yapmışlar ile cümle
yapmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Familya üyeleri soğuk yerlere uyum yapmışlardır.Arterna inom familjen lever uteslutande på varmare platser.
Roman Jakobson ve Claude Levi-Strauss da önemli katkılar yapmışlardır.Han introducerade Roman Jakobson och Claude Lévi-Strauss i det finländska forskningsfältet.
Daha sonraki zamanlarda birçok ortak iş yapmışlar.De arbetade senare tillsammans i några kortare projekt.
İkisi birlikte Jónsi & Alex diye adlandırılan bir sanat ortak çalışması yapmışlardır.Удвох вони створили спільний мистецький проект Jónsi & Alex.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Тут студенти навч. і проживали в окремому пансіоні.
Dorlar ve Romalılar yeni Knidos’a çok sayıda tapınak yapmışlardır.Стародавні римляни знали вже кілька сортів нуту.
Maçlarının çoğunu Faroe Adaları ve İzlanda ile yapmışlardır.Деякі матчі можуть пройти на Фарерських островах і в Ісландії.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.Обоє батьків мали схильність до математики.
Daha önce "Goin' In" şarkısında iş birliği yapmışlardır.Раніше співав у гурті «ХВК».
İngiliz ve Alman arkeologlar burada birçok kez kazı yapmışlardır.Недавні спільні дослідження німецьких та іранських археологів нарешті заповнили існуючий пробіл.
Familya üyeleri soğuk yerlere uyum yapmışlardır.Представники порядку проживають по всьому світу за межами холодних областях.
Şimdi, Dünyayı Kurtadan Adam'a İngilizce dublaj ve müzik yapmışlar.Тепер вони зробили дубляж на англійській мові та музику до The World Saving Man.
Bu demolarda saf death metal yapmışlardı.Téhož roku vydali demo Death By Metal.
Köyde Lüzinyanlar bir kilise yapmışlardır.Věstoničtí se skládají na kostel.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Páchala především atentáty, bombové útoky a bankovní loupeže zaměřené proti Britům.
Bu aile malikane arazisine 1623'e kadar sahiplik yapmışlardır.Kořeny rodu jsou známy až do roku 1623.
Birlikte hırsızlık yapmışlardır.Vy mě okrádáte.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Studenti ve škole bydlí a stravují se.
Elephant albümleri ile büyük çıkış yapmışlardır.S ní potom vydali své album Elephunk.
Jackson ve Teddy Riley, şarkıyı ilk olarak Jackson'un 1991 yılı çıkışlı Dangerous albümü için yapmışlardır.Michael Jackson și Teddy Riley au creat piesa la timp pentru a fi inclusă în albumul Dangerous din 1991.
İlk ziyaretlerini misyonerlik görevi ve vaaz vermek için yapmışlardır.Ei își fac apostolatul prin predicare și reconciliere.
Bugün kullandığımız Güneş’e dayalı takvimi yapmışlardır.Am formulat propriul nostru program în contextul pe care îl avem astăzi în America”.
Daha sonraki zamanlarda birçok ortak iş yapmışlar.Később is több közös munkájuk volt.
Bu yüzden Walter ve Jesse ile anlaşma yapmışlardır.Az ő jóvoltából találkozik véletlenül Walter és Jesse.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Tanárok, diákok végezték a gyűjtést.
"Muscle Woman" bölümünde ayrıldıkları için Mordecai ve Rigby onun işlerini yapmışlardır.Lehet, hogy kirúgták, mivel Mordecai és Rigby tönkretette a munkáját.
Familya üyeleri soğuk yerlere uyum yapmışlardır.A futók ellentétes színű mezőn állnak.
Hükumetsiz (anarşist) kontrolü altındaki yerler olan Özgür Bölge'de de bunu yapmışlardır.Ez a felkelők által ellenőrzött területeken működő ideiglenes szervezet volt.
Gürcü ordusunda paralı asker olarak görev yapmışlardır.Tisztként Szolnokon teljesített szolgálatot.
Astronomlar DYC'leri tespit için araştırmalar yapmışlardır.Az aszteroidák azonosításához több napnyi megfigyelés szükséges.
Çıkartma günü sona ererken amerikalılar 3 km'lik sahil boyunca çıkartma yapmışlardı.Iltaan mennessä yhdysvaltalaiset olivat laajentanet asemansa ulottumaan kahden kilometrin päähän rannasta.
Bıçakçılık gibi kesme aletlerini belirli bir süre yapmışlardır.He valmistivat aikakaudelle tyypillisiä metalliesineitä, kuten käyriä veitsiä.
On bölümden sekizini ve ayrıca Jane Espenson'ın yazdığı bir bölümün de yardımcı senaristliğini yapmışlardır.Seuraavan arkin osat 26-30 käsikirjoitti Jane Espenson.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.Se jätti lähtemättömän jäljen matematiikkaan.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Miksi joku oli antanut kylähullulle pommin ja lähettänyt tämän tekemään pankkiryöstöä?
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Nälänhätien aikoihin niitä söivät myös elävät.
Bu aile malikane arazisine 1623'e kadar sahiplik yapmışlardır.Στη διοίκηση της επαρχίας παρέμεινε έως το 163.
Jackson ve Teddy Riley, şarkıyı ilk olarak Jackson'un 1991 yılı çıkışlı Dangerous albümü için yapmışlardır.Ο Τζάκσον και ο Τέντι Ρίλεϊ συνέθεσαν το κομμάτι για το άλμπουμ Dangerous (1991).
Bazı önemli akademisyenler Habermas’ın kamusal alan görüşüyle ilgili çeşitli eleştiriler yapmışlardır.Μια σειρά διακεκριμένων ακαδημαϊκών άσκησαν κριτική στις θεωρίες του Χάμπερμας σχετικά με την δημόσια σφαίρα.
Bunu 2006 ABD Ulusal Şampiyonasında yapmışlar ve 2006 Kış Olimpiyatları kısa programında tekrarlamışlardır.Μπήκε στην εθνική ομάδα των Ηνωμένων Πολιτειών και το 2018 προκρίθηκε στους Θερινούς Ολυμπιακούς Αγώνες 2020.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Efter det andet fulgte hungersnød.
İlk ziyaretlerini misyonerlik görevi ve vaaz vermek için yapmışlardır.Han opfattede det som sin opgave at prædike.
On bölümden sekizini ve ayrıca Jane Espenson'ın yazdığı bir bölümün de yardımcı senaristliğini yapmışlardır.De bidrog til otte ud af ti episoder, herunder co-skrivning i en episode med Jane Espenson.
Gotlar Hunlar aleyhine birkaç isyan yapmışlardı ama bu isyanlar hemen Hunlarca bastırılmıştı.Goterne startede flere oprør mod hunnerne, men de blev alle slået ned.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Esterne på deres side rettede gentagne angreb mod Danmark og Sverige.
Bu operanin genel yapımcısı olan "Ricordi" ve Puccini'nin kendisi de bu librettoya katkılar yapmışlardır.Udgiveren, Giulio Ricordi, og komponisten bidrog også til librettoen.
Stalingrad Cephesi kuvvetleri 50 kilometrenin üzerinde bir girme yapmışlardı.Zuluerne forfulgte de 40 overlevende fem kilometer.
Şükrü Esen ve eşi Zekiye Esen Kastamonu'ya hayır işleri yapmışlardır ve yapmaktadırlar.Dette gjør at Bodø egner seg både for inn- og utpendling, i tillegg til gode muligheter for tjenestereise.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.De ble arrestert og gikk da til sultestreik.
Tabi bu filmi türklerden esinilerek yapmışlardır.Han reagerte særlig på filmens fremstillingen av tyrkerne.
Bu filozoflar Li'yi ("düzen prensibi") öğretilerinin temel taşı yapmışlardır.Brødrene bygde sine filosofier rundt begrepet li (= grunnleggende sannheter, prinsipper).
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.Stang endel, men de var ikke i slekt, se Stang (slekt).
Filmde Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross ve Brad Pitt seslerdirme yapmışlardır.Filmen er regissert av Tom McGrath, og har Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill og Brad Pitt som hovedstemmer.
Uzun bir süre orada kalıp o arazinin sahibi olan paşaya işçilik yapmışlardır.Etter ett år der ble han ansatt i forstvesenet, som forvaltet skoger eier av staten.
Grup Yorum da yine Nazım Hikmet'in Hoşçakalın Dostlarım şiirinin bestesinde prozodi hatası yapmışlardır.O farvel du min utro venn må herren skjenke deg en bedre venn igjen.
Başlarda Megadeth coverları yapmışlardır.Awalnya cardboard dilapisi kapur.
Filmde Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross ve Brad Pitt seslerdirme yapmışlardır.Pengisi suaranya antara lain Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross, Brad Pitt dan Ben Stiller.
Laf söz olmasın diye altınları bulunca düğün yapmışlardır.Meski sempat mandek karena tahun 1999 ia menikah tak menyurutkan cita-cita Masdar.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Mereka adalah kelompok mahasiswa dan pelajar.
Yeterlilik aşaması sonucunda 20 uygun üye dernekler rekabet elemeleri yapmışlardır.Babak kualifikasi diikuti 20 asosiasi anggota yang berhak bersaing di kualifikasi.