Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.실제로 진행하는 데는 몇 주가 걸리는 과정이라 할 수 있죠
Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.Ви збираєтеся жити цим протягом наступних декількох тижнів, якщо ви будите робити це по-справжньому.
Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.ستستمر في ذلك للأسبوعين القادمين إن كنت تفعله بشكل حقيقي.
Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.数週間はかかります フェーズ1では仮説を ビジネスモデル・キャンバスに貼ります
Eğer bir şov yapacaksan,Als je een show gaat opzetten...
Eğer bir şov yapacaksan,Daca vrei sa faci un show...
Eğer bir şov yapacaksan,Jika kau mau berpura-pura ...
Eğer bir şov yapacaksan,Nếu cậu định diễn...
Eğer bir şov yapacaksan,Om du ska göra en show....
Eğer bir şov yapacaksan,Se vuoi mettere su uno show...
Eğer bir şov yapacaksan,Si tu veux te donner en spectacle... pourquoi n'utilises-tu pas un peu plus ton cerveau ?
Eğer bir şov yapacaksan,Wenn du einen Show abziehen willst...
Eğer bir şov yapacaksan,Αν είχες σκοπό να κάνεις ολόκληρο σόου... γιατί δε χρησιμοποιείς το μυαλό σου λίγο περισσότερο;
Eğer bir şov yapacaksan,Если ты собираешься устроить шоу... почему бы тебе не использовать свои мозги чуть почаще?
Eğer bir şov yapacaksan,اذا كنتي تريدين وضعي في عرض
Eğer bir şov yapacaksan,ちょっとは頭を使えよ
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Daca ai de gand sa o faci, atunci ar trebui sa le donezi pe toate, nu e asa?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Jeśli się na to decydujesz, powinieneś przekazać wszystko, nie tak ma być?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Kalau kamu ingin melakukan itu, kemudai kamu harus menyumbang semuanya, bukan begitu, semuanya?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Se devi farlo, allora dovresti donare tutto.<br />Non è vero gente?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Si tu veux le faire, tu devrais tout donner, n'est-ce pas, tout le monde ?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Wenn du es tust, dann sollte man alles spenden, <br />ist es nicht so, everybody?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Αν το κάνεις, θα πρέπει να τα κάνεις όλα δωρεά, έτσι δεν είναι, παιδιά;
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?Если ты собираешься это делать, то надо до конца, так?
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?ان كنت تريد القيام بالامر ادن يجب اعطاء كل شيئ , اليس كدلك الجميع ؟
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ak sa chystáte študovať vážky, chcete študovať tie naozaj pestré a nádherné, ako tá červená.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Als je libellen gaat bestuderen wil je de echt heldere, mooie soorten bestuderen, zoals die rode.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Daca studiezi libelulele, vrei sa le studiezi pe cele frumos colorate, precum cea rosie.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Di solito, chi vuole studiare le libellule sceglie quelle belle, dai colori vivaci, come quella rossa.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ha az ember szitakötőket tanulmányoz, az igazán élénk és szép példányokat akarja vizsgálni, mint az a piros.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Hvis man vil studere guldsmede, vil man studere de virkelig lysende, smukke nogen,
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.잠자리 연구를 한다면, 밝고 아름다운 종들을 연구하고 싶잖아요.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Mikäli aikoo tutkia sudenkorentoja, haluaa tutkia niitä kirkkaita ja kauniita lajeja, kuten se punainen.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Nếu bạn sắp học về chuồn chuồn, bạn muốn nghiên cứu những con xinh đẹp rực rỡ như con màu đỏ này.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Si vas a estudiar libélulas, querrás estudiar esas grandes y bonitas, como esa roja.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Si vous allez étudier des libellules, vous voulez en étudier des colorées, des superbes comme cette rouge.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Ако ще проучваш водните кончета, искаш да проучваш онези наистина ярки и красиви, като това, червеното.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.Выбирая изучение стрекоз, вы предпочтёте изучать прекрасных ярких особей, как та красная стрекоза.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.מי שהולך ללמוד על שפיריות, בד"כ לומד על היפות והמבריקות ביותר,
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.إن كنت تنوي دراسة اليعسوب، فإنك تود دراسة اليعسوب المضيء الجميل،
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.絶滅が危惧される とびきり珍しいやつがいいですね
Eğer zaten onun istediğini yapacaksan dua etmek ne işe yarıyor.Entonces cual es el punto en rezar en primer lugar? si el va a hacer lo que el quiere de todas maneras?
Eğer zaten onun istediğini yapacaksan dua etmek ne işe yarıyor.Ma qual è il punto di pregare,in primo luogo,se poi fa quello che vuole comunque.
Eğer zaten onun istediğini yapacaksan dua etmek ne işe yarıyor.Тогава какъв е смисълът да се молите, ако ще направи каквото пожелае?
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.A Ježiš mu povedal: Priateľu, načo si prišiel? Vtedy pristúpili, položili ruky na Ježiša a jali ho.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Ale mu rzekł Jezus: Przyjacielu! na coś przyszedł? Tedy przystąpiwszy, rzucili ręce na Jezusa i pojmali go.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.I řekl jemu Ježíš: Příteli, nač jsi přišel? Tedy přistoupili a ruce vztáhli na Ježíše a jali ho.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Jezus pa mu reče: Prijatelj, čemu si prišel! Tedaj pristopijo in polože roke na Jezusa in ga zgrabijo.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Jézus pedig monda néki: Barátom, miért jöttél? Akkor hozzámenvén, kezeiket Jézusra veték és megfogák õt.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Jezus zei: "Vriend, wat kom je doen?" De mannen kwamen dichterbij en grepen Jezus vast.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.예수께서 가라사대 친구여 네가 무엇을 하려고 왔는지 행하라 하신대 이에 저희가 나아와 예수께 손을 대어 잡는지라
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Men Jesus sagde til ham: "Ven, hvorfor kommer du her?" Da trådte de til og lagde Hånd på Jesus og grebe ham.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Men Jesus sa til ham: Venn, hvorfor er du her? Da trådte de til og la hånd på Jesus og grep ham.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.И веднага се приближи до Исуса и рече: Здравей, Учителю! и го целува.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Иисус же сказал ему: друг, для чего ты пришел? Тогда подошли и возложили руки на Иисуса, и взяли Его.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.Ісус же рече йому: Друже, чого прийшов єси? Тодї, приступивши, наложили руки на Ісуса, та й узяли Його.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.ויאמר אליו ישוע רעי על מה באת ויגשו וישלחו את ידיהם בישוע ויתפשו אתו׃
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.فقال له يسوع يا صاحب لماذا جئت. حينئذ تقدموا والقوا الايادي على يسوع وامسكوه.
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.耶 穌 對 他 說 、 朋 友 、 你 來 要 作 的 事 、 就 作 罷 。 於 是 那 些 人 上 前 、 下 手 拿 住 耶 穌
İsa, ‹‹Arkadaş, ne yapacaksan yap!›› dedi. Bunun üzerine adamlar yaklaştı, İsayı yakalayıp tutukladılar.耶穌對 他 說 、 朋友 、 你 來 要 作 的 事 、 就 作罷 。 於是 那些 人 上前 、 下手 拿住 耶穌