Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kesinlikle yemek yapma hakkında çok şey bilir.Tom certainly knows a lot about cooking.
Tom kesinlikle işi yapmak için nitelikli değil.Tom certainly isn't qualified to do the job.
Tom kesinlikle bunu yaşanacak daha iyi bir yer yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make this a better place to live.
Tom kesinlikle partimizi daha eğlenceli yapmak için yardım etti.Tom certainly helped make our party more fun.
Tom kesinlikle o tür cezayı hak edecek bir şey yapmadı.Tom certainly hadn't done anything that deserved that kind of punishment.
Tom'a kesinlikle onun yaptığını yapmasına izin vermedim.Tom certainly didn't have my permission to do what he did.
Tom kesinlikle genellikle yaptığı kadar iyi bir iş yapmadı.Tom certainly didn't do as good a job as he usually does.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi kesinlikle yaptı.Tom certainly did what Mary accused him of doing.
Tom kesinlikle bizim onun yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.Tom certainly did everything we asked him to do.
Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.Tom caught Mary trying to steam open an envelope addressed to him.
Tom ne yapması gerektiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly what he was supposed to do.
Tom Mary'ye bu durumda ne yapması gerektiğini düşündüğünü sordu.Tom asked Mary what she thought he should do in this situation.
Tom Mary'ye gerçekten ne yapmak istediğini sordu.Tom asked Mary what she really wanted to do.
Tom Mary'den telefonunda hiç şehirlerarası konuşma yapmamasını rica etti.Tom asked Mary not to make any long-distance calls on his phone.
Tom, görünüşe göre yapacağını söylediği şeyi yapmadı.Tom apparently didn't do what he said he would do.
Tom neredeyse hiç kahvaltı yapmaz.Tom almost never eats breakfast.
Reşit olmadığı için, onlar Tom'a bir içki servisi yapmadılar.They wouldn't serve Tom a drink because he was underage.
Tom'un şimdiye kadar yapmaya çalıştığı en tehlikeli şey bangee jumping'tir.The most dangerous thing Tom ever tried to do was bungee jumping.
Doktor Tom'a bir hafta boyunca banyo yapmamasını söyledi.The doctor told Tom not to take a bath for a week.
Ne yapmanız gerektiğine Tom karar versin.Let Tom decide what you need to do.
Tom'un Mary'ye yapacağını söylediği şeyi yapmaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom didn't do what he'd told Mary he was going to do.
Tom'un çılgınca bir şey yapmayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom won't do anything crazy.
Sanırım Tom yapmak istediği bir şeyi başarabilirdi.I think Tom could accomplish just about anything he decides to do.
Tom'un ondan yapmasını istediğimi yapmayacağına inanmak için hiçbir nedenim yok.I have no reason to believe that Tom won't do what I asked him to do.
Tom'un şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.I can't tell if Tom is joking or not.
Tom'u doğru şeyi yapması için ikna etmek zordu.Convincing Tom to do the right thing was hard.
Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.There are some things that you should never try doing.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Benim sadece doğaçlama yapmam gerekecek.I'll just have to improvise.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
Gitmeyi planlıyorum. Yapıp yapmaman umurumda değil.I plan to go. I don't care if you do or not.
Elimizden geleni yapmamıza rağmen, işe yaramadı.Even though we tried our best, it was useless.
Resim yapma oldukça iyi yapabileceğim başka bir şeydir.Painting is another thing I can do fairly well.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediğini anlamamış gibi davrandı.Tom pretended he didn't understand what Mary wanted him to do.
Onu yapmak zorundaydım, seni aptal!I had to do it you fool!
Seni aptal, onu yapmak zorundaydım!You fool, I had to do it!
Çok çiş yapmam.I do not urinate much.
Tom üç hafta öncesinden beri banyo yapmadı.Tom hasn't taken a bath since three weeks ago.
Onu asla yapmayacağız.We'll never make it.
Biraz daha test yapmam gerekir.I'll need to make some more tests.
Bunu yapmak zorunda değilsin.You don't have to do this.
Sadece tesadüfen, ne yapmaya çalışıyorsun?Just by chance, what are you trying to do?
O yapacağını söylediği şeyi neredeyse hiç yapmaz.She almost never does what she says she's going to do.
Turta yapmak için yumurta yağ ve şekere ihtiyacın var.To make a tart, you need eggs, butter and sugar.
Evde bir şey yapmak istiyorum.I want to do something in a house.
Bağlantı için çok teşekkürler, çeviri yapmayı ve dilleri öğrenmeyi severim!Thanks a lot for the link, I love translating and learning languages!
Burada onu yapmak zorunda değilsin.You don't have to do it here.
Tom bugün bunu yapmaya çalışmayacak.The important thing is that we're together.
Ben aynı hatayı bütün hayatım boyunca yapmaktayım.I had been making the same mistake all my life.
Söylediğim gibi, ben hiçbir şey yapmayacağım.As l was saying, I won't do anything.
Sana onu yapmanın yeni bir yolunu öğreteyim.Let me introduce you to a new way of doing that.
Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum.It's unusual for you to do something like that.
Ben bu işi yapmak için nitelikli değilim.I'm not qualified to do this job.
Ödevini yapmayı unuttun mu?Did you forget to do your homework?
Tom onu yapmazdı.Tom wouldn't do that.
Tom onu tekrar yapmayacaktır.Tom won't do that again.
Tom öyle bir şey yapmayacaktır.Tom won't do such a thing.
Kapı zili çaldığında Tom bir banyo yapmak üzereydi.Tom was about to take a bath when the doorbell rang.
Tom daha sonra ödeme yapmak istedi.Tom wants to pay later.
Tom bir şey yapmak istiyor.Tom wants to do something.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod