Bu tür bir şey yapmak aptal görünmesini sağlar.Doing that sort of thing makes you look stupid.
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.Don't plan to eat at Chuck's Diner. It's closed.
Ben bunu yapmaya devam edemem.I can't keep doing this.
Bana yapmamam söylenildiği için bana söylenilen her şeyi sana söyleyemem.I can't tell you everything I've been told because I've been told not to.
Ne yapmayı bitirdiğimizi sana söyleyemem.I can't tell you what we ended up doing.
Yememiz için bir şey yapmağı tamamen unuttum.I completely forgot to make something for us to eat.
Onu yapmamam gerektiğini biliyordum fakat bir şekilde onu yaptım.I knew I shouldn't have done it, but I did it anyways.
Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.I promise you I won't do anything to harm you.
Onu yapmanı istememeliydim.I shouldn't have asked you to do that.
Onu yapmamalıydım. Üzgünüm.I shouldn't have done that. I'm sorry.
Sana o sandvici yapmamalıydım.I shouldn't have made you that sandwich.
Bütün bu işi tek başıma yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work by myself.
Bütün bu işi kendim yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do all this work myself.
Onu tekrar yapmak zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to do that again.
Ev ödevini yapmanı söylemek zorunda değilim.I shouldn't have to tell you to do your homework.
Bunu yapmanın kolay olacağını düşündüm.I thought doing this would be easy.
Oğlumun ev ödevini yapmasına yardım etmem gerekmiyordu ama yardım ettim.I wasn't supposed to help my son do his homework, but I did.
Keşke bunu artık yapmak zorunda olmasak.I wish we didn't have to do this any longer.
Sadece para yapmaya çalışıyorum.I'm just trying to make a buck.
Yememiz için bir şey yapmaya karar verdim.I've decided to make something for us to eat.
Yardımıma ihtiyacınız olursa, tek yapmanız gereken istemektir.If you need my help, all you have to do is ask.
Bu o zaman güzel bir fikir gibi görünüyordu ama keşke onu yapmasaydım.It seemed like a nice idea at the time, but I wish I hadn't done it.
Belki onu yapmamalıydım.Maybe I shouldn't have done that.
Her zaman yapmak istediğim tek şey evime yakın iyi bir iş bulmak.One thing I've always wanted to do is get a decent job close to home.
Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.One thing I've always wanted to do is go camping with my family.
Her zaman yapmayı istediğim bir şey senin gibi yemek yapmasını öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn how to cook like you.
Her zaman yapmak istediğim bir şey, bir uçağı uçurmayı öğrenmektir.One thing I've always wanted to do is learn to fly an airplane.
Her zaman yapmak istediğim tek şey kendi restoranımı çalıştırmak.One thing I've always wanted to do is run my own restaurant.
Her zaman yapmak istediğim tek şey bir çocuk kitabı yazmaktır.One thing I've always wanted to do is write a children's book.
Annemizin yemek artıklarıyla akşam yemeği yapmaktan başka seçeneği yoktu.Our mother had no choice but to make dinner with leftovers.
Tek tanığımız tanıklık yapmayı reddediyor.Our only witness is refusing to testify.
Gezimize hazırlanmak için yapmamız gereken birçok şey vardı.There were many things that we needed to do to prepare for our trip.
Senin için yapmayacağım hiçbir şey yok.There's nothing I wouldn't do for you.
Bunu yapmayı bitirdikten sonra ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do after I finish doing this?
Ne şimdi yapmam gerekiyor?What am I supposed to do now?
Bu parayla ne yapmalıyım?What am I supposed to do with this money?
Bu parayla ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do with this money?
Bana verdiğin şeyle ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do with what you gave me?
Onlar ne yapmamızı istiyorlar?What do they want us to do?
Eşiniz yapmaktan hoşlanmadığınız neyi yapmaktan hoşlanıyor?What does your spouse like to do that you don't like to do?
Ne tür değişiklikler yapmamızı istiyorsunuz?What kind of changes do you want us to make?
Böyle bir durumda ne yapmalıyım?What should I do in a situation like this?
Ben bu durumda ne yapmalıyım?What should I do in this situation?
Ben masanın üstündeki kitaplarla ne yapmalıyım?What should I do with the books on the table?
O durumda ne yapmalıydım?What should I have done in that situation?
Onu yapma şeklimizde sorun ne?What's wrong with the way we did it?
Üniversite eğitiminiz için ödeme yapmanıza kim yardım etti?Who helped you pay for your college education?
Sizin için onu yapmamı ister misiniz?Would you like for me to do that for you?
Bir diyet yapmayı denemek isteyebilirsin.You might want to try going on a diet.
Dışarıda biraz egzersiz yapmayı denemek isteyebilirsin.You might want to try working out a bit.
Başka herkesin yapıyor gibi göründüğü şeyi her zaman yapmamalısın.You shouldn't always do what everyone else seems to be doing.
Benim dışımda bunu yapmaktan hoşlanan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who likes to do that.
Yerinde olsam onu yapmazdım.I wouldn't have done that in your place.
"Bunu hiç düşünmedim, " dedi adam. Ne yapmalıyız?"I've never thought about this," said the man. "What should we do?"
İşlerin en iyisini yapmaktan usandım.I'm tired of making the best of things.
Anlamıyormuş gibi yapmayı bırak.Stop pretending to not understand.
Bütün yapman gereken kırmızı butona basmaktır.All you have to do is push this red button.
Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Sanırım bizim evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla sürecektir.I think it'll take more than a year to finish building our house.