Sana yapmanı söylediğim gibi yap.Do as I told you to do.
Yarın sabah altıda çıkış yapmak istiyorum.I want to check out at 6 tomorrow morning.
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Yarına erteleyebileceğini asla bugün yapma.Never do today what you can put off till tomorrow.
Model uzay gemileri yapmak ilginçtir.Making model spaceships is interesting.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Making model planes is his only hobby.
Model uçak yapmak ilginçtir.Making a model plane is interesting.
Sorun bu parayla ne yapmamız gerektiğidir.The problem is what we should do with this money.
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.It is easy to make a man one's friend, but hard to keep him so.
Tüm arkadaşlarım beni elimden gelenin en iyisini yapmaya teşvik etti.All my friends encouraged me to try my best.
Şakadan böyle bir şey yapmayın.Don't do such a thing in fun.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmalısın.You are to do your homework before supper.
Gelecek yıl yurtdişinda öğrenim yapmak istiyorum.I want to study abroad next year.
Gelecek yıl Amerika'da eğitim yapmayı düşünüyorum.I'm considering studying in America next year.
Gelecek yıl yeni bir ev yapmayı ümid ediyorum.I hope to build a new house next year.
Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to study abroad.
Sülfür kibrit yapmak için kullanılır.Sulfur is used to make matches.
Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.My parents objected to my studying abroad.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.My parents enjoy skiing every winter.
İyi bir üniversiteye girmen için tüm yapman gereken çok çalışmak.All you have to do is study hard to get into a good college.
Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.We'll also have to create a separate smoking section, won't we?
Riskli bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything risky.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?In order to return to our era, what should we do?
Zor ve üzüntülü zamanlarda diğer insanlar için bir şey yapmaya çalışırız.In hard times, in sorrowful times, let's try doing something for other people.
Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?We've nearly finished preparations. How about taking a nap?
Çünkü romanlar tablolar gibidir, uygulama yapman gerekir.Because novels, just like paintings, need you to practice.
Kadınlar da seks yapmak ister.Women want to have sex too.
Tehlikeli bir madde yuttuğun zaman, yapman gereken şey ne yuttuğuna bağlıdır.When you swallow a dangerous substance, what you need to do depends on what you swallowed.
İlgilendiğim adamda arzuyu uyandırmak için ne yapmalıyım?What should I do to arouse desire in the man I'm interested in?
Zaman zaman daha akademik biriyle detaylı bir konuşma yapmak istiyorum.I like to have a deep conversation with a more academic person from time to time.
Bu ücretsiz, bunun için ödeme yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to pay for it, that's for free.
Diyetinizde bir anda dramatik değişiklikler yapmaya çalışmayın.Don't try to make dramatic changes to your diet all at once.
Giriş yapmadınız.You are not logged in.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.I would love to write hundreds of sentences on Tatoeba, but I've got things to do.
Onun için onun işini yapmak istemiyorum.I don't want to do his work for him.
Bir dil öğrenirken hata yapmaktan korkmamalısın.You must not be afraid of making mistakes when learning a language.
Sen sadece yanlış bir şey yapma.You just don't do anything wrong.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.I need to do some shopping since Christmas is coming soon.
O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?Does she have enough energy to take a long trip?
Onun öyle bir şey yapmasına şaşırdım.I'm surprised that she did such a thing.
Onlar Kate'e çocuklarına bebek bakıcılığı yapmasını rica ettiler.They asked Kate to babysit their child.
O bir çocuk olmasına rağmen işi kendisi yapmaya karar verdi.Though he was a child, he made up his mind to do the work himself.
Onun maaşı düşük bu yüzden değişik işler yapmak zorunda.His salary is low so he has to do odd jobs.
O, seyahat yapmayı sever.He loves traveling.
Hayır, yanlışlıkla parmağımı kestim! Ne yapmalıyım?Oh no, I accidentally sawed off my finger! What should I do?
Onu tekrar yapmaması için durduracağım.I'm going to stop her from ever doing that again.
Onun derslerine katıldım ve resim yapmayı öğrendim.I attended his classes and learned how to draw.
Örümcekler örümcek ağı yapmayı severler.Spiders like to build spiderwebs.
Onun yapmamı söylediğini yapmaktansa tek başıma yaşamayı tercih ederim.I would rather live by myself than do what he tells me to do.
İstediğini yapması için ona izin verdim.I have given him permission to do what he wants to do.
Ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do?
Nancy Jack'le evlenmek gibi aptalca bir şey yapmazdı.Nancy wouldn't do a stupid thing like getting married to Jack.
Onu ödevimi yapmaya zorladım.I forced her to do my homework.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.I am hungry because I did not eat breakfast.
Lütfen bana ne yapmam gerektiğini söyle.Please tell me what I should do.
Lütfen ne yapmam gerektiğini söyle.Please tell me what I should do.
Onu hemen yapmanıza gerek yok.You don't need to do that right away.
Yerinde olsam, o tür bir şey yapmam.If I were you, I wouldn't do that kind of thing.
Muziplik yapmak için okula gelme.Don't come to school to lark around.
Her kişi için farklı bir yemek yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a different dish for every person.