Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ödevimi yapmaya yardım ettiğin için teşekkürler.Thank you for helping me to do my homework.
Sen sadece bir şey yapmadan orada durmak zorundasın.You only have to stand there without doing anything.
Tamamen anlamadığın bir durum hakkında genelleme yapmak tehlikelidir.It is dangerous to generalise about a situation which you do not fully understand.
Numara yapmayı kes ve gerçeği itiraf et.Stop pretending and confess the truth.
O, asla metroyla yolculuk yapmadı.She had never traveled by subway.
Ben senin teklifini takdir ediyorum, ama bunu tek başıma yapmaya çalışmak istiyorum.I appreciate your offer, but I'd like to try to do this on my own.
Canım kutlama yapmak istemiyor.I don't feel like partying.
Şu anda canım bir şey yapmak istemiyor.I don't feel like doing anything right now.
Beth Chris'e eğer banyo yapmazsa onunla çıkmayacağını söyledi.Beth told Chris that if he didn't take a bath, she wouldn't go on a date with him.
Beth, Chris'e eğer banyo yapmazsa onunla çıkmayacağını söyledi.Beth told Chris that if he didn't take a bath, she wouldn't go out with him.
O, yapmak istemese bile onu yapmak zorundaydı.She had to do it even though she didn't want to.
Jack matematik sınavında hiç hata yapmadı.Jack didn't make any mistakes on the math test.
Bunu yapmamın imkanı yok.There's no way I'm doing that.
Ken sonunda yapmak için yola çıktığı şeyi başardı.Ken finally accomplished what he set out to do.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım önemi yok, Ken ona yapmasını söylediğim şeyi yapmadı.No matter what I tried, Ken wouldn't do what I told him to do.
Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
İsteklerimden herhangi birini benim için yapmamanı istiyorum.I ask you not to fulfill for me any of my requests.
Onu yapmak için istekli değilim.I'm not willing to do that.
Bazen doğru yapıp yapmadığımı merak ediyorum.Sometimes I wonder if I did right.
Bunu tertemiz yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to clean this up.
Yapmak zorunda olduğun bütün şey zemini süpürmektir.All you have to do is sweep the floor.
Gezi yapmak çok eğlencelidir.Taking trips is a lot of fun.
Sana hemen ödevini yapmanı emrediyorum.I order you to do your homework right away.
Onu bulursam onunla ne yapmam gerekir?What should I do with him if I find him?
Ne yapmayı planladığını biliyorum.I know what you're scheming to do.
Bir milyon dolar için benimle seks yapmak ister misin?Would you have sex with me for a million dollars?
Mary biraz yağ kaybetmek istiyor ama Tom onun bunu yapmaması gerektiğini düşünüyor.Mary wants to lose some fat, but Tom thinks that she shouldn't.
Bunu hiçbir surette yapmazdım.I wouldn't do it for all the tea in China.
Bunu dünyadaki tüm para için yapmazdım.I wouldn't do it for all the money in the world.
Mary sınavda hile yapmak için zaman makinesini kullandı.Mary used her time machine to cheat on the exam.
Öyle adamlarla iş birliği yapmasan iyi olur.It'd be better if you didn't associate with men like that.
Öyle adamlarla işbirliği yapmamalısın.You shouldn't associate with men like that.
Hata yapmaktan korkmana gerek yok.You don't need to be afraid of making mistakes.
Annem biraz alışveriş yapmak için mağazaya gitti.My mother went to the department store to do some shopping.
Tom pişman olacağı bir şey yapmak istemedi.Tom didn't want to do something he would regret.
Normal olarak, biz onu İspanya'da yapmayız.Normally, we don't do that in Spain.
Ben bir çocukken kayak yapmaya çok gittim.I went skiing a lot as a kid.
Yemin ederim, ben bir şey yapmadım.I swear, I didn't do anything.
Bu aptalca tavırlarıyla Maria kendi kibrini kanıtlamaktan daha fazlasını yapmaz.With these stupid attitudes, Maria doesn't do more than proving her own arrogance.
Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.When Aunt Mary passed away without making a will, her death was a total loss.
Aklı başında hiç kimse bunu yapmazdı.No one in their right mind would do this.
Bunu zamanında yapmak için koştum.I ran in order to make it on time.
Zaman kazanmak için ne yapmalıyım?What should I do in order to save time?
Zaman ayırmak için ne yapmalıyım?What should I do in order to spare time?
Çok gürültü yapmayın lütfen. Ders çalışmaya çalışıyorum.Please don't make so much noise. I'm trying to study.
Onunla ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do with that?
Tom'un, ev ödevini kendi başına yapmadığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom doesn't do his homework by himself.
Ve şimdi ne yapmak istersin?And now what would you like to do?
Bunu artık yapmak istemiyorum.I don't want to do this anymore.
Ödeme yapmadığım için memnunum.I'm glad that I'm not paying.
Ona ne yapmak istiyorsun?What do you want to do to her?
Ben bu ikisinin arasında seçim yapmak zorundayım.I have to choose between these two.
Ben ikisinin arasında seçim yapmak zorundayım.I have to choose between the two.
Ne kadar zor olursa olsun, işi yapmak için kararımı verdim.I made up my mind to do the work no matter how hard it might be.
Bunu yapmaktan vazgeçmeyeceğim!I won't stop doing it!
Önerdiğimi yapmalısın.You should do what I suggest.
Biri her şeyde elinden gelenin en iyisini yapmalı.One has to do one's best in everything.
Hiçbir şeyi yarım yamalak yapma.Don't do anything halfway.
İkimizden biri onu yapmak zorunda.One of the two of us has to do it.
Onu yapmayı umuyorum.I hope to make it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapma ile cümle - Sayfa 35 - yapma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App