yapmışlar ile cümle
yapmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çıkartma günü sona ererken amerikalılar 3 km'lik sahil boyunca çıkartma yapmışlardı.Vào cuối ngày, quân Mỹ bám trụ dọc theo bờ biển dài 3 km.
Koyukonlar zaman zaman açık muharebe de yapmışlardır.Đông Triều cũng góp nhiều chiến công ở thời Trần.
Bunu başarabilmek için Ashoka’lar muhtemelen bazı eklentileri yapmışlardır.Rõ ràng, phải là acoustic mới thỏa mãn điều đó.
MO 61'de Helvetler kabilesi liderleri Orgetorix önderliğinde bir kitlesel göç planı yapmışlardı.Năm 61 TCN, bộ tộc Helvetii bắt đầu một cuộc di trú lớn, mà lãnh đạo là Orgetorix.
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.毅然とした態度で臨むも関羽らに受け入れられることはなかった。
IBM'in mevcut müşterileri ikinci kuşak makinalara geçen yazılımlara yatırım yapmışlardır.IBMの既存の顧客は第二世代のマシン上で動作するソフトウェアの大きな資産を抱えていた。
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.空腹度 行動するうちに、お腹が減ってくる。
Üçü de Moore'un asistanlığını yapmışlardır.3人はモルダーの協力者でもあった。
Metal başta olmak üzere Fenikeliler, Yunanlar ve Kartacalılar'la ticaret yapmışlardır.金属(製品)をフェニキア人、ギリシャ人、カルタゴ人と貿易していた。
Türk kumandanları Çin ordusunda paralı asker olarak görev yapmışlardır.陸軍二等兵として中国で従軍。
İkili birlikte bir dizi film yapmışlardı.その頃2人で数本の映画に出演。
Kuşkusuz bunları firavunların çabasıyla, baskısıyla yapmışlardır.この帝国は父祖の努力によって築き上げられたものだ。
Ayrıca diğer kabilelerin kadınlarını da köle yapmışlardır.他们还抓其他部落的女人来做自己的奴隶。
Maçlarının çoğunu Faroe Adaları ve İzlanda ile yapmışlardır.格陵兰的大多数比赛是对阵法罗群岛和冰岛。
Birkaç bölümde bunu sık sık yapmışlardır.牠們在不同區域都經常出現。
Avusturyalı hayranlar 100 şarkı arasından seçimlerini yapmışlardır.歌迷从歌池内选择了100首歌曲。
Familya üyeleri soğuk yerlere uyum yapmışlardır.協助病人在涼快的地方休息。
Şükrü Esen ve eşi Zekiye Esen Kastamonu'ya hayır işleri yapmışlardır ve yapmaktadırlar.乃際真美(乃際真美,聲優:矢作紗友里) 美柑的同班同學,和美柑及小暮感情非常好。
Bununla yetinmeyip Arnavutluk'a kadar uzanan bir akın da yapmışlardı.之後,帝召翁萬達,尚未就任即因丁憂作罷,以丁汝夔代替。
"Birlikte prova yapmışlardı; ama henüz birlikte hiçbir şey çekmemişlerdi.哀川潤曾試圖破解她的空蟬,但沒有成功。
Bu fayların doğrultuları hemen hemen sırtlara diktirler, yani, dönüşüm yapmışlardır.他們看出這比喻是指着他們説的,於是離開他。
Sadece 2007, yılında Çin'li yatırımcılar bölgeya 1 Milyar dolar yatırım yapmışlardır.2007년 중국 회사는 아프리카에 총 10억 달러를 투자하였다.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.수학에서 절대적 무한을 나타낸다.
Yunanlar çekilişlerinde yok edici bir tahrip yapmışlardı.상륙 후 잉그리드는 서진하여 다음 날 소멸하였다.
Bunlardan ilk 5'i test mekikleriydi ve hepsi tamamlanmış ve görevlerini yapmışlardı.אלו הם חמשת העולמות הראשונים בסדר הופעתם.
Çıkartma günü sona ererken amerikalılar 3 km'lik sahil boyunca çıkartma yapmışlardı.עד רדת החשכה הצליחו האמריקאים ליצור ראש חוף בעומק של כ-2 קילומטרים.
5.Sezon (Camping) : Bu sezonda barışan ünlü ikili her bölüm farklı bir kampta kamp asistanlığı yapmışlardır.רק כחמישית (1,692) מהמשתקמים הפסיכיאטריים בשנה זו נעזרו בשירותי תעסוקה נתמכת.
2013 yılında " Chemistry " adlı mini albümle Comeback yapmışlardır.בשנת 2014 חזרו עם מיני אלבום בשם Swing.
Diokletian, 286'da Maximian ile birlikte ortak imparatorluk yapmışlardır.През 288 г. е консул заедно с император Максимиан.
Köyde Lüzinyanlar bir kilise yapmışlardır.Те построяват църква в селото.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Занимавали се и с война и грабежи.
Avusturyalı hayranlar 100 şarkı arasından seçimlerini yapmışlardır.Obožavatelji su pjesme odabrali s popisa 100 pjesama.
Sadece bir albüm yapmışlardır.Snimili su samo jedan album.
Promosyonları da birlikte yapmışlardır.Promovirali su i tzv.
19 Nisanda debut yapmışlardır.Preuzeto 19. travnja.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Estonci su sa svoje strane napadali po Danskoj i Švedskoj.
Katun sını halkı muhtemelen, Tenğütlere karşı Karahanlılarla ittifak yapmışlardı.Smilodon populator je vjerojatno lovio u čoporima.
Bu ünlü psikologlar da dernek çevresinde çok önemli ve yararlı çalışmalar yapmışlardır.Svi ovi pronalasci potakli su važna i intrigantna pitanja.
MS 700'den önce bile Japonlar keyif için güzel bahçeler yapmışlardır.Tisućama godina prije bogati su pašnjaci bili nastanjeni mamutima.
Mızrak Savaşından önce o ve kardeşi bir süre paralı askerlik yapmışlardır.Prije rata su i on i brat bili započeli svoju karijeru.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Páchala predovšetkým atentáty, bombové útoky a bankové lúpeže zamerané proti Britom.
Stalingrad Cephesi kuvvetleri 50 kilometrenin üzerinde bir girme yapmışlardı.Brusilovovej armáde sa podarilo prelomiť front v šírke skoro 50 km.
Fakat ne Öklid’in ne de Apollonius’un çalışmalarına gözle görünür bir katkı yapmışlardır.Ale našťastie sa nič nestalo divákom ani Buemimu.
Televizyon debutlarını 18 Ocak'ta yapmışlardır.Na televízne obrazovky bol uvedený 20. januára 2006.
Kısaca parantezlerden kurtulmak için yapmışlardır.Aj tak robili, s cieľom získať spravodlivejšie platy.
Türk kumandanları Çin ordusunda paralı asker olarak görev yapmışlardır.Členovia Čínskej ľudovej oslobodeneckej armády hrali japonských vojakov.
Kurucular, o gün, Türk halkına aşağıdaki çağrıyı yapmışlardır.Tega leta so Čazmo začeli oblegati Turki.
Hristiyanlar savaşları Tanrı adına yapmışlardır.Kristjani so zagovarjali Kristusovo božanstvo.
Köyde Lüzinyanlar bir kilise yapmışlardır.Pirče so naselje v Občini Kostel.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Ker je bil lačen, jih je začel jesti.
Pop ve dans müziği türünde çalışmalar yapmışlardır.Tema: pop ir šokių muzika.
İkili birlikte bir dizi film yapmışlardı.Abu padarė po vieną šimtinę seriją.
Onlar aynı zamanda Simyacı'yı İskelet Kral yapmışlardır.Taip pat mitas apie karalių Likurgą.
Yakalandıklarında da açlık grevi yapmışlardır.Nende põgenemise põhjuseks oli ka näljahäda.
Bu öğrenciler seyahat edip koleksiyon yapmışlardır.Koostanud õpikuid ja töövihikuid.
Gökbilimciler bu işlemi, Güneş baharda tam ekvator üzerindeyken yapmışlardır.Astronoomiliselt toimub sel päeval kevadine võrdpäevsus.
3 ü dağıtmışlar. Şimdi bakalım ikinci adımda ne yapmışlar.Tehát a c-t adták meg, ami 360$.
Acayip bir alet yapmışlar.Een telefoon in de hel gemaakt.
Acayip bir alet yapmışlar.Ein richtiges Höllen-Handy.
Acayip bir alet yapmışlar.글자그대로 지옥의 핸드폰