Tom hiç iş yapmadı.Tom hasn't done any work.
Tom asla okula devamsızlık yapmadı.Tom has never been absent from school.
Tom, utanılacak bir şey yapmadı.Tom has done nothing to be ashamed of.
Tom yapması gereken işi daha önce bitirdi.Tom has already finished the work that he needed to do.
Tom her şeyi kendisi yapmak zorundaydı.Tom had to do everything himself.
Tom'un özür dilemek için çok fırsatı vardı, ama bunu yapmadı.Tom had plenty of chances to apologize, but he didn't.
Tom'un işleri hatasız yapmak için tek şansı vardı.Tom had only one chance to get things right.
Tom'un yaptığını yapma hakkı yoktu.Tom had no right to do what he did.
Tom hız yapmaktan yakalandı.Tom got caught speeding.
Tom hız yapmaktan ceza aldı.Tom got a ticket for speeding.
Tom'un bir hız yapma cezası var.Tom got a speeding ticket.
Tom egzersiz yapmak için yerel spor salonuna gidiyorTom goes to the local gym to work out.
Tom yapmak istediği şeyi yapmak için alır.Tom gets to do anything he wants to do.
Tom Mary'nin yapmadığını varsaydı.Tom gave Mary the benefit of the doubt.
Tom yapması gerekeni yapmayı unuttu.Tom forgot to do what he was supposed to do.
Tom onu tekrar asla yapmak istemiyor.Tom doesn't want to ever do that again.
Tom TV izlemekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but watch TV.
Tom yüzmekten başka bir şey yapmak istemiyor.Tom doesn't want to do anything but swim.
Tom yaptığını Mary'nin yapmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to do what he did.
Tom durulama yapmaz. O sadece şampuan kullanır.Tom doesn't use rinse. He only uses shampoo.
Tom gerçekten tercüme yapmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't really enjoy translating.
Tom'un onu yapmasına gerek yok. Mary onu yapar.Tom doesn't need to do that. Mary will do it.
Tom'un özür dilemesi gerekmez. O yanlış bir şey yapmadı.Tom doesn't need to apologize. He did nothing wrong.
Tom onu senin için yapmayı aldırmaz.Tom doesn't mind doing that for you.
Tom hiç kimse için ayrım yapmaz.Tom doesn't make exceptions for anyone.
Tom onun ne yapması gerektiğini bilmiyor.Tom doesn't know what he should do.
Tom onu yapmak zorunda değil.Tom doesn't have to do that.
Tom'un canı eğitim yapmak istemiyor.Tom doesn't feel like studying.
Tom kahvaltı yapmaz.Tom doesn't eat breakfast.
Mary'nin ev ödevini yapıp yapmaması Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care whether Mary does her homework or not.
Mary'nin ne yapıp yapmadığı Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what Mary does or doesn't do.
Tom, John'un onun yapmayı söylediğini Mary'nin yaptığına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary did what John said she did.
Tom sadece yapmak istediğini yapar.Tom does only what he wants to do.
Tom şikâyet etmekten başka bir şey yapmaz.Tom does nothing but complain.
Tom Noel Arefesinde fazla mesai yapmak istemedi.Tom didn't want to work overtime on Christmas Eve.
Tom Mary'nin onun ne yapmasını istediğini tam olarak anlamadı.Tom didn't understand exactly what Mary wanted him to do.
Tom vade bitimini yapmadı.Tom didn't make the deadline.
Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğinin ne olduğunu tam olarak bilmiyordu.Tom didn't know exactly what it was that Mary wanted him to do.
Tom onu yapmak zorunda değildi.Tom didn't have to do that.
Tom testinde o kadar iyi yapmadı.Tom didn't do so well on his test.
Tom bir şey yapmadı.Tom didn't do anything.
Tom herhangi bir şey yapmadı.Tom didn't do anything.
Tom yanlış bir şey yapmadı.Tom didn't do anything wrong.
Tom yasadışı bir şey yapmadı.Tom didn't do anything illegal.
Tom bir süre bir şey yapmadı.Tom didn't do anything for a while.
Tom mutfak zeminini temizleyerek çok iyi bir iş yapmadı. O hâlâ kirli.Tom didn't do a very good job cleaning the kitchen floor. It's still dirty.
Tom'un onu yapmak için özel bir nedeni yoktu.Tom did it for no particular reason.
Tom tam olarak Mary'nin ona yapmasını söylediği gibi yaptı.Tom did exactly as Mary told him to do.
Tom yapmakla suçlandığı şeyi yaptığını reddetti.Tom denied that he had done what he was accused of doing.
Tom onu yapmaması gerektiğini kesinlikle biliyor.Tom definitely knows that he shouldn't be doing that.
Tom onu yapmaması gerektiğini kesinlikle bilir.Tom definitely knows that he shouldn't be doing that.
Tom sorunla ilgili yorum yapmayı reddetti.Tom declined to comment on the matter.
Tom diyet yapmaya ve biraz zayıflamaya karar verdi.Tom decided to go on a diet and lose some weight.
Tom kazadan sonra kaykay yapmaktan vazgeçmeye karar verdi.Tom decided to give up skateboarding after his accident.
Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.Tom decided that it wouldn't be much fun to go camping alone.
Tom yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.Tom decided that it would be fun to try paragliding.
Tom yapmak istediğini yapamadı.Tom couldn't do what he wanted to.
Tom Mary'yi bungee jumping yapması için muhtemelen ikna edemedi.Tom could probably never convince Mary to try bungee jumping.
Tom ona yapmasını istediğin şeyi asla yapamadı.Tom could never do what you are asking him to do.
Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.Tom considered working for our company, but decided not to.