yapayalnız ile cümle

yapayalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yapayalnız bekliyordum.I was waiting all alone.
Yabancı bir ülkede yapayalnızım.I am all alone in a foreign country.
O, evde yapayalnızdı.He was all alone in the house.
O burada yapayalnız yaşıyor.He lives here all alone.
Yaşlı adam yapayalnız oturdu.The old man sat all alone.
O ormanda yapayalnız yaşıyor.He lives all alone in the woods.
Tom Mary'yi kilisede yapayalnız otururken bulduğuna şaşırdı.Tom was surprised to find Mary sitting all alone in the chapel.
Tom yapayalnız oturan bir kız gördü, bu yüzden onunla konuşmaya gitti.Tom saw a girl sitting all alone, so he went over to talk to her.
Tom yapayalnız hissetti.Tom felt all alone.
Yapayalnız yemek yiyen şu güzel kadın kim?Who's that beautiful woman eating all alone?
Tom yapayalnız olacağını düşündü.Tom thought he was going to be all alone.
Yapayalnız hissediyorum.I feel so lonely.
Tom ormanda yapayalnız yaşıyor.Tom lives all alone in the woods.
Fare küçük ve yapayalnız.The mouse is small and all alone.
Tom evde yapayalnızdı.Tom was all alone in the house.
Yapayalnız olmayı sevmiyorum.I don't like being all alone.
Hiç yapayalnız kaldın m?Do you ever get lonely?
Tom yapayalnız oturuyordu.Tom was sitting all alone.
O burada yapayalnız olmayacak.It won't be lonely here.
Tom kanepeye yapayalnız oturdu.Tom sat on the couch all alone.
Hayatımda ilk kez kendimi, bilmediğim bir şehirde yapayalnız halde buldum.For the first time in my life, I found myself all alone in an unknown city.
O, odada yapayalnızdı.He was all alone in the room.
Sadece beni yapayalnız bırakamazsın.You can't just leave me all alone.
Neden burada yapayalnızsın?Why are you out here all alone?
Ben burada yapayalnızım.I'm here all alone.
Bunu yapayalnız yaptım.I did it all alone.
Gerçekten yapayalnız mısın?Are you really all alone now?
Sami yapayalnızdır.Sami is all alone.
Yapayalnız kaldım.I ended up all alone.
Yapayalnız değilsin.You're not all alone.
Yapayalnızdı, ortalıkta tek bir Allah'ın kulu yoktu.He was completely alone; there wasn't a soul about.
Bunca zamandır yapayalnız kalmış olmalı?All this time, he must have been so lonely here by himself.
Gezegenimiz, engin kozmik karanlığın içinde yapayalnız bir nokta.Our planet is a lonely speck in the great enveloping cosmic dark.
Ama Hae Young Oppa yapayalnız büyüdü.But Hae Young oppa grew up lonely and alone.
Bayan kimsesiz kaldı bu dünyada ! Böyle yapayalnız bırakmak olmaz !Girl become very lonely ! it shouldn't let a girl lonely !
Birçok sıkıntıya katlanıp yapayalnız kaldığını... ...ve babandan küçük yaşta ayrıldığını biliyorum.I knew separating you from your father at a young age made you endure a lot of obstacles.
O da bu sarayda yapayalnız.But here in the palace, she's all alone.
Yakında öleceğim, çadırımda yapayalnız...I'm going to die soon, alone in my tent...
Mahlon da, Kilyon da öldü. Böylece kocasıyla iki oğlunu yitiren Naomi yapayalnız kaldı.Mahlon and Chilion both died, and the woman was bereaved of her two children and of her husband.
Zaten şeytan, insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakır."Satan always betrays man.
Onun söylemekte olduğuna Biz mirasçı olacağız; o Bize, 'yapayalnız tek başına' gelecektir.All that he claims will revert to Us, and he will come before Us all alone.
Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.Every one of them will come before Him all alone on the Day of Resurrection.
Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır."Satan always betrays man.
Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak;Leave him to Me whom I created alone,
Söylediği şeylere biz mirasçı oluruz ve o bize yapayalnız gelir.All that he claims will revert to Us, and he will come before Us all alone.
Ve hepsi de kıyamet günü, onun tapısına yapayalnız gelir.Every one of them will come before Him all alone on the Day of Resurrection.
Bırak beni ve yarattığımı yapayalnız.Leave him to Me whom I created alone,
Allah'ın yanına başka bir ilah koyma ki, yapayalnız ve horlanmış olarak oturup kalmayasın!"Do not set up another god with God, or you will remain disgraced and destitute.
Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına (yapayalnız) gelecektir.Every one of them will come before Him all alone on the Day of Resurrection.
Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalnız ve yardımcısız bırakmaktadır.Satan always betrays man.
Ve Zekeriyya. Hani, Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma!And (remember) Zakariya (Zachariah), when he cried to his Lord: "O My Lord!
Yemin olsun, sizi ilk yarattığımızdaki gibi yapayalnız/teker teker bize geldiniz.God will say, "You have come to Us alone just as We created you at first.
Çiçek Taksi, Yapayalnız, Köpek ve daha başka filmlerde rol almıştır.Gölge spielte bei folgenden Filmen mit Çiçek Taksi, Yapayalnız und Köpek.
Uyandığında kendini yapayalnız bulur.Als er erwacht, ist er allein.
Kimseyr güvenmez yapayalnızdır.Wer glaubt, ist nie allein.
Onun teyzesi Londra'da yapayalnız.Sa tante est toute seule à Londres.
Onun halası Londra'da yapayalnız.Sa tante est toute seule à Londres.
Uzayda parlayan bir fener, gecenin içinde yapayalnız.Un faro brillante en el espacio... solo en la noche.
Kierkegaard, Tanrı ve sonsuzluk önünde yapayalnız olmak anlamında insanın varoluşundan söz eder.Kierkegaard: estamos solos ante nosotros mismos y ante Dios.
Böylece İşi ile annesi yapayalnız kaldılar.Estaba sola con su madre.

İlgili Sayfalar