Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.훌륭한 것이 훌륭한 것과 가까움으로 하여 친구가 되면, 나쁜 것이 나쁜 것과 가까움으로 하여 친구가 되므로, 이 논변의 전제 자체가 기각된다.
Bunun sebebi, bu hayatta ne yaparsa yapsınlar karşılığını burada aldığına inanmalarıdır."그리고 그 믿음을 얻게 되면 그 얻은 믿음을 가지고 설교하시오."라고 말해주었다.
Sahibi nerede olursa olsun ve ne yaparsa yapsın, yaptıklarından haberdar olmak için yanında olur.자신의 친부가 대조영이라는 것을 알게 된 후에는, 대조영과 이해고 사이에서 갈등한다.
Eğer hata yaparsa, ben beceremediğimdendir.만일에 농사가 잘되지 않는다면 그것은 너희의 잘못이다.
Nakarat kısmı "Ne yaparsan yap, her zaman iyi ol.모토로 하는 것은 "그대로, 항상 똑바로 나 답게"이다.
Çok fazla seçicilik yaparsan hiçbir şey elde edemezsin.너무 까다롭게 고르면 아무것도 못 받는다.
Ne yaparsa da yararı olmaz.אחרת לא תהיה בה כל תועלת.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.לא הצדק הוא שמביא אותנו לפוליטיקה אלא אי-הצדק – ההימנעות מרע, ולא עשיית הטוב.
Başka birinin duyguları ile oynamaktan hoşlanmaz ve bunu yaparsa istemi dışınadır.זה חייב להיות בדרך שבה זה חייב להיות ואם זה לא מוצא חן בעיניכם, אז עזבו אותי בשקט.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Все пак това не помога.
Ne yaparsanız yapın, sonuç aynı.Каквото и да направите, краят ще е същият.
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.Ако се упражняваш много, ще можеш да говориш английски по-добре.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.A što su mene nepravdom pronosili, nijesu mene no sebe.
Nadia daha önce de işkence gördüğünü ve Sayid ona ne yaparsa yapsın konuşmaya ikna olmayacağını söylüyor.Ona mu otkriva da su je i ranije mučili i da ju ništa što Sayid učini može natjerati da progovori.
Ona ne yaparsan yap sana engel olucam der.Da mu prištedim trud, reći ću vam ja.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım asla memnun görünmüyorsun.Predajem se. Što god da učinim, nikada ne izgledaš zadovoljno.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Podľa neho to však nepomôže.
Eğer hata yaparsa, ben beceremediğimdendir.A keď to urobí chybu, je to preto, že som niečo pokazil.
NATO başka bir saldırı yaparsa ellerindeki esirleri öldüreceklerini söylediler.Dal tak pešiakom najavo, že ak budú vo vraždení pokračovať, spustia na nich jeho strelci paľbu.
O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar.Intuisti radi robia veci zakaždým inak, skúma, čo sa prečo a ako deje, a ako by sa to dalo robiť lepšie.
Sonunda pes edip niye buraya geldiklerini ve ne yaparsa gideceklerini sorar.Vprašal jo je zakaj mu je storila to in potem sta odšla domov in se pogovorila.
Eğer hata yaparsa, ben beceremediğimdendir.Bet, jeigu jis mane apgaudinėja, nėra abejonės, jog aš esu.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.Kuo daugiau padarysi dabar, tuo mažiau darysi rytoj.
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir.Seda võib vaja minna, kui ähvardaja on teist mõjuvõimsam.
Ne yaparsan odur.Mis olen mina, selleks saad sina.
Ama ne yaparsa yapsın bu evlilik gerçekleşir.Muuta on seda võimalik aga kogu abielu vältel.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.A keby ste to urobili, tak tento nultý prvok tu, 0. prvok teraz bude odkazovať na túto vec.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.En daarna heb je dan je -7, 0, 0, "this text", en dan de 10.
-1 ve -2 gibi. Eğer bunu yaparsanız listenin sıfırıncı elemanı artık bunu ifade edecek.Jos tehdään näin, tämä nollas elementti... onkin lista.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız신소재를 2차원 직물로 만들면
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Auf zwei Dimensionen, wenn man z.B. Stoff aus ihnen macht, sind sie 30x stärker als Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Em duas dimensões, se forem usados para criar um tecido, são 30 vezes mais resistentes do que o Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En deux dimension, si on en fait un tissu, ils sont 30 fois plus résistants que le Kévlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.En dos dimensiones, si por ejemplo haces una tela de el, sería 30 veces más resistente que el Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Ha két dimenzióban szövetként kiterítjük, 30-szor erősebbek mint Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.În doua dimensiuni, dacă le aranjezi ca pe o țesătură, ele sunt de 30 ori mai rezistente decât Kevlar-ul.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.In twee dimensies, als je er zeg maar een stof van maakt dan is het 30 keer sterker dan Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.W dwóch wymiarach, jako tkanina są 30 razy silniejsze niż Kevlar.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В две измерения, ако направите например тъкан от тях, те са 30 пъти по-здрави от кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.В двух измерениях, если например из них сделать ткань, то она будет в 30 раз прочнее, чем кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanız Kevlar'dan 30 kat daha mukavemetli olur.Якщо створити з них матеріал двомірної\двошарової структури, вони в 30 разів міцніше ніж кевлар.
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızSe si realizza un tessuto in due dimensioni
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızבשני מימדים, אם יוצרים מהן אריג,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızو في بعدين , يمكنك ان تصنع , شيء يعمل كاساس لشيء اخر منها ,
2 boyutta, mesela, bir kumaş yaparsanızケプラーの30倍の強度がある
2 çarpan olabilir, eğer sadece şunu yaparsam oh, bak oldu2는 16의 약수입니다 네, 맞네요
2 çarpan olabilir, eğer sadece şunu yaparsam oh, bak oldu [Ali] Orada.Nós temos que escrever o 3 duas vezes? porque nos temos... ou é apenas escrevendo 3 uma vez?
2 çarpan olabilir, eğer sadece şunu yaparsam oh, bak olduこの通り! ベン: その通り,2 は因数です.
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.Hvis vi deltager i 3 timer, koster det 44 kr.
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.여기쯤 되겠습니다
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.No, pokud navštívíme 3 hodiny, bude nás to stát 44 dolarů.
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.Si je participe à 3 cours, cela me coûtera 44$.
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.Szóval, ha 3 alkalomra megyünk el akkor ez 44 dollárba kerül.
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.Ако посетим 3 сесии, това ще ни струва 44 долара
3 seans yaparsak 44 $ tutacak.それはここです。
4s1, 4s2, eğer böyle yaparsam 4. enerji seviyesi böyle gözüküyor.4s1, 4s2, 만일, 여러분이 4번째 에너지 껍질에 관해서만 언급한다면
4s1, 4s2, eğer böyle yaparsam 4. enerji seviyesi böyle gözüküyor.4 s-1, 4 s 2, also, wenn ich nur tun es ist 4. Energie-Schale
4s1, 4s2, eğer böyle yaparsam 4. enerji seviyesi böyle gözüküyor.4s1, 4s2, cioè il quarto guscio energetico si vede così.
4s1, 4s2, eğer böyle yaparsam 4. enerji seviyesi böyle gözüküyor.4s1, 4s2, jadi jika saya hanya melakukan itu shell energi 4 terlihat seperti ini.
4s1, 4s2, eğer böyle yaparsam 4. enerji seviyesi böyle gözüküyor.4s14s2 - четвертый энергетический уровень, выглядит примерно так.