Ana içeriğe geç
Sözlük

yapan ile cümle

yapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
SPSW davranışı, tabanından çıkıntı yapan dikey bir plaka kirişe benzer.SPSW behavior is analogous to a vertical plate girder cantilevered from its base.
Kantarō Suzuki, Nisan-Ağustos 1945 arası başbakanlık yapan bir amiraldi.Kantarō Suzuki was an admiral who served as prime minister from April to August 1945.
Şimdilerde L. Kurbas Tiyatrosu'na ev sahipliği yapan Casino de Paris'in içi.Interior of the Casino de Paris, which now houses the L. Kurbas Theater.
İsmet Şahin, çay tarımı ve küçükbaş hayvancılık yapan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.İsmet Şahin was born to a family that made tea agriculture and sheep animal husbandry.
Boina kralı, tanrı ve atalarla aracılık yapan yarı ilahi olarak kabul edildi.The king of Boina was considered to be quasi-divine, interceding with god and ancestors.
Güney Kore hala bir Esperanto kulübüne ev sahipliği yapan birçok eğitim kurumuna sahiptir.[1]South Korea still hosts a lot of educational institutions who has a esperanto club.[9]
Onu yapan biz değiliz.Es waren nicht wir, die es gemacht haben.
Bunu yapan kişi Tom.Tom ist derjenige, der das getan hat.
Her günü bir „Seni seviyorum - günü“ yapana, bir Sevgililer Günü gerekmez.Wer jeden Tag zu einem „Ich habe dich lieb - Tag“ macht, der braucht keinen Valentinstag.
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."So entlohnen wir die Rechtschaffenen.
Darbeyi yapan cuntacı grup, ‘On Altılılar’ (Felemenkçe: Groep van zestien) adıyla anılmaya başlandı.Sie schieden als sechste der zehn Gruppen, die auftraten, aus.
(Al-i İmran, 78) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar.Denn Unseren Zeichen trauten die Menschen (bis dahin) nicht."
Ticaret yapan ortaklar arasında ticari ilişki bulunur.Zwischen den am Handel beteiligten Partnern besteht eine Handelsbeziehung.
Melek ile çalıştığı yerde kitapçılık yapan Yusuf arasında da yakınlaşma başlamıştır.Darauf sind die Anbetung durch die Engel, die Verkündigung und der heilige Josef mit Engel zu dargestellt.
Bir de altar yapan Harun "İsrail, sizi Mısır'dan çıkaran tanrılarınız bunlardır" dedi.Da sagten sie: Das sind deine Götter, Israel, die dich aus Ägypten heraufgeführt haben.
1891 yılında açılan Opernhaus Zürich ise çok sayıda ilk sahnelemeye ev sahipliği yapan bir opera binasıdır.Das 1891 eröffnete Opernhaus Zürich ist ebenfalls Ort vieler Erst- und Uraufführungen.
1994'ten beri bir porno oyunculuğu yapan Baron, porno sektöründe "beyefendi" olarak ün kazanmıştır.Baron arbeitet seit 1994 als Pornodarsteller und hat sich in der Branche einen Ruf als Gentleman erworben.
Horst Köhler'in babası ise çiftçilik yapan tüm erkekler gibi köyde kaldı.Der Vater Horst Köhlers verblieb, wie alle in der Landwirtschaft tätigen Männer, auf dem zugewiesenen Hof.
Doğum kontrolü üzerine çalışmalar yapan bazı aktvistler de vardır.Gleichwohl gab es aber auch Familien, die um Geburtenkontrolle bemüht waren.
Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.Die Deutung alles dessen überlasse ich Gott.
1998 - Titanik, dünya çapında 1 milyar dolar üstü hasılat yapan ilk film oldu.Ende März 1998 war Titanic der erste Film, der mehr als eine Milliarde US-Dollar eingespielt hat.
Şantaj yapan kişiye ise şantajcı denmektedir.Er wurde der Erpressung verdächtigt.
Bu, 2016 yılında ABD'de 140 milyon ABD doları civarında satış yapan üçüncü büyük krem peynir üreticisiydi.Dieser war im Jahr 2016 mit einem Umsatz von rund 140 Mio. USD drittgrößte Frischkäsehersteller in den USA.
Bu çevirileri yapanların en bilinenleri Johannes Hispalensis ve Dominicus Gundissalinus'dur.Diese Übersetzung stammte von Johannes Hispanus und Dominicus Gundissalinus.
1819'da matbaacılık yapan Niels Wulfsberg'in kurduğu gazete ülkenin ilk günlük gazetesiydi.Morgenbladet wurde 1819 vom Buchdrucker Niels Wulfsberg gegründet und war die erste Tageszeitung des Landes.
Gazete, 1969 - 1973 tarihleri arasında parti başkanlığı yapan Kurt Bachman tarafından yayınlandı.Herausgegeben wurde sie von Kurt Bachmann, Parteivorsitzender der DKP von 1969 bis 1973.
Rai Gulp, RAI'ye bağlı İtalyanca yayın yapan çocuk kanalı.Rai Gulp ist ein Kinderfernsehkanal des italienischen öffentlich-rechtlichen Rundfunksenders RAI.
En güzel ve en komik filmleri yapan birisi!Er sei einer der bewegendsten und ermutigendsten Filme.
Size Selamlar, atalarımızın arazisi, Sem, onları güçlü yapan Huzurlu ve neşeli.Gruß an Dich, Land unserer Ahnen, Du, das sie stark machte, Friedlich und fröhlich.
Azadiya Welat, Türkiye'de Kürtçe günlük yayın yapan ilk Rojname Gazetesi olarak ikinci gazetedir.Azadiya Welat war die einzige kurdischsprachige Tageszeitung, die in der Türkei erschien.
2000 yılında ise MCA Records'a geçiş yapan Offishall, 2001 senesinde Quest for Fire: Firestarter, Vol.2001 erschien das Album Quest for Fire: Firestarter, Vol.
TV Markíza, Slovakya'da yayın yapan en önemli televizyon kanalıdır.TV Markíza ist der größte private TV-Sender in der Slowakei.
Bu kitapta mutsuz bir evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini dönemine göre çok yalın bir dille anlatmıştır.Sie erzählt in deutlichen Worten die Geschichte von Bedia und deren unglücklicher Ehe.
Onunla beraber geçiş yapan isimler de vardı.Unter ihnen waren auch welche, die er zu seinen Erben ernannt hatte.
Böylece kötülük yapan insanların kendilerine de zarar verdiklerine inanılır (Karma felsefesinde olduğu gibi).Ebenfalls im Volksglauben verwurzelt sind Unglücksbringer, die angeblich Unheil heraufbeschwören.
Burada, Fransa'ya nakliyat yapan bir Alman yük gemisinde çalışmaya başladılar.Daher treten sie an Bord eines getarnten Handelsschiffes die Reise nach Deutschland an.
Bu yazarlarin ilki Venedik civarinda görev yapan katolik papaz Gjon Buzuku idi.Der erste dieser Autoren war der in der Nähe Venedigs wirkende Priester Gjon Buzuku.
Dünya çapında Müslim TV Ahmadiyya (MTA) adlı Türkçe yayınlar da yapan bir TV kanalları bulunmaktadır.Mehrere islamische TV-Sender werden weltweit übertragen (siehe Muslim Television Ahmadiyya).
Oldukça tatlı ve oğlu için her şeyi yapan bir annedir.Sie ist eine leidenschaftliche Mutter, die alles für ihre Kinder tut.
Ailton sadece golleriyle değil, 10 asistle de takımının en çok asist yapan ismiydi.Damit war er nicht nur Topscorer des Turniers, sondern mit zehn Assists auch noch bester Vorlagengeber.
Executive Producer genellikle projeye yatırım yapan kişidir.Antragsteller ist in der Regel der Hersteller eines Produkts.
Arıcılık yapanların sayısı artış gösteriyor.Es gibt eine wachsende Anzahl an Praktizierenden.
Onlardan biri kızlara rehberlik yapan Clef'dir.Außerdem ist sie eine der zehn Universitäten, die von einer Frau geleitet werden.
Program yapımcısı; yapımın oluşturulmasında tüm çalışmaları idare eden, gerekli planlamaları yapan kişidir.Zielgruppe von bauen! sind alle, die den Bau eines Hauses planen.
Eric'i vampir yapandır.Eric ist ein äußerst alter Vampir.
Dublin’i çevredeki bölgelerden birkaç derece daha sıcak yapan bir mikroiklimi vardır.Dublin besitzt ein Mikroklima, das die Stadt ein paar Grad wärmer werden lässt als das umgebende Gebiet.
En uzun süre görev yapan Başkan.Er war der Präsident mit der bislang längsten Amtsdauer.
Bu durumda komşu akarsulardan daha yavaş aşındırma yapanlara doğru yaklaşır.Von nun an will er den Menschen, die zu ihm gesendet werden, wirklich nahe kommen.
9 Mayıs 2015 tarihinde İspanya'nın Sevilla kentinde test uçuşu yapan bir Airbus A400M uçağı düştü.Der Absturz eines Airbus A400M bei Sevilla geschah am 9. Mai 2015.
Sportdigital.tv, Almanya merkezli olarak spor içerikli yayın yapan televizyon kanalı.Motorsport.tv ist ein Fernsehsender, der sich dem Motorsport widmet.
Verbund Avusturya'daki en büyük elektrik üretici ve elektrik iletimini yapan firmadır.Das Unternehmen war der größte Elektrizitätserzeuger Österreichs.
Feral Interactive, macOS ve Linux platformlarında yayım yapan bir için bir video oyunu yayımcısıdır.Feral Interactive ist ein Videospiel-Publisher für die Plattformen macOS, Linux und iOS.
Klibin direktörü ise çoğu kez Rihanna ile işbirliği yapan Anthony Mandler'dir.Es wurde von Anthony Mandler gerichtet, mit dem Rihanna schon häufig arbeitete.
Ulrich von Wilamowitz-Moellendorff en ağır eleştirileri yapanlardan biriydi.Ulrich von Wilamowitz-Moellendorff fand viel zu bemängeln.
Doğum yapan kadınlarda bebeklerini ilk kez bulak suyu ile yıkarlar.Bei dieser Feier gaben die Jungen ihr Kinderspielzeug auf und wurden zum ersten Mal rasiert.
Bana darbe yapanları affettim.Für alle, die um Gefallene trauern.
Böyle yemekleri yapan lokantalara kebapçı denir.Auch die Gaststätten, die diese Art Essen anbieten, werden so genannt.
İstanbul'dan yayın yapan kanal, Türksat 4A, D-Smart ve KabloTV üzerinden izlenebilmektedir.Seitdem ist der Sender unverschlüsselt über den Satelliten Türksat 4A sowie über Kabel zu empfangen.
Temasta bulunduğu diğer bir kişi de yemeklerini yapan ve ona bir çocuk gibi bakan siyahi hizmetçidir.Unerwartet erscheint ihm ein schwarzer Schatten, der ihm einen Job als Küchenjunge für eine Nacht anbietet.
Filmin kurgusunu yapan Ruggero Mastroianni, aktör Marcello Mastroianni'nin küçük kardeşidir.Der Filmeditor Ruggero Mastroianni ist der jüngere Bruder des Hauptdarstellers Marcello Mastroianni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod