Resim yapmak için zamanım bile yoktu!I didn't even have time to paint!
Onu yapmayı bitirir bitirmez sana yardım edeceğim.As soon as I've finished doing that, I'll help you.
Bir dahaki sefere ne yapmak istediğini düşünüyorsun?What are you thinking you'd like to do next time?
Şimdi ne yapmak istiyorsunuz?What would you like to do now?
Değişiklik yapmam gerekiyorsa bana bildir.Let me know if I need to change.
Yoshida, baskı yapma.Yoshida, don't stress.
Bunu yapmak için zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have time to do it.
Kahvaltı yapmak için tam yeterli zamanımız var.We just have enough time to eat breakfast.
Ne yapmam gerektiğinden emin değilim.I'm not sure what I should do.
Ben biraz alışveriş yapmak için süpermarkete gidiyorum.I'm going to the supermarket to do some shopping.
Bunu yapmak istediğinizden emin misiniz?Are you sure you want to do it?
Bunu yapmak istediğine emin misin?Are you sure you want to do this?
Onu yapmak istediğinizden emin misiniz?Are you sure you want to do that?
Sanırım konaklama ve uçuş rezervasyonu yapmadan önce karar versem iyi olur.I guess I had better decide before I book the accommodation and flights.
Onu kendi başına yapmasına izin verme.Don't let him do it by himself.
Tom Mary'ye doğru şeyi yapması için yardım etmek istedi.Tom wanted to help Mary do the right thing.
Kurabiye yapmak zaman alır.Making cookies takes time.
Tatillerde günleri bir şey yapmadan geçiririm.Over the holidays, I spent days doing nothing.
Lütfen işi yapmamıza izin verin.Please allow us to do the work.
Ben yemek yapmakta başarısız oluyorum.I am failing at cooking.
Bütün işi yalnız yapmak zorunda bırakıldım.I was compelled to do all the work alone.
O, akşam yemeğinden sonra hemen ev ödevini yapmaya başladı.She began doing her homework immediately after dinner.
Onu şimdi yapmalısın.You should do that right now.
Bir dönme dolaba binme yapmak için en sevdiğim şey.Riding in a Ferris wheel is my favorite thing to do.
Biraz egzersiz yapmalısın.You should get some exercise.
O sonunda yapmaya başladığı şeyi başardı.He finally achieved what he set out to do.
Bir dövme yapmayı düşündüm ,ama o düşünceden vazgeçtim.I thought about getting a tattoo, but I gave up on that thought.
O işi yapmayı kabul etti.He's agreed to do the job.
Şaka yapmak kuşkusuz öğrenmek için en iyi yoldur.Joking is undoubtedly the best way to learn.
Gösteriş yapmayın.Don't show off.
Öyle aptalca şeyler yapmaz.He doesn't do stupid things like that.
Egzersiz yapmaktan nefret ediyorum.I hate exercising.
Böyle bir raket yapmayın!Don't make such a racket!
Hazırlık yapmalıyız ki hiçbir şeyden pişman olmayalm.We must prepare so that we will regret nothing.
Canım yapmak istemiyor.I do not feel like doing it.
O hayır işi yapmada aktiftir.He's active doing charity work.
Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.He achieved his aim of studying abroad.
Herhangi bir ilerleme yapmadığım için ders çalışmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy studying because I don't make any progress.
Birkaç telefon konuşması yapmak istedim.I wanted to make some telephone calls.
Yapmam gereken bir sürü şey var.There are a lot of things I have to do.
Etrafta şaka yapmayın.Quit joking around.
O konuda şaka yapmayın.Don't joke about that.
Çiş yapmak zorundayım.I have to take a leak.
O, bir röportaj yapmayı reddetti.He refused to give an interview.
Benim kocam iktidarsız. Ne yapmalıyım?My husband is impotent. What should I do?
O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu yapmayı imkansız buldu.She tried to lift the box, but found it impossible to do.
Birkaç telefon görüşmesi yapmak istedim.I wanted to make several phone calls.
Yapmam gerekeni yaptım, eğer bir kez daha yapmak zorunda olsam yine yapardım.I did what I had to do, and if I had to do it again, I would...
Sabahleyin kendimi çok tembel hissediyorum, hiçbir şey yapmak istemiyorum.During the morning I feel very lazy, I don't want to do anything.
Yıllardır resim yapmadım.I haven't drawn for years.
Tanrım, Tanrım, ne yapmalıyım?Oh God, oh God, what do I do?
Yapmamanı söylediğim her şeyi yapıyorsun.You do everything I tell you not to.
Aşkla şaka yapmamalıyız.We mustn't joke around with love.
Kendi kendime "Ne yapmalıyım?" dedim."What should I do?" I said to myself.
O kendi kendine, "Sonra ne yapmalıyım?" dedi."What should I do next?" she said to herself.
Lütfen bundan sonra ne yapmam gerektiğini bana söyler misiniz?Would you please tell me what I should do next?
Gelecek tatilimiz boyunca ne yapmalıyız?What should we do during our next vacation?
Gelecek tatilimiz için ne yapmak istiyorsun?What do you want to do for our next holiday?
Ben yokken terbiyesizlik yapma.Behave yourself while I'm gone.
Yapmaya değer bir şey iyi yapmaya değer.Anything worth doing is worth doing well.