Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yerinde olsam, aynı şeyi yaparım.Were I in your place I would do the same thing.
Yerinde olsam, onu derhal yaparım.Were I in your position, I would do it at once.
Yerinde olsam, böyle zor bir durumda aynı şeyi yaparım.If I were you, I would have done the same thing in such a difficult situation.
On milyon yeniniz olsa ne yaparsınız?Suppose you had ten million yen, what would you do?
Eğer yanlış yaparsam beni düzeltCorrect me if I am wrong.
O, hata yaparsa, gülünmekten korkuyor gibi görünüyor.He seems to be afraid of being laughed at if he makes a mistake.
Başka gezegenden bir insan görsen ne yapardın?What would you do if you saw a man from another planet?
Bana bir fincan kahve yapar mısın?Would you mind terribly making me a cup of coffee?
Bana destek olman şartıyla onu yaparım.I will do it on condition that you support me.
Daha az gürültü yapar mısınız?Do you think you could make a little less noise?
Bana bir indirim yapar mısın?Can you give me a discount?
Bir hata daha yaparsa, kovulur.Another mistake, and he will be fired.
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Arılar bal yapar.Bees make honey.
Bunu tekrar yaparsan cezalandırılacağın konusunda seni uyarmalıyım.I must warn you that if you do this again you will be punished.
Bob'ın babası bir kızlar okulunda öğretmenlik yapar.Bob's father teaches at a girls' school.
Birçok Japon her gün banyo yapar.Most Japanese take a bath every day.
Paul ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Paul stood with his hand shading his eyes.
Bunu hediye paketi yapar mısın, lütfen?Can you gift-wrap this, please?
Onu hediye paketi yapar mısınız?Could you gift wrap it?
Biz tereyağını sütten yaparız.We make butter from milk.
Tereyağını sütten yaparız.We make butter from milk.
Nerede bir otobüs turu rezervasyonu yaparım?Where do I book a bus tour?
Yabancılarla iş yaparken dikkatli olacaksın.You should be on your guard when doing business with strangers.
Nepal'de yürüyüş yaparken hafif bir kaza geçirdim.I had a slight accident while trekking in Nepal.
O akıllı olabilir fakat sık sık dikkatsiz hatalar yapar.He may be clever, but he often makes careless mistakes.
Bir şey yaparken en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Bir şey yaparken elinden gelenin en iyisini yapmalısın.In doing anything, you must do your best.
Savaşı gündelik gerçeklik yaparak, bu savaşa sebep olan politik görüştür.Because it is politics that has caused this war, making the war our everyday reality.
Ne tür sporlar yaparsın?What kind of sports do you do?
Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.Tom does anything but study.
Tom çoğunlukla öğretmenle şakalar yapardı.Tom would often play jokes on the teacher.
Tony ne iş yapar?What does Tony do?
Totoro herkesle arkadaşlık yapar.Totoro makes friends with everyone.
Bir kutuyu nasıl yaparsınız?How do you make a box?
Eve gitmek için nasıl plan yaparsın?How do you plan to get home?
Bana tere yağını uzat, yapar mısın lütfen?Pass me the butter, will you please.
Ne yaparsam yapayım onun adresini hatırlayamıyorum.I can't for the life of me remember her address.
Lütfen bana bir iyilik yapar mısın?Would you please do me a favor?
Benim için bir şey yapar mısın?Would you do something for me?
Herkes zaman zaman hata yapar.Everyone makes a mistake at times.
Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın.You do such a thing once too often and get punished.
Ne kadar meşgul olursa olsun, her gün resim yapar.She paints every day no matter how busy she is.
Birçok öğrenci part-time işler yapar.A lot of students do part-time jobs.
Böyle aptalca bir şey yaparsanız, insanlar size güler.If you do such a foolish thing, people will laugh at you.
Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.If you do that, you're going to subject yourself to ridicule.
Eğer o tür şeyler yaparsan, onun için adil değil.If you do that kind of thing, it's not fair to her.
Eğer bunu yaparsan,bu sadece aksi sonuçlar doğuracak.If you do that, it will only bring about a contrary effect.
Bunu yapmak zorunda olsaydım, o zaman yapardım.If I had had to do it, I would have done it at that time.
Ben bundan başka bir şey yapardım.I would do anything but that.
Payınızdan memnun değilseniz, onu biraz daha cazip yaparım.If you are not satisfied with your share, I'll make it a bit more attractive.
Nehirde karşıdan karşıya feribot seferleri yaparlar.They run a ferry service across the river.
Onu bu yolla yaparsan hata yapmamış olacaksın.If you do it that way you won't be mistaken.
Klima çok fazla gürültü yapar.The air conditioner makes too much noise.
O seni daha çekici bile yapar.That makes you even more attractive.
Spor hem zihni hem bedeni sağlıklı yapar.Sports make us healthy in mind as well as in body.
Biftek ve kırmızı şarap iyi bir kombinasyon yapar.Steak and red wine make a good combination.
John dikkatsiz. O çok hata yapar.John is careless. He makes many mistakes.
Jim, kayak yaparken bacağında bir kas çekildi.Jim pulled a muscle in his leg while skiing.
Bu çay fincanları bir çift yapar.These teacups make a pair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod