Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.
Madem ki kayıtlıyım şimdi ne yapmak zorundayım?What do I have to do now that I'm registered?
Neden yapmadığınız bir şey için bile özür diliyorsunuz?Why say sorry for something you haven't even done?
Bu tür hataları yapmaktan kaçınmalısın.You must avoid making those kinds of mistakes.
Bugün ne yapmak istersin?What would you like to do today?
Elinden geldiği kadar yapmaya çalış.Try to do it to the best of your abilities.
Ben onu tekrar yapmak zorunda mıyım?Do I have to do it over again?
Spor yapmayı severim.I like playing sports.
Bilerek yapmadım.I didn't do it on purpose.
Ben onu kasten yapmadım.I didn't do it on purpose.
Benim bir telefon konuşması yapmam gerekiyor.I need to make a telephone call.
Ben sabah banyo yapmayı tercih ederim.I prefer to bath in the morning.
Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.I shall keep on painting until the sun sets.
İnterneti iş yapmak için kullanırım.I use the internet to do business.
Ben internette arama yapmak için Yahoo'yu kullanırım.I use Yahoo! to search on the internet.
Bir yerel çağrı yapmak istiyorum, numara 20-36-48I want to make a local call, number 20-36-48.
Ödemeyi çekle yapmak istiyorum.I want to pay with a check.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.I want to take a bath.
Omlet yapmak için bir yumurta kırmak zorundasın.You have to break an egg to make an omelet.
Bunu niçin yapmalıyım?Why do I have to do this?
Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.A Japanese person would never do such a thing.
Bilgelik, bilgeliğe sahip adam için hiçbir şey yapmazsa bir lanettir.Wisdom is a curse when wisdom does nothing for the man who has it.
Sana makyaj yapmamı ister misin?Do you want me to paint you?
Bilişimsel dil bilim öğrenimi yapmaktadır.He studies computational linguistics.
Onu yapmada amaç nedir?What's the point in doing that?
İnsanlar ellerinden geleni yapmalıdır.People should do their best.
Bir şey yapmamam için hiçbir neden yok.There is no reason for me not doing something.
Bu gölde banyo yapmak risksiz değildir.Taking a bath in this lake is not without risk.
Biz hatalar yapma eğilimindeyiz.We tend to make mistakes.
Lütfen fazla gürültü yapmayın.Please don't make much noise.
Hastanın hasta numarası yapmadığını nasıl biliyorsunuz?How do you know that the patient is not feigning illness?
Onun kahve yapmada iyi olduğunu biliyor muydunuz?Did you know he is good at making coffee?
Bir kontrat yapmamız gerekiyor.We need to have a contract.
Bir şey yapmak zorunda kalacağız.We will have to do something.
Ne yapmam gerekiyor?What am I to do?
Ne yapmamı tavsiye edersin?What do you advise me to do?
Boş zamanında ne yapmaktan hoşlanırsın?What do you like to do in your free time?
Ne yapmayı seversin?What do you like to do?
Onu, onun senin yapmanı istediği şekilde yap.Do it the way he tells you to.
Üşütmek istemedim, bu yüzden kayak yapmaya gitmedim.I didn't want to catch a cold, so I didn't go skiing.
Öğle yemeği yapmak zorundayım.I've got to make lunch.
Patron Jim'e bu bir tatil yapman için iyi bir zaman dedi."It's a good time for you to take a vacation," the boss said to Jim.
Ona yapmasını söylediğim şeyi yaptı.He did what I told him to do.
O, ona yapmasını söylediğim şeyi yaptı.He did what I told him to do.
Ona yapmasını söylediğim şeyi tam olarak yaptı.He did exactly what I told him to do.
Açılış konuşmasını yapman için sana güveniyorum.I am counting on you to give the opening address.
Gürültü yapmayın!Don't make noise!
Yakında onu yapmalısın.You should do that soon.
Yakında bunu yapmalısın.You should do that soon.
Annem bununla ilgili dikkatsiz bir iş yapmamı söyledi.My mother told me to do a careless job of it.
Herhangi bir gürültü yapmadığın sürece burada kalabilirsin.You can stay here as long as you don't make any noise.
Bunu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim!I'd rather die than do it!
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
Çorba yerken gürültü yapma.Don't make noise when you eat soup.
Çorba içerken gürültü yapmamalısın.You shouldn't make any noise when you eat soup.
O işi yapmasına gerek yoktu.She didn't need to do that work.
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Hokkaido'da kayak yapmaya gitmeyi planlıyorum.I plan to go skiing in Hokkaido.
Hokkaido'da kayak yapmaya gideceğim.I will go skiing in Hokkaido.
Her gün kahvaltı yapman gerek.You should have breakfast every day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod