O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Vous êtes comptables de vos efforts envers elle ».
Ne yaparsa da yararı olmaz.Néanmoins, son action ne donnera rien.
Aksine eğer güzel sesiniz yoksa sahnede ne yaparsanız yapın gölgede kalırsınız.S'il ne fait pas beau, quelles que soient les autres conditions, je reste au lit.
İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.Cometes errores si haces las cosas con prisa.
Bunu yaparsan, sana yardım ederim.Si haces eso, te ayudará.
Onu ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.Cuanto antes lo hagas, mejor.
Elinden geleni yaparsan, kimse seni suçlamaz.Si das lo mejor de ti, nadie te culpará.
Eğer bağış yaparsan,hasta memnun olacak.El paciente estará agradecido si donás.
Ne yaparsan yap, ağlama.Hagas lo que hagas, no llores.
Ne yaparsam yapayım Tom'u güldüremem.Haga lo que haga, no logro hacer reír a Tom.
Onu yaparsan ne olacağını ikimiz de biliyoruz.Los dos sabemos lo que pasará si lo haces.
Ne yaparsan yap, seni yine seveceğim.Haz lo que quieras, seguiré amándote igual.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."La rapidé con la que vayáis, depende de vosotros."
Eğer hata yaparsa, ben beceremediğimdendir.Cuando tuvo éxito, fue porque hice algo mal.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Todo lo anterior no le sirve de nada.
Ne yaparsan odur.Qué será ser tú.
O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar.No importa lo bien que intente la humanidad matar, hay algo más que lo hace mejor.
Ne yaparsan yap, ihtiyatla yap ve sonunu gözden kaybetmeden.Hágase de mí lo que se quiera, pero cuidado con las consecuencias.
Eğer yaparsam öldürüleceğimi düşünüyorum.Pensaba que me iban a matar.
Bunun sebebi, bu hayatta ne yaparsa yapsınlar karşılığını burada aldığına inanmalarıdır."Por eso os digo que obtendréis todo lo que pidáis en oración, si tenéis fe en que vais a recibirlo.
Ne yaparsan yap seni her zaman seveceğim.Qualsiasi cosa tu faccia ti amerò sempre.
Onu benim için yaparsanız size borçlu olacağım.Se fate questo per me sarò in debito con voi.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız.""E se invece pareggiate?".
Eğer bunu bir kere daha yaparsan, cehennemde yanacaksın.' der."Se invece la impugna un malvagio, il fuoco lo brucerà.
Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.Dopo le buone opere non potranno che giungere, poiché sono il frutto del pentimento.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Tutto, però, si rivelerà inutile.
Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.Когда он по своей доброй воле выбирает путь добра и отвергает зло, тогда ему даётся истинная вечная благодать.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Так что Вы делаете то, что Вы можете».
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir.И если Вы сделаете это, то Ваша власть станет намного гуманнее.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Он ждал, когда из действий противника станут ясны его намерения.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Но это не приносит ему никакой пользы.
Eğer yaparsam öldürüleceğimi düşünüyorum.Я уверен, что они меня сейчас убьют.
Ne yaparsan odur.Он — это я.
O denge sonucu, kişi ne iş yaparsa yapsın, onu daha iyi yapar ve daha çaba harcar.Человек трудолюбивый, то, что делает, стремится доводить до совершенства.
Ama ne yaparsa yapsın bu evlilik gerçekleşir.Каким оно окажется, таким и жених будет.
Ama ne yaparsa yapsın bu evlilik gerçekleşir.ومع ذلك ، ماتت قبل أن يحدث هذا الزواج.
Sahibi nerede olursa olsun ve ne yaparsa yapsın, yaptıklarından haberdar olmak için yanında olur.فالله علم ما كان، وعلم ما سيكون، وعلم ما لم يكن لوكان كيف يكون.
Ne yaparsa da yararı olmaz.إذا كان ذكره لا يفيد شيئاً.
Ne yaparsan odur.أنا وهو وهي.
Eğer bunu yaparsan sana farklı bir Superman gerekir."Se você vai fazer isso, você precisaria de um Superman diferente.
Ama ne yaparsa yapsın bu evlilik gerçekleşir.Logo, caso este casamento seja realizado, será plenamente válido.
Sonunda pes edip niye buraya geldiklerini ve ne yaparsa gideceklerini sorar.Ele pergunta o que vai fazer agora e se vai ficar.
Bu durumda, eğer Bob z ekseni etrafında sonradan ölçüm yaparsa, bulacağı sonuç -z ekseninde olur.Neste caso, se Bob a seguir medir o spin no eixo z, ele obterá -z com 100% de certeza.
No Fail: Ne yaparsanız yapın başarısız olamazsınız.Exemplo 5: Embora dedique-se, não consegue obter êxito.
Ona ne yaparsan yap sana engel olucam der.Ela lhe perguntou se algo o incomodava.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Heeft de werper vier keer wijd gegooid, dan mag de slagman vrij naar het eerste honk lopen.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Zijn vijanden zullen het wel geweten hebben.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Maar het helpt niet.
Eğer adalet yanlışlık yaparsa kabahat onların değil, benimdir.Indien de dwaling opzettelijk veroorzaakt wordt, spreekt men niet van dwaling maar van bedrog.
Hata yaparsam, lütfen beni düzeltin.Corrigeert u me als ik fouten maak, alstublieft.
Ya yine öyle bir gaf yaparsa?Als ze weer zo'n blunder maakt?
Eğer iyi bir müzik yaparsak insanlar dinlemez ve eğer kötü bir müzik yaparsak insanlar konuşmaz.Als je goede muziek speelt, luisteren mensen niet, en als je slechte muziek speelt, spreken ze niet.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Zostanie wam zapłacone tylko za to, co czyniliście.
Biri onlara bir iyilik yaparsa Kokoşlar da ondan bir iyilik ister ve bu durum korkunçtur.If the good is there, so is the evil. → Gdzie jest dobro, tam jest i zło.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Ten jednak nie korzysta z niego.
Başka birinin duyguları ile oynamaktan hoşlanmaz ve bunu yaparsa istemi dışınadır.Lubi oglądać ból innych ludzi i nie ma z wykorzystywaniem tego.
Eğer yaparsam öldürüleceğimi düşünüyorum.Kiedy zechcą mnie zabić, zrobią to.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjälper inte.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Але і його втручання не допомагає.
Düşmanı ne yaparsa yapsın onun aklından kesinlikle geçmiştir.Він чекав, коли з дій противника стануть зрозумілі його наміри.