Ana içeriğe geç
Sözlük

yapay ile cümle

yapay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu seçiciliğe örnekler: Lezzet: yapay tatlandırıcı aspartamın iki enantiyomeri vardır.Příklady této selektivity jsou: Chuť: umělé sladidlo aspartam má dva enantiomery.
Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.Čí, něčí, ničí se skloňuje jako jarní.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.V této době se rozlišovaly dva druhy regionů: přirozený a umělý.
Yapay üretim değildir.Nemusí být fikcí.
Bu yöntem, çeşitli bileşenleri bir araya getirerek doğal çimentonun yapay olarak elde edilmesine dayalıdır.Kombinovanou obnovou se zajišťuje obnova části porostu přirozeně, zbytku uměle.
Futbol sahaları doğal veya yapay çimden oluşabilir.Svetr může být pleten z přírodních nebo umělých vláken.
İdo kelimesi aşağıdaki anlamlara gelebilir: İdo, yapay dil.Jméno je patrně odvozeno od slova lhůta – lhota.
Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız.Interpretovat jeho životní postoje je velmi obtížné.
Karadeniz Bölgesi sınırları içinde birçok doğal ve yapay göl vardır.Na území Bosny a Hercegoviny se nachází značný počet přirozených a umělých jezer.
Ben en iyisi kendi kulvarımda kendi kendime bir şeyler yapayım."Musím si dělat věci po svém."
Bazen doğal akiferlerde uygulanır, bazende yapay akifer oluşturulur.Věnuje se v nich obyčejným životním situacím, které dožene do absurdních konců.
Lojban, sözdizimsel yapay bir dildir.Lojban () je umělý jazyk založený na predikátové logice.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Ale změna sortimentu nepomohla.
Böylece işsiz sayısı yapay bir şekilde düşürülmüş oluyordu.Nezaměstnanost tak byla nízká, ovšem za cenu umělé zaměstnanosti.
Matka Kanyonu içindeki Matka Gölü ülkedeki en eski yapay göldür.Lacul Matka din interiorul canionului este cel mai vechi lac artificial din țară.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Face minunatele plăcinte cu mere pe care copiii ei le adoră.
Ne yapayım ki, oraya ateş götürmeyeyim?”(Te superi dacă nu fumez?)
Bu geminin bilgisayarı, güçlü bir yapay zeka, dizinin ana karakteridir.Computerul navei, o puternică inteligență artificială, este un personaj cheie al serialului.
Alan Turing teorik bilgisayar bilimi ve yapay zekanın kurucusu olarak kabul edilmektedir.Turing este considerat a fi părintele informaticii și inteligenței artificiale teoretice.
1887 - Ludwik Lejzer Zamenhof yapay dil Esperanto hakkındaki ilk kitabını yayımladı (Rusça olarak).1887: L. L. Zamenhof editează prima carte despre limba planificată Esperanto, în limba rusă.
Yetkinliğin iki tipini ayırt etmek gerekir: doğal ve yapay.Această tehnică poate fi de două tipuri: naturală și artificială.
Erdal Bakkal yapayalnız kalmıştır.Mănăstirea Lainici era izolată total.
Toki Pona, 2001 yılının ortalarında Toronto'da yaşayan Sonja Elen Kisa tarafından yaratılmış bir yapay dildir.Toki Pona este o limbă artificială, inventată de către Sonja Elen Kisa în anul 2001.
İki tip sınıflama vardır: Doğal sınıflama ve yapay sınıflama.Există două tipuri de cursuri: curs oficial.
Yapay ada, doğal yollar yerine insanlar tarafından oluşturulan adalardır.O insulă artificială este o insulă construită de om, spre deosebire de insulele naturale.
Neden yapayım ki?Să simt?
Gübreler genel olarak iki sınıfta incelenir: Doğal ve yapay gübreler.După origine, sunt evidențiate 2 categorii de arboreturi: natural fundamentale și artificiale.
Yapay uydu teknolojisi.Tehnologii de prelucrare.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.189 Omorul calificat, Art.
1909 - Leo Hendrik Baekeland, ilk yapay plastik "bakalit"in patentini aldı.1907 Leo Hendrik Baekeland inventează bachelita, unul dintre primii plastici comerciali de succes.
Burada bir düzeltme daha yapayım.Trebuie să fac o paranteză.
Bunu yapayım.Să fac asta.
Hobilerimden birisi yapay çiçekler yapmaktır.Unul dintre hobby-urile mele este să fac flori artificiale.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Az emberiség több ezer éve alkalmazza ezt a módszert állatok és növények háziasítása során.
Burada bir düzeltme daha yapayım.Ezzel jobb korrekció érhető el.
Yapay olarak pek çok radyoaktif izotopları elde edilmektedir.Emellett sok radioaktív izotópját előállították mesterségesen.
Pepsi Raw: Tamamen doğal malzemelerden yapılmış ve yapay renkleri olmayan kola.Pepsi Raw - Természetes összetevőkből készült üdítőital.
1887 - Ludwik Lejzer Zamenhof yapay dil Esperanto hakkındaki ilk kitabını yayımladı (Rusça olarak).1887 – ben Lazar Markovics Zamenhof kiadja az eszperantó tervnyelv első tankönyvét orosz nyelven.
Yapay 135Xe izotopu nükleer fisyon reaktörlerindeki işlemlerde dikkate değer bir öneme sahiptir.A mesterséges 135Xe izotóp az atomreaktorok működése szempontjából nagy jelentőséggel bír.
( Tutarlı olun, yapaylık ve kurnazlıktan uzak durun. )(Odaadással, tisztelettel és állhatatossággal!)
Ayrıca şehirde yapay oluşturulmuş bir göl olan Maschsee vardır.A városban mesterségesen létrehozott Csónakázó-tó található.
Fiziksel kırağılaşmanın bir diğer örneği de fiziksel buhar kırağılaşmasının yapay işlemidir.A fizikális lázcsillapítás másik módja a testborogatás.
Elektroniktir ve yapay bir zekası vardır.Megismeréstudomány és mesterséges intelligencia.
Neden yapayım ki?Miért tenném?
Rekreasyon; yapay kurallar olmaksızın yapılan, fiziksel etkinliğe dayalı bir eğlencedir.A mozgásos rekreációhoz a szabadidőben nem kényszerből végzett fizikai, testi tevékenység tartozik.
Kristal taşlar elmasların yapayı olarak kullanılır.Egyedi kristályait ékszerkőnek is hasznosítják.
Doğal ve yapay mollokülü yapışkan özelikli maddelerdir.Vannak természetes és mesterséges fluoreszkáló folyamatok.
Yapay seçilim, canlı popülasyondaki istenilir bir özelliğin bilinçli olarak seçilimidir.A mesterséges szelekció tudatos emberi tevékenység.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Tätä on käytetty tuhansien vuosien ajan kasvien ja eläinten domestikaatioon.
Profesör Otto Jespersen tarafından oluşturulmuş bir yapay dildir.Novial on tanskalaisen Otto Jespersenin tekemä keinotekoinen kieli.
Neden yapayım ki?Voinko tehdä sen?
Bir yapay dil olarak Esperanto, hiçbir tek dile birebir bağlı değildir.Koska esperanto on keinotekoinen kieli, se ei ole minkään luonnollisen kielen sukulainen.
Bu şekilde doğal olarak gelişmiş dillerin dışında, yapay olarak geliştirilmiş diller de vardır.Toisin kuin luonnolliset kielet, ne ovat keinotekoisia.
Bu balık Afrika'da birçok göle aktarıldı, mesela Viktoria ve yapay Nasser Gölü'ne.Niilinahventa on istutettu moniin muihin Afrikan järviin, kuten Victoriajärveen ja Nasserjärveen.
Bu sav, sinyalin yapay bir kaynaktan gelme ihtimalini ortadan kaldırmaz.Tämä ei kuitenkaan sulje pois signaalin keinotekoisuuden mahdollisuutta.
4 Ekim 1957 tarihinde fırlatılan Sovyetler Birliği'nin Sputnik 1 uydusu ilk başarılı yapay uydu oldu.Neuvostoliiton 4. lokakuuta 1957 lähettämä Sputnik 1 olikin ensimmäinen keinotekoinen satelliitti.
Gölde çok sayıda tapınak, pagoda, bahçe ve yapay adalar bulunmaktadır.Järvellä ja sen ympäristössä sijaitsee lukuisia tekosaaria, temppeleitä, pagodia ja puutarhoja.
Çünkü kendi yapay vücuttur, yürümek için gürültüler yapar.Ihmisruumis saa aikaan äänet kuten tinnituksen.
Yapay bir elemettir.Se on toiminnallinen elementti.
Gıda ayrıca yapay koruyucu içermez.Myöskään tekijänoikeuksien suojaa ei saa rikkoa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod