Üzgünüm, prezervatif olmadan onu yapmayacağım.Sorry, I won't do it without a condom.
Üzgünüm, bir prezervatif olmadan onu yapmayacağım.Sorry, I won't do it without a rubber.
Alışveriş yapmaya gitmeliyim, bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping; I'll be back in an hour.
Ne tür bir yarı-zamanlı iş yapmalıyım?What kind of part-time job should I get?
Yapmaya kalktığın şeyi başardın mı?Did you accomplish what you set out to do?
Bazı öğrenciler ev ödevlerini yapmayı unutmuş gibi görünüyor.Some students seem to have forgotten to do their homework.
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.I have no choice but to take the red-eye back to New York.
Böyle bir şey yapmak zarar verici olurdu.It would be counter-productive to do such a thing.
İnternette para yapmanın iyi bir yolunu düşündü.She thought of a good way to make money on the Internet.
Yapman gereken bütün şey burada oturmaktır.All you have to do is sit here.
Yapmanız gereken bütün şey sadece burada oturmak.All you need to do is just sit here.
Bugün canım bir şey yapmak istemiyor.Today I don't feel like doing anything.
Tom gösterişli ve güzel bir ev yapmak istiyor.Tom wants to build an ostentatious and smart house.
Yürüyüş yapmak için bir süre dışarı çıkalım.Let's get out for a while to take a walk.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?You say you want to visit Tom? Why in the world would you want to do that?
Tom'u rahatsız eden şeyleri yapmayı durdurmalısın.You need to stop doing things that bother Tom.
Tom'un söylediğini yapmak zorunda değilsin.You don't have to do what Tom says.
Tom yarın ne yapmak istiyor?What does Tom want to do tomorrow?
Tom bu konuda ne yapmak niyetinde?What does Tom intend to do about it?
Tom'un bu konuda yapması gereken nedir?What does Tom have to do with this?
O Tom'a ne yapmak zorundadır?What does that have to do with Tom?
Tom gelirse ne yapmam bekleniyor?What am I supposed to do if Tom comes?
Tom gelirse ne yapmam gerekiyor?What am I supposed to do if Tom comes?
Tom alışveriş yapmak için şehir merkezine gitti.Tom went downtown to do shopping.
Tom öğrenimini Boston'da yapmak istiyor.Tom wants to study in Boston.
Tom başka hiç kimsenin yapmak istediği her şeyi yapmak için gönüllüydü.Tom volunteered to do all the things no one else wanted to do.
Tom genellikle yapmaya çalıştığını başarır.Tom usually accomplishes whatever he tries to do.
Tom, her sabah bazı hafif egzersizler yapmaya çalışır.Tom tries to do some light exercises every morning.
Tom çocuklara gürültü yapmadıkları sürece odada kalabileceklerini söyledi.Tom told the children that they could stay here in the room if they didn't make any noise.
Tom hemen hemen hiç egzersiz yapmaz.Tom scarcely ever gets any exercise.
Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.Tom really does detest giving speeches in front of large audiences.
Tom ev ödevini yapmadı.Tom didn't do his homework.
Tom asla yatağını yapmaz.Tom never makes his bed.
Tom'un acil bir telefon görüşmesi yapması gerekiyor.Tom needs to make an urgent telephone call.
Tom biraz daha egzersiz yapmalı.Tom needs to get more exercise.
Tom şeref ve ölüm arasında seçim yapmalı.Tom must choose between honor and death.
Tom her sabah meditasyon yapmayı kural haline getirdi.Tom makes it a rule to meditate every morning.
Tom ölmeden önce yapmak istediği şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he wanted to do before he died.
Tom neredeyse her şeyi kendisi yapmayı seviyor.Tom likes to do almost everything by himself.
Tom tek başına yürüyüş yapmayı sever.Tom likes taking walks by himself.
Tom sahilde kamp yapmayı sever.Tom likes camping on the beach.
Tom onu sizin için yapmaya istekli.Tom is willing to do that for you.
Tom para için neredeyse her şeyi yapmaya hazır.Tom is willing to do almost anything for money.
Tom kendi yemeğini yapmaya alışkındır.Tom is used to doing his own cooking.
Tom imkansızı yapmaya çalışıyor.Tom is trying to do the impossible.
Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.Tom is looking for someone to help him build a wall.
Tom patates salatası yapmak için patates haşlıyor.Tom is boiling the potatoes to make potato salad.
Tom utanılacak bir şey yapmadı.Tom hasn't done anything to be ashamed of.
Tom öğleden önce birçok şey yapmak zorunda.Tom has to do a lot of things before noon.
Tom öğrenim yapmak için Boston'a gitmeye karar verdi.Tom has made up his mind to go to Boston to study.
Tom yapmak istediğini yapmak için yeterli paraya sahip.Tom has enough money to do whatever he wants to do.
Tom mesele hakkında bir şey yapmamaya karar verdi.Tom has decided not to do anything about the matter.
Tom ödevini yapmayı unuttu.Tom forgot to do his homework.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmayı bitirdi.Tom finished doing his homework before dinner.
Tom öğleden sonra erken saatlerde şekerleme yapmayı sever.Tom enjoys taking a nap in the early afternoon.
Tom onu yapmamızı önerdiğin şekilde onu yapmanın bir avantajı olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think there is any advantage of doing it the way you suggest we do it.
Tom hata yapmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to make mistakes.
Tom eğitim yapmayı sevmiyor.Tom doesn't like studying.