Yazmak kolaydır. Yapmak zorunda olduğun tek şey yanlış kelimeleri silmektir.Writing is easy. All you have to do is cross out the wrong words.
Onu yapmamak için bir sürü iyi nedenler var.There are many good reasons not to do it.
Pişman olacağın bir şeyi yapma.Don't do anything you'll regret.
Yapmayacağım bir şeyi yapmayın.Don't do anything I wouldn't do.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you have to do it yourself.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolu olmalı.There must be an easier way to do this.
Televizyonda reklam yapmalıyız.We need to advertise on television.
İnternette nasıl reklam yapmalısın?How should you advertise on the Internet?
Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.Mary's doctor advised her to exercise.
Bu raporu yeniden yapmalıyız.We need to do this report again.
Taj Mahal'i yapmak 22 yıl aldı.It took 22 years to build the Taj Mahal.
Bir bina yapmak çok kişi gerektirir.It takes many people to build a building.
Rüzgar ve yağmur korkunç bir fırtına yapmak için birleşti.The wind and rain combined to make a terrible storm.
Tek parça yapmak için tüm parçaları birleştirin.Combine all the parts to make one piece.
Ebeveynlerin birbirleriyle işbirliği yapması gerekir.Parents need to cooperate with each other.
James Cameron film yapmak için yeni bir yol ortaya çıkardı.James Cameron created a new way to make movies.
Borcunu azaltmak için ne yapmalısın?What should you do to decrease your debt?
Tom mühendislik dalında mastır yapmak için çalışıyor.Tom is working toward a master's degree in engineering.
Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.They went skiing during their date.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasın.To be successful, you have to establish a good plan.
Sen alıştırma yapmak için zamanı nasıl bulursun?How do you find the time to exercise?
Tek başına mı yoksa bir grupla birlikte mi egzersiz yapmayı seversin?Do you like to exercise alone or with a class?
Onlar daha fazla araştırma yapmak için bir tıp uzmanı istedi.They asked a medical expert to do more research.
Evlerinin etrafına bir çit yapmak istiyorlar.They want to build a fence around their home.
Demir, gemi yapmada kullanılır.Iron is used in building ships.
Tropik bir adada tatil yapmak istiyorum.I want to take a vacation on a tropical island.
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.Mary mixed the ingredients to make a cake.
Diğerlerinin önünde gösteri yapmayı sevmiyorum.I do not like to perform in front of others.
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.I stretch before exercising to prevent injury.
Biraz kurabiye yapmak için hamur açtı.I rolled the dough to make some cookies.
Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.Be quiet, please! Don't make a sound.
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.It is illegal in the United States for law enforcement to use torture to get information.
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.In the U.S., it is illegal to torture people in order to get information from them.
Bir sanatçı, büyük bir resim yapmak için birçok boya tüpü kullanır.An artist uses many tubes of paint to make a large painting.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but watch TV all day long.
Ne yapmalı?What to do?
Onu bu şekilde yapman gerekir.You should do it this way.
Sen, ne yapmak istiyorsun?You, what do you like to do?
Yapma ya.Duh.
Yapmak zorunda olduğun şeyi yaptın.You did what you had to do.
Kemanı her gün pratik yapmalısın.You would have to practice the violin every day.
Yaşamak istiyorsan onu yapma!Don't do that if you want to live!
Ahlak anlayışının seni doğru olanı yapmaktan alıkoymasına asla izin verme.Never let your sense of morals prevent you from doing what is right.
Onlar giysiler yapmada gerçekten iyiler.They're really good at making clothes.
1998'den beri herhangi biri internette sörf yapma girişiminde bulundu mu?Has anyone attempted to "surf" the Internet since 1998?
Kışın sık sık kayak yapmaya gittim.I often went skiing in the winter.
Neden bunu yapman gerekiyor?Why do you have to do it?
Ev işi yapmaya itirazım yok.I don't mind doing the housework.
Çeviri yapmaktan bıktım.I'm tired of translating.
Onun diğer talibinin olduğunu öğrendiğinde, ciddi olarak ona kur yapmaya başladı.He began courting her in earnest when he found out that she had another suitor.
Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.The pilot ejected his seat seconds before the plane crashed.
Kayalıktan dalış yapmak istiyorum.I want to dive off the cliff.
Onların yapıp yapmadığı açık değildi.It was not clear whether they had done or not.
Ben hata yapma eğilimindeyim.I tend to make mistakes.
Her zaman elimizden geleni yapmalıyız.We should always give our best.
Ben asla hiç egzersiz yapmam.I never do any exercise.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
Lütfen, gürültü yapma.Please, don't be noisy.
Kargo ceplerine sahip olan Khaki şortları sizi bir maceraperest yapmaz.Khaki shorts with cargo pockets do not make you an adventurer.