Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir.Hvis du ville gøre det, så ville du have brug for en helt anden Superman.
Ne yaparsan yap.Om end de gør.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."For meg blir det dessverre vanskelig å bedømme det dere gjorde».
Nakarat kısmı "Ne yaparsan yap, her zaman iyi ol.Moto hebatnya adalah: "Apa pun yang Kau lakukan, lakukanlah dengan baik."
Ne yaparsan odur.Akulah Dia.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Allah akan memberikan balasan yang banyak kepadamu terhadap sedikit amal yang engkau lakukan.”
Ne yaparsan yap, ihtiyatla yap ve sonunu gözden kaybetmeden.Apapun yang kau lakukan, lakukanlah dengan bijak dan pertimbangkan hasil akhirnya.
Ne yaparsanız yapın, eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.Setiap yang hidup akan mati, benih akan tumbuh dan kemudian akan mati.
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.Tentulah hal yang telah dijanjikan kepada kalian pasti terlaksana, bahwasanya Penghakiman pasti terjadi.
Eğer bunu bir kere daha yaparsan, cehennemde yanacaksın.' der."それに向かってくるのですか」と唱えることで火伏せをする。
Ne yaparsan yap.とにかくやりなさい。
Ne yaparsan odur.彼は彼。
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir.「如果你要做到這一點,你需要一個不同的超人。
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.所以他勸戒説:“你們總要自己省察有信心沒有,也要自己試驗。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."凡你們所做的都要憑愛心而做。
Ne yaparsan odur.我是彼所耶。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."당신은 당신께서 행하시는 그대로의 당신이시며, 당신은 당신의 있는 그대로의 당신이십니다.
Ne yaparsan odur.그러나 당신네 나라는 무엇입니까.
Nakarat kısmı "Ne yaparsan yap, her zaman iyi ol.모토로 하는 것은 "그대로, 항상 똑바로 나 답게"이다.
Çok fazla seçicilik yaparsan hiçbir şey elde edemezsin.너무 까다롭게 고르면 아무것도 못 받는다.
Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.Каквото и да направите, краят ще е същият.
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.Ако се упражняваш много, ще можеш да говориш английски по-добре.
Ona ne yaparsan yap sana engel olucam der.Da mu prištedim trud, reći ću vam ja.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.Kuo daugiau padarysi dabar, tuo mažiau darysi rytoj.
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir.Seda võib vaja minna, kui ähvardaja on teist mõjuvõimsam.
Ne yaparsan odur.Mis olen mina, selleks saad sina.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.A keby ste to urobili, tak tento nultý prvok tu, 0. prvok teraz bude odkazovať na túto vec.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.En daarna heb je dan je -7, 0, 0, "this text", en dan de 10.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.Jos tehdään näin, tämä nollas elementti... onkin lista.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız신소재를 2차원 직물로 만들면
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Auf zwei Dimensionen, wenn man z.B. Stoff aus ihnen macht, sind sie 30x stärker als Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Em duas dimensões, se forem usados para criar um tecido, são 30 vezes mais resistentes do que o Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En deux dimension, si on en fait un tissu, ils sont 30 fois plus résistants que le Kévlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En dos dimensiones, si por ejemplo haces una tela de el, sería 30 veces más resistente que el Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Ha két dimenzióban szövetként kiterítjük, 30-szor erősebbek mint Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.În doua dimensiuni, dacă le aranjezi ca pe o țesătură, ele sunt de 30 ori mai rezistente decât Kevlar-ul.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.In twee dimensies, als je er zeg maar een stof van maakt dan is het 30 keer sterker dan Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.W dwóch wymiarach, jako tkanina są 30 razy silniejsze niż Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В две измерения, ако направите например тъкан от тях, те са 30 пъти по-здрави от кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В двух измерениях, если например из них сделать ткань, то она будет в 30 раз прочнее, чем кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Якщо створити з них матеріал двомірної\двошарової структури, вони в 30 разів міцніше ніж кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızSe si realizza un tessuto in due dimensioni
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızבשני מימדים, אם יוצרים מהן אריג,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızو في بعدين , يمكنك ان تصنع , شيء يعمل كاساس لشيء اخر منها ,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızケプラーの30倍の強度がある
Açıkça, eğer bir çapraz çarpım yaparsan bir vektör elde edersin.Y obviamente cuando se hace producto cruz se obtiene un vector
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.A já vím, že to může být trochu matoucí, ale s troškou cviku to bude dávat smysl. Takže to teď přepíšu.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.E eu sei que pode estar se tornando um pouco confuso, mas com um pouco de prática, começará a fazer sentido.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.E lo so che forse sta diventando un po' confuso, ma piu' fai pratica piu' avra' senso.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.És tudom, hogy ez most talán egy picit összezavarhat, de minél többen gyakorolsz, annál több értelmet nyer.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Et je sais que c'est peut-être devenir un peu confus, mais le plus pratique, vous ne lui ferez un peu de sens.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Ich weis, dass es jetzt vielleicht etwas irritierend wird, aber je mehr Du übst umso mehr Sinn wir es ergeben.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.혹시 이해가 잘 안된다면 좀 더 연습을 해 보면 이해가 될 거에요
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Viem, že je to trošku komplikované ale s trochou cvičenia to bude dávať zmysel.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Wiem, że to może się robić trochę mylące, ale jak więcej poćwiczysz, zobaczysz w tym trochę sensu.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Και ξέρω πως ίσως να ακούγεται λιγάκι μπερδεμένο, αλλά με μερικές ασκήσεις θα το καταλάβετε.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.Знам, че става малко объркващо, но с повече упражнения ще го разберете.
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.أعلم أن هذا مربك بعض الشئ ولكن بمزيد من التدريب سوف تصبح عملية بديهية
Aklınız karışmış olabilir ama pratik yaparsanız daha iyi anlayacaksınız.だけど、練習すれば分かるようになるからね。 上の問題を、もう一度、ここに書くね。
Alet yaparsan beynin büyür, beynin büyüyünce daha iyi aletler yaparsın.El psiquiatra le dice: "Te va a costar 60$ la hora"