Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir değişiklik yapmak istedi.Tom wanted to make a change.
Tom onlara onu yapmamalarını söyledi.Tom told them not to do that.
Tom iyi bir iş yapmak için Mary'ye güvenebileceğini düşündü.Tom thought that he could count on Mary to do a good job.
Tom hâlâ bana ödeme yapmadı.Tom still hasn't paid me.
Tom kesinlikle Mary'nin onun ne yapmasını istediğini bilir.Tom definitely knows what Mary wants him to do.
Şimdiye kadar bunu hiç kimse yapmadı.Nobody has ever done that.
Daha fazlasını yapmak istiyorum.I'd like to do more.
Daha fazlasını yapmak isterim.I would like to do more.
Bu, o hareketi yapmayacağım anlamına gelmiyor.That doesn't mean that I'll stop doing it.
Zaman tasarrufu yapmak için ne yapmalıyım?What should I do to spare time?
Onu yapmak zorundayım.I am forced to do it.
Bahar temizliği yapmak istiyorum.I want to do spring cleaning.
Hata yapmaktan korktuğu için konuşmak istemiyor.She doesn't want to speak, being afraid of making mistakes.
Ne yapmamı istediğini anlamıyorum.I don't understand what he wants me to do.
Evet, bunu yapmanı istiyorum.Yeah, I want you to do it.
Evet, bunu yapmanızı istiyorum.Yeah, I want you to do it.
Tom yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.Tom was accused of doing sloppy work.
Tom onun yaptığını yapmamalıydı.Tom shouldn't have done what he did.
Tom onu yapmamalıydı.Tom shouldn't have done it.
Tom aynısını yapmalı.Tom should do the same.
Tom yaptığımın aynısını yapmalı.Tom should do the same thing I do.
Tom onu yapmayı durdurmalı.Tom ought to stop doing that.
Tom para hakkında asla şaka yapmaz.Tom never jokes about money.
Tom işi hakkında asla şaka yapmaz.Tom never jokes about his job.
Pazar günü Tom asla yemek yapmaz.Tom never cooks on Sunday.
Tom kayak yapmayı sever.Tom loves skiing.
Kadenzi dekadenzle yapmak büyük hata olurdu.Mistaking cadenza with decadence would be a great mistake.
Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.In order to make this cake you need baking powder and unsalted butter.
Şimdi gösteriş yapma zamanı değil.Now's not the time to be showing off!
Bunu yapmaktan mutluyuz.We're happy to do it.
Keşke bu raporları yapmak zorunda olmasam.I'd wish I wouldn't have to do these reports.
Bunu yapmanın biraz riskli olduğunu hissediyorum.I feel it's a tad risky to do that.
Bu yılki hedefine ulaşmak için ne yapman gerekir?What do you need to do in order to achieve your goals this year?
Bana dün okula devamsızlık yapma nedenini söyle.Tell me why you were absent from school yesterday.
O, zamanında fren yapmadı ve bir ağaca çarptı.He didn't brake on time, and ran into a tree.
Bir telefon görüşmesi yapmak zorundayım.I have to make a call.
Tom bu sorun hakkında bir şey yapmak zorunda.Tom has to do something about this problem.
Tom diyet yapmak zorunda.Tom has to go on a diet.
Tom her şey için ödeme yapmak zorunda.Tom has to pay for everything.
Tom işi yapması için Mary'yi tuttu.Tom hired Mary to do the job.
Ben hatalarımdan çok şey öğrendim, birkaç tane daha yapmayı düşünüyorum!!I've learned so much from my mistakes, I'm thinking of making a few more!!
O reçel yapmak için elmalar kullandı.She used apples to do the jam.
O, bu görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.He'll have to do this task again.
Çocuklara sessiz kalmalarını emrettim, ama onlar gürültü yapmaya devam ettiler.I ordered the children to stay quiet, but they kept on making noise.
Ben onun yapmak için kolay olacağını düşünmüştüm.I thought it would be easy to do.
Tom her zaman diğerlerinin beklediği şeyi yapmaz.Tom doesn't always do what others expect.
Tom genellikle öyle şeyler yapmaz.Tom doesn't usually do things like that.
Onu bir kez daha yapmayı dene.Try doing it once more.
Hepinizin yapması gereken, onun tavsiyesine uymaktır.All you should do is follow his advice.
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen beni ara.Please call me when you have decided what you would like to do.
Bir şeyi sadece isteksizce yapmak yapabileceğin en kötü şeydir.Doing something only half-heartedly is the worst thing you can do.
Böyle bir şey yapmak için deli olmak lazım.You have to be crazy to do something like that!
Umarım onu yapmak zorunda değilsin.I hope you don't have to do that.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir.Tom has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyin çok riskli olduğunu düşündü.Tom thought what Mary asked him to do was way too risky.
Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.The government should invest more money in agriculture.
Sen ve o işi yapmak zorunda.You and he have to do the job.
Onunla sen işi yapmak zorundasınız.You and he have to do the job.
Tuzlu su ile gargara yapmak öksürüğü durdurmaya yardım eder.Gargling with salt water helps stop coughing.
Sağduyu ile bir kişi, bu tür bir şeyi asla yapmaz.A person with common sense would never do this kind of thing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod