Ana içeriğe geç
Sözlük

yapar ile cümle

yapar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne yaparsam yapayım, daha iyi yapabileceğimi söylüyor.Whatever I do, she says I can do better.
Ben her gün öğle yemeği yaparım.I make lunch every day.
Orkestra akort etme sırasında kulak tırmalayan sesler yapar.The orchestra makes discordant noises when tuning up.
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Pazar günleri genellikle ne yaparsın?What do you usually do on Sundays?
Sizin durumunuzda olsam, aynı şeyi yaparım.If I were in your situation, I would do the same thing.
Ne iş yaparsınız?What do you do?
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Teyzen ne iş yapar?What does your aunt do?
Benim yerimde olsaydın ne yapardın?What would you do if you were in my place?
Yerimde olsan ne yaparsın?What would you do if you were in my place?
Benim yerimde ne yapardın?What would you do in my place?
Bana yardım etmen şartıyla onu yaparım.I will do it on the condition that you help me.
Senin yaptığından başka türlü yapardım.I would do it in a different way than you did.
Eğer ısrar ederseniz, onu yaparım.I'll do it, if you insist.
Eğer işbirliği yaparsan, işi yapmaya hazırım.I'm willing to do the job if you cooperate.
Biz sütten peynir ve tereyağı yaparız.We make milk into cheese and butter.
Acele edersek, onu yaparız.If we hurry, we'll make it.
İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.You make mistakes if you do things in a hurry.
Tatillerde genellikle ne yaparsın?What do you usually do on holidays?
Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.Too long a holiday makes one reluctant to start work again.
Zevkle yaparım.I'll do it with pleasure.
Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.If you make a mistake, just cross it out neatly.
Yerel mağazalar turistlerle iyi iş yapar.Local shops do good business with tourists.
Bağırma yüksek sesle yankı yapar.The shouting echoes loud.
Okul gazetesinde bir sürü iş yaparım.I do a lot of work on the school newspaper.
Hobi olarak resim yaparım.I draw for a hobby.
Biz yedide kahvaltı yaparız.We have breakfast at seven.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Boş zamanında ne yaparsın?What do you do in your free time?
Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.Whatever you're doing, starting off on the right foot is essential.
Ne yaparsan yap, başar.Whatever you do, carry it through.
Her ne yaparsan yap, elinden gelenin en iyisini yapmalısın.Whatever you do, you must do your best.
Her ne yaparsanız yapın, başarılı olacağınızdan eminsiniz.You are sure to succeed, whatever you do.
Vakit geçirmek için ne yaparsın?What do you do to pass the time?
Bize bir açıklama yapar mısın?Will you give us a statement?
Savaş çıksa ne yaparsın?What would you do if war were to break out?
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
İngilizce yazarken, nadiren hata yapar.When writing English, she rarely makes a mistake.
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.Exercise makes your body strong.
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.You will be more vigorous if you exercise.
Yağmurlu günler beni depresif yapar.Rainy days make me depressed.
Yağmur olmasaydı, keyifli bir yolculuk yapardık.But for the rain, we would have had a pleasant journey.
Genelleme yaparsak, Batılılar balığı çiğ yemezler.Generally speaking, Westerners don't eat fish raw.
Çok pratik yaparsan İngilizceyi daha iyi konuşabileceksin.You'll be able to speak English better if you practice hard.
Haftada kaç kez banyo yaparsınız?How often a week do you take a bath?
Bana bir iyilik yapar mısın?Would you do me a favor?
Yıprandıkları zaman giysilerinle ne yaparsın?What do you do with your clothes when they are worn out?
Yapabilen yapar, yapamayan öğretir.He who can, does. He who cannot, teaches.
Biz Amerika Birleşik Devletleri ile iş yaparız.We do business with the United States.
İyi çitler iyi komşular yapar.Good fences make good neighbors.
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.Desperate men often do desperate things.
Bir hayalet görsen ne yaparsın?What would you do if you saw a ghost?
Bir milyon doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had a million dollars?
Farzet ki işten atıldın, ilk olarak ne yaparsın?Suppose you are fired, what will you do first?
İşinizi kaybetseniz, ne yapardınız?What would you do, if you lost your job?
Sınavda başarısız olsaydı, ne yapardı?If he had failed the exam, what would he have done?
Ben ölürsem, ailem ne yapar?If I were to die, what would my family do?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod