yapardı ile cümle

yapardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu gibi durumlarda olurdu, yapardı gibi anlamlarını vermek için cümlelere ἄν (án) sözcüğü eklenir:To give the meaning "would", the particle ἄν (án) is added:[50]
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı.If God would have willed, He would have made you a single people.
Şirket, yazdırmadan önce yalnızca olgusal hatalar için üstünkörü kontroller yapardı.[1]The company would do only cursory checks for factual errors before printing.[1]
Armatoller bunu genellikle kleftler inlerinden çıkarken yapardı.The armatoles would usually do this when the klephts were coming out of their dens.
Ardından iki veya üç saat egzersiz yapardı.Exercise for two or three hours followed.
Genelde alışverişlerimizi Çeşme ve Yaşmar'dan yapardık.Im Allgemeinen machten wir unsere Einkäufe in Çeşme und Yaşmar.
Açık konuşmak gerekirse, ben de olsam aynısını yapardım!Offen gesagt, wäre ich es, dann würde ich das Gleiche tun!
O durumda ne yapardım bilmiyorum.Ich weiß nicht, was ich in dieser Situation täte.
Her şey için sana çok teşekkür ederiz, sevgili anne. Sen en iyisisin! Sensiz ne yapardik?Danke für alles, liebe Mutter. Du bist die Beste! Was würden wir ohne dich machen?
Dilediğini zengin dilediğini fakir yapardı.Was darunter liegt, (d. h. die weniger schweren Sünden) vergibt er, wem er (es vergeben) will.
Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı.Und wenn Allah gewollt hätte, hätte er euch zu einer einzigen Gemeinschaft … gemacht.
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Was täten wir ohne Buchstaben und Zahlen?
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.Als junge Frau war ich dieselbe.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Sie galt vorerst für ein Jahr.
Sınıf arkadaşı Rob Lowe ve Sean Penn ile okulda Super-8 filmleri yapardı, kendisi oyunculuğa meraklıydı.Mit seinen Schulkameraden Rob Lowe, Sean Penn und Chris Penn drehte er Super-8-Filme.
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.Ich bin Künstler, ich kann alles malen.
Eğer, herhangi bir sebepten dolayı, bu gerçekleşseydi, ne yapardın?Si, pour une raison quelconque, cela advenait, que ferais-tu ?
Eğer, herhangi bir sebepten dolayı, bu gerçekleşseydi, ne yapardınız?Si, pour une raison quelconque, cela advenait, que feriez-vous ?
Yapabilseydim yapardım.Je le ferais si je pouvais.
Bunu gözüm kapalı yapardım.Je pourrais faire ça les yeux fermés.
Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı.(29) Et vous ne désirerez que si Allah veut.
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Si jamais nous l'avions fait, c'est lui qui serait venu ici ».
Kur'ân Olmasaydı Ne Yapardım Ben?Que serait-il sans l’ordre privilégié ?
Genç olsaydım bu işi ben yapardım.Et moi j'étais le petit jeune.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Il y aurait demeuré au moins un an.
Ama inanın böyle bir şey olsa dahi kendi tarzımda bir şeyler yapardım.Pauvre homme ! je crois que j'aurais fait la même chose à votre place.
Patrick her zaman bir müzik tutkusuyla büyüdü ve bunu "Her zaman müzik yapardım.Il a grandi avec une passion pour la musique, indiquant plus tard, « je jouais toujours de la musique...
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.En tant que réalisateur, j'en avais besoin pour un tournage.
Pavlov, ‘Çarşamba Toplantıları’ yapardı.Senlis, "Les Rendez-vous de septembre".
Bunun karşılığında da ödeme yapardı.Il offrit même de la payer.
Sen ne yapardın?¿Tú qué harías?
Eğer benim yerimde olsaydın,ne yapardın?¿Qué harías si estuvieras en mi lugar?
Bensiz ne yapardın?¿Qué harías tú sin mí?
Şimdi ne yapardınız?¿Qué haríais ahora?
Eğer yapabilseydim, yapardım.Si hubiera podido, lo habría hecho.
Eğer Tom orada olmasaydı onu kendi başıma yapardım.Si Tom no hubiera estado, lo habría hecho yo solo.
Bir milyon doların olsaydı ne yapardın?¿Qué harías si tuvieras un millón de dólares?
Kitap üstüne kitap okur, not tutar, düşünür, kıyaslamalar yapardı.La escritura en ellas se muestra cada vez más desnuda y escueta.
Gelecekteki Ted ise "Ne yapardın?El Ted del futuro luego dice, "¿Qué haces?
Sable Bass ile devam etti, Bass tüm kirli işlerini yapardı.Sable seguía dirigiendo a Nicole Bass para que esta realizara todo el trabajo sucio por ella.
"Siz Olsanız Ne Yapardınız, Hangi Yolu Seçerdiniz?: Öksüzler".Si os desviáis de esta senda contad con el castigo, cualesquiera que sean vuestros servicios".
Bütün seyahati tanrısının yüzüne bakarmış gibi ters tarafa bakarak yapardı.Hacía todo el viaje de esta forma, al revés, mirando al rostro de su dios.
Bunun karşılığında da ödeme yapardı.Igualmente donó el dinero a pesar de ello.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Había enviudado un año antes.
Öylesine güçlüydü ki, diğer krallar arasındaki anlaşmazlıklara hakemlik yapardı.Participa como árbitro en las guerras entre los otros dos reinos.
Ayrıca kadı ve müderrislerin atamasını ya da görevden alma işini yapardı.Quería todo el poder o, amenazó, abandonaría la actividad política.
Başlangıç marjı ödenmezdi ve taraflar takas odası ile değil doğrudan birbirleriyle sözleşme yapardı.Los precios no estaban marcados en cada artículo, sino que el cliente negociaba el precio.
Benim yerimde olsaydın ne yapardın?Se fossi stato al mio posto cosa avresti fatto?
Sabahleyin meditasyon yapardı.La mattina era solito fare meditazione.
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Se tu fossi qui ora penseremmo a qualcosa di diverso».
Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım.Prima di dedicarsi alla scrittura è stato pittore.
Magister Equitum, diktatörün baş teğmen'i olarak görev yapardı.Il Magister Equitum era di fatti il luogotenente del dictator.
Her grup bir hafta görev yapardı.Ogni vettura necessitava di una settimana per essere costruita.
Çocuklarını çok seviyor ve sık sık portrelerini yapardı.Adorò sempre i ragazzi e scrisse per loro moltissimo.
Bana kalsaydı en az bir yıl önceden yapardım.Un anno prima, non sarebbe potuto accadere.
Ama inanın böyle bir şey olsa dahi kendi tarzımda bir şeyler yapardım.Perché anche se fossi all'inferno sarebbe questa la mia maniera d'essere.
Bu zât aynı zamanda sultanlık baş kadısı Kâdı-i memâlik görevini de yapardı.Solo in questo modo e mediante il dialogo Socrate riusciva a fare il lavoro della levatrice.
Birileri sana gelse ve senden hoşlandığını söylese ne yapardın?Что бы ты сделала, если бы кто-нибудь признался тебе в любви?
Başka birşeyimiz hazırda olsaydı onu yapardık."Если бы мы желали, мы сказали бы то же самое».
Büyükbabası ise Berlin'de orkestra yönetmenliği yapardı.Бильзе руководил собственным оркестром в Берлине.
İlgili Sayfalar