yapardı ile cümle

yapardı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.When I was doing those model airplanes, I did everything.
Esasında mühendisliğini yapardım.I basically engineered it.
Ve siz, benim bildiğimi bilseydiniz ne yapardınız?And what would you do if you knew what I know?
Ve yine, ideal bir dünyada, ikisini birden yapardık.And again, in an ideal world, we would do both.
Şimdi unuttuğumuz birçok şey yapardık.We do so many things that we are now forgetting.
Evliliğinizin ilk günlerinde ne yapardınız, eşinizi etkilemeye çalışırdınız.What you did in the early marriage days, you tried to impress your wife.
İyi, Van, sen olsan ne yapardın?Well, Van, what would you do? (WOMAN MOANlNG)
Babam burada yaşarken ne yapardı?What did my dad do when he was here?
Model roketler ve slot arabalar gibi projeler yapardık.We would build projects together, like model rockets and slot cars.
Yani, siz ne yapardınız?So, what do you do?
Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı.But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief.
Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, kendi katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.If We had pleased to make a plaything We could have made it Ourself, if We had cared to do so.
Dileseydi, onu durgun yapardı.He could have kept it motionless if He liked.
Eğer dileseydik, sizden şu dünyada yerinize geçen melekler yapardık.If We pleased We could have put angels in place of you as trustees on the earth.
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şüketmeniz gerekmez mi?We could make it brackish, if We pleased; so why do you not acknowledge thanks?
Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.If We had pleased to make a plaything We could have made it Ourself, if We had cared to do so.
Ve evlerinin kapılarını ve üstüne oturup yaslandıkları tahtları gümüşten yapardık.And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Allah dileseydi sizi elbette bir tek ümmet yapardı.If God had pleased He could surely have made you one people (professing one faith).
Eğer Rabbin dileseydi insanları elbette ki bir tek ümmet yapardı.But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief.
Evlerine kapılar, üzerlerinde yan yatacakları koltuklar yapardık;And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek millet yapardı.But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief.
Evlerinin kapılarını ve üzerine yaslanacakları koltukları da (hep gümüşten yapardık).And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?We could make it brackish, if We pleased; so why do you not acknowledge thanks?
Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi.If God had pleased He could surely have made you one people (professing one faith).
Eğer Rabbin dileseydi elbette bütün insanları tek bir ümmet yapardı.But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief.
Onların evleri için gümüşten kapılar, üzerine yaslanacakları koltuklar yapardık.And doors (of silver) for their houses, (silver) couches for reclining,
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!We could make it brackish, if We pleased; so why do you not acknowledge thanks?
Eğer Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı.To each of you We have given a law and a way and a pattern of life.
Eğlenmek isteseydik nezdimizde eğlenecek çok şey bulurduk! Faraza yapacak olsak, öyle yapardık!If We had pleased to make a plaything We could have made it Ourself, if We had cared to do so.
Dileseydik onu tuzlu da yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?We could make it brackish, if We pleased; so why do you not acknowledge thanks?
ALLAH dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı.If God had pleased He could surely have made you one people (professing one faith).
Rabbin dileseydi halkı tek bir toplum yapardı.But if your Lord had pleased He could have made all human beings into one community of belief.
Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı.He could have kept it motionless if He liked.
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmez misiniz?We could make it brackish, if We pleased; so why do you not acknowledge thanks?
Rabbini görmedin mi gölgeyi nasıl uzattı? Dileseydi, onu durgun yapardı.O dear Prophet, did you not see your Lord, how He spread the shade?
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığına dikkat ettin mi? Nitekim dileseydi onu hareketsiz de yapardı.O dear Prophet, did you not see your Lord, how He spread the shade?
Rabbin dileseydi, insanları bir tek ümmet yapardı. Ama ihtilaf edip durmaktadırlar.Had thy Lord willed, He would have made mankind one nation; but they continue in their differences
Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de gelmezdi.Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me.
Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.Had I knowledge of the Unseen I would have acquired much good, and evil would not have touched me.
Dileseydik onu tuzlu yapardık.If We willed, surely We would make it brackish.
Cinlerden öylesi vardı ki, Rabbinin izniyle onun önünde iş yapardı.And of the Jinn were some who worked before him by the Will Of his Lord.
Dileseydik onu tuzlu da yapardık.If We willed, surely We would make it brackish.
Allah dileseydi, onları bir tek millet yapardı.If Allah had so willed, He could have made them all a single community.
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı.Had Allah so willed, He would have made you all one single community.
Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı.If Allah had so willed, He could have made them all a single community.
Allah dileseydi, elbette ki sizi birtek ümmet yapardı.Had Allah so willed, He would have made you all one single community.
Allah dileseydi onları bir tek millet yapardı.If Allah had so willed, He could have made them all a single community.
Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı.Had Allah so willed, He would have made you all one single community.
Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı.If Allah had so willed, He could have made them all a single community.
Eğer Rabbin dileseydi bütün insanları hakta ittifak eden bir tek ümmet yapardı.except for those on whom your Lord has mercy.
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık.If We so pleased, We could turn your harvest into chaff.
Dini lider, "Ne yapması gerektiğini söyleyemem fakat ben ne yapardım, onu söyleyebilirim."I can't say what he should do, but I can say what I would do.
"Onlar bir balta kullanarak daha iyi yapardı: George Westinghouse yorumladı.George Westinghouse commented: "They would have done better using an axe."[102]
Bu beni radikal solun kuklası yapardı. Bu da olmayacak. Nokta.That would make me a puppet of the radical left, and that is not going to happen.
Erkek kardeşi ona rap yapardı ve genç Amala da onu dinlerdi.She studied piano and danced as a child and teenager.
Bu top 0.15-2.5 kg ağırlığında atışlar yapardı.This gun fired 0.15–2.5 kg shots in weight.
Asıl kongre, yılda planlanmış üç toplantı yapardı.The actual congress met at three scheduled meetings per year or as called upon by necessity.
İlgili Sayfalar