Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, resim yapmayı sever.She likes painting pictures.
Aptalca bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should do something stupid.
Yapmam gereken çok şey olduğu için bunalımdayım.I feel depressed because there are a lot of things I have to do.
Kazara geç kalırsa ne yapmalıyız?What should we do if he happens to come late?
Geç gelirse, ne yapmalıyız?What should we do if he comes late?
Yağmur yağarsa ne yapmalıyız?What should we do if it rains?
Bunu bir daha yapmak istemiyorum.I don't want to do it again.
Hayır, onu yapmayacağım.No, I won't do that.
O işi benim yapmam imkansızdır.That job is impossible for me to do.
Komik bir şey yapmaya çalışma.Don't try anything funny.
Yılda kaç kez kayak yapmaya gidersin?How many times a year do you go skiing?
Üç ülke bir ülke yapmak için birleştirildi.The three countries were united to make one country.
Şimdi ne yapmak zorundasınız?What do you have to do now?
Her gün spor yapmak son derece önemlidir.It's extremely important to do sport every day.
Yapmak istemediğim hiçbirşeyi yapmaya beni zorlayamazsın.You can't force me to do anything I don't want to do.
Kışın sık sık kayak yapmaya gittik.We often went skiing in the winter.
Ben de resim yapmayı seviyorum.I like painting, too.
Ben aynı zamanda resim yapmayı da severim.I also like painting.
Onun ne yapmamı istediğini anlamıyorum.I don't understand what she wants me to do.
Onun gezegendeki eğlence, çok boyutlu yüksek matematik yapmak demekti.Entertainment on his planet meant doing multidimensional higher mathematics.
Ne kadar yorgun olursan ol, onu yapmak zorundasın.No matter how tired you are, you have to do it.
Ne kadar yorgun olursan ol onu yapmalısın.No matter how tired you might be, you have to do it.
Onu yapmanın avantajını anlayamıyorum.I can't see the advantage of doing that.
Eğer daha fazla egzersiz yapmazsan, sağlıksız olacaksın.If you don’t do more exercise, you’ll be unhealthy.
Bunu hemen yapmak zorunda değilsin.You don't have to do it immediately.
Onu hemen yapman gerekmiyor.You don't have to do it right away.
Kocam iktidarsızsa ne yapmalıyım?What should I do if my husband is impotent?
Kocam horlarsa ne yapmalıyım?What should I do if my wife snores?
Onu şimdi yapmalıyım.I should do it now.
Bay Kaifu herkesin içinde konuşmalar yapmaya alışkındır.Mr. Kaifu is used to making speeches in public.
Keşke onu yapmasan.I wish you wouldn't do that.
Tom bunu yapmayacak.Tom is not going to do it.
Tom'un bunu yapmamak için gerekçesi yoktu.Tom had no reason not to do it.
Keşke onu yapmasaydın.I wish you hadn't done that.
Umarım onu yapmazsın.I hope you don't do that.
Bunu neden yapmadın?Why didn't you do that?
Tom daha önce bu tür bir şey asla yapmadı.Tom had never done that kind of thing before.
Eğer bu üstesinden gelmen için çok fazlaysa, öyleyse onu yapmak zorunda değilsin.If it's too much for you to handle, then you don't have to do it.
O, ev işlerinde herhangi bir yardım yapmaz.He doesn't give any help with housework.
Proje üzerinde işbirliği yapmalıyız.We should collaborate on the project.
Herkes onu yapmamı istedi.Everybody wanted me to do it.
Tom onların kirli işini yapmak istemedi.Tom didn't want to do their dirty work.
Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.You'd better tell me if you did something wrong.
Eğer özür dileyeceksen bunu derhal yapmalısın.If you're going to apologize, you should do it right away.
Alışveriş yapmaya gelmek ister misin?Do you want to come to do the shopping?
O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.He's a painter, but he doesn't do traditional Chinese painting.
Ölü numarası yapma.Don't play dead.
Ne kadar meşgul olduğun önemli değil, ödevini yapmak zorundasın.No matter how busy you are, you have to do your homework.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak için zamanım yok.I don't have the time to do everything I want to do.
Daha iyisini yapmak için çabalamalıyız.We must strive to do better.
Yapmanız gereken tek şey, oraya gitmek.All you have to do is go there.
Yapman gereken tek şey oraya gitmek.The only thing you need to do is go there.
Bana hile yapmayın!Don't cheat me!
Eğer onu yapmak istemiyorsan, yapma!If you don't want to do it, don't!
Söylediklerinizin doğru olduğunu varsayarsak, ne yapmalıyım?Assuming what you say is true, what should I do?
Liseden mezun olduğundan beri hiçbir şey yapmadı.He hasn't been doing anything since he graduated from high school.
Spor yapmaya ihtiyacın yok.You don't need to do sports.
Sen onur ve ölüm arasında seçim yapmak zorundasın.You have to choose between honor and death.
Mary reverans yapmalı.Mary should curtsey.
Lütfen bunu bir daha yapma.Please don't do that again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod