Ana içeriğe geç
Sözlük

yapma ile cümle

yapma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun herhangi bir hata yapmaması neredeyse mümkün değildir.It is hardly possible for him not to make any mistake.
Onu kasten yapması mümkün değil.It is not likely that he did it on purpose.
Onun yapmayı düşündüğü şey açıktı.It was clear what he meant to do.
Onun okula devamsızlık yapması tuhaf.It is strange for him to be absent from school.
En iyisi görevini yapmalı.It is best that he should do his duty.
O, birlikte kayak yapmaya gitmek istediğim son kişidir.He is the last person I would want to go skiing with.
Ona onu yapmasını rica ettim.I asked him to do that.
Onun işi uygun olarak yapma yeteneği yoktur.He doesn't have the ability to do the work properly.
Onun işi yapma yeteneğinden şüphe ediyorum.I doubt his ability to do the job.
Onun onu yapma yeteneğinden şüphem yok.I don't doubt his ability to do it.
Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.The task assigned to him was to do marketing research.
Onun istediğini yapmaktan başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to do what he asked.
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Onun bana yapmamı söylediği gibi yapmaktansa tek başıma yaşamayı tercih ederim.I would rather live by myself than do as he tells me to do.
Onun istediği gibi yapmasına izin ver.Let him do as he likes.
Hobisi çiçek resimleri yapmaktır.His hobby is painting pictures of flowers.
Onun hobisi resimler yapmaktır.His hobby is painting pictures.
O şimdi gelecek yıl yurt dışında eğitim yapmayı planlıyor.He is now planning to study abroad next year.
Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.He didn't start to paint until he was thirty.
O, otuz yaşına girmeden önce resim yapmaya başladı.It was not until he was thirty that he started to paint.
Onu yapmayı üç saat içinde öğrenir.He will learn to do it in three hours.
O ellisinden sonra resim yapma yeteneğini geliştirdi.He developed his talent for painting after fifty.
O, onu o şekilde yapmalıydı.He should have done it that way.
O, fazla eğitim yapmadı.He hasn't had much education.
O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.She has made up her mind to go to America to study.
İngilizceyi pratik yapmak için her fırsatı kullandı.He used every chance to practice English.
Yine de o işini asla yapmadı.He never did his work anyhow.
O her zaman işleri yapma tarzım hakkında şikayet ediyor.He is always complaining about the way I do things.
O her zaman yapmadan önce bir şeyi dikkatlice planlar.He always plans a thing out carefully before he does it.
O aynı hatayı yapmaya devam ediyor.He keeps making the same mistake.
Her zaman imkansızı yapmaya çalışıyor.He is always trying to do the impossible.
Ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.He left the restaurant without paying.
O, bunu yapmak zorunda değildir.He does not have to do this.
Sörf yapmaya bayılıyor.He is really crazy about surfing.
O bir şey yapmakla meşgul.He is busy doing something.
Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.Sitting still he tried to put his best foot forward.
O, kayak yapmak için deli oluyor.He is crazy about skiing.
Onu uzun zaman önce yapmalıydı.He should have done that long ago.
Onun işi yapması mümkündü.It was possible for him to do the work.
Onun işi yapması mümkündür.It is possible for him to do the job.
Görevi yapmayı kabul etti.He has agreed to do the task.
Torbayı yapmak için koca bir parça kağıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
Çanta yapmak için büyük bir parça kâğıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
Onu yapmasının sebebi neydi?What was his motive for doing it?
O, onu yapmaya devam etti.He went on doing it.
Bana onu yapmamı söyledi, bu yüzden onu yaptım.He told me to do it, so I did it.
Onu yapar yapmaz okumaya başladı.No sooner had he done it than he began reading.
Böyle bir şey yapmaktan utandı.He was ashamed of having done such a thing.
Diyet yapmasına rağmen hala kilo veremedi.Though he dieted, he still could not lose weight.
Gazete okumaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but read newspapers.
O nerede olursa olsun kroki yapmaya başlar.He begins to sketch no matter where he is.
Niçin gelmediğine dair bir açıklama yapmadı.He gave no explanation why he had been absent.
Partide bir konuşma yapmak zorunda.He has to make a speech at the party.
Paris'e bir gezi yapmayı düşündü.He contemplated taking a trip to Paris.
O, tek başına yürüyüş yapmayı seviyor.He likes taking a walk by himself.
Fransızcayı arada hatalar yapmadan konuşamıyor.He cannot speak French without making a few mistakes.
Bir tekneyi yapma sürecini açıkladı.He explained the process of building a boat.
O sık sık bir şey yapmadan saatlerce otururdu.He would often sit for hours without doing anything.
Bir şey yapmadan güneşte otururdu.He would sit in the sun doing nothing.
O onu kasıtlı yapmadı.He didn't do it on purpose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod