Tom kağıt uçak yapmaktan hoşlanır.Tom likes making paper aeroplanes.
Bir seçim yapmak sana kalmış.It's up to you to make a choice.
Şimdi ne yapmayı planladığını bilmek isterdim.I would like to know what you intend to do now.
Şimdi ne yapmayı planladığını bilmek isterim.I'd like to know what you intend to do now.
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.If you want something done, ask a busy person to do it.
Onu yapmaman daha iyidir!You better not do that!
Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha fazla egzersiz yapman gerekir.If you want to keep healthy, you should do more exercises.
Sağlıklı kalmak istiyorsan, daha çok egzersiz yapmalısın.If you want to keep healthy, you should do more exercises.
Bir şey yapmaya çalışalım.Let's try to do something.
Ben gelene kadar hiçbir şey yapmayın.Don't do anything until I come.
O bunu yapmak için çok yaşlı değil.He is not too old to do it.
O kişi bir şey yapmak istemiyor.That person doesn't want to do anything.
Resim yapmayı sevmiyorum.I don't like to paint.
Ağlamaktan başka bir şey yapmaz.He does nothing but cry.
Tom daha önce hiç böyle bir şey yapmadı.Tom has never done anything like this before.
İki şeyi aynı anda yapmak olası değildir.It's not possible to do two things at once.
Eğitmen her gün egzersiz yapmamı tavsiye etti.The instructor advised me to exercise every day.
Kimse onu yapmaz.Nobody does that.
Biz sadece onu yapmak zorundayız.We just have to do it.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, bazen onu kendin yapmalısın.If you want something done right, sometimes you've just gotta do it yourself.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu bazen kendin yapmalısın.If you want something to be done right, sometimes you've just got to do it yourself.
Programlama yapmayı biliyor musun?Do you know how to program?
Onu bir arabada asla yapmadım.I've never done that in a car.
Her zaman senin gibi yemek yapmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to cook like you.
Her zaman sizin gibi yemek yapmayı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn to cook like you.
Bunu yapmak istedim ama yapamadım.I wanted to do it, but could not.
Yapmam gereken her şeyi yaptım.I have done everything I was supposed to do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod