Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacaksan ile cümle

yapacaksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer onu yapacaksan, arkanda olacağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Eğer onu yapacaksan arkanda duracağım.I'll stand behind you if you are going to do it.
Ne yapacaksan yap!Do what you will.
Her ne yapacaksan, Tom'un yapacağından haberi olmasın.Whatever you do, don't let Tom know you're going to do it.
Bir şey yapacaksanız onu yakın da, Tanrılarınıza yardım etmiş olun!' dediler.Consider them your friends and help them any way you can."
Eğer bir şov yapacaksan,If you're going to put on a show...
Kim Chi çorbası içmeyi sürdürecek ve işleri karmakarışık yapacaksan, o zaman öylece git buradan!If you're going to keep drinking Kim Chi soup and make things chaotic then just leave!
Ve ayrıca eğer bu gösteriyi yarında yapacaksan hiçte memnun olmayacağım.And I am not thankful at all if you show up tomorrow as well.
Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.You're going to be living this for the next couple of weeks if you're doing this for real.
Eğer yusufçuklarla ilgili bir çalışma yapacaksanız, çok güzel gözükenleri çalışmak istersiniz.If you're going to study dragonflies, you want to study those really bright beautiful ones,
Bir şey yapacaksan, bir an önce yap.Any measures taken must have a certain degree of success.
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Why did you come out with me if you were going to be like this?
Sadece " bir kısmını mı " ?<br />Eğer bunu yapacaksan, hepsini bağışlamalısın.What is with just "some of it?" If you are going to do it, you should donate them all.
Eğer bunu yapacaksan, o zaman hepsini bağışlamalısın. Öyle değil mi, millet?If you are going to do it, then you should donate them all, isn't that so, everybody?
Eğer yapacaksanız, işte kızlarım. dedi."Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
Dediler: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız."They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun."They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Onlar: "Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin" dediler.They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Bir şey yapacaksanız dediler, yakın onu da mabutlarınıza yardım edin.They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Yapacaksanız böyle yapın!"Some passing caravan may rescue him."
Lût dedi: "Eğer bir şey yapacaksanız, işte kızlarım!""Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
(Lut:) İşte kızlarım! (Düşündüğünüzü) yapacaksanız (onlarla evlenin), dedi."Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
(Bir kısmı:) Eğer iş yapacaksanız, yakın onu da tanrılarınıza yardım edin! dediler.They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Eğer yapacaksanız böyle yapın."Some passing caravan may rescue him."
Lût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin)."Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
Eğer yapacaksanız böyle yapın!” dedi. {KM, Tekvin 37,22-26}Some passing caravan may rescue him."
"Bir şey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin," dediler.They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action."
Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin".Then pass your sentence on me and give me no respite.
Bir şey yapacaksanız onu yakın da, Tanrılarınıza yardım etmiş olun!' dediler.Hjelp ham med din vise tale, til trøst for meg.»
Bir şey yapacaksanız onu yakın da, Tanrılarınıza yardım etmiş olun!' dediler.Kalau kamu sudah menjadi Dewa, maka tolonglah segera orang-orang yang sengsara dan menderita."
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Als je een hoop films maakt over een bepaalde groep dieren, kies je er liefst eentje die wijdverspreid is.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Jeśli chce się robić dużo filmów o konkretnym gatunku, dobrze jest wybrać jakiś często spotykany.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Jos aikoo kuvata paljon tiettyä eläintä, voi valita yleisen.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Když chcete točit hodně filmů o určité skupině zvířat, můžete si zvolit ta, která jsou všude.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.어떤 동물을 집중 조명해 여러편의 영화로 만들 때 흔한 동물을 주제로 삼을 수도 있습니다
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Nếu bạn chuẩn bị làm nhiều phim về một nhóm động vật cụ thể, bạn có thể chọn một loài khá quen thuộc.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Se volete fare tanti film su uno specifico gruppo di animali, potreste anche prenderne uno molto comune.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.Ако ще снимате много филми за определена група животни, може да изберете такава, която е доста разпространена.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.אם אתה הולך לעשות הרבה סרטים על קבוצה מסוימת של בעלי חיים. עדיף שתבחר חיה שהיא די נפוצה.
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.إذا كنت تريد أن تقوم بأفلام كثيرة عن إحدى مجموعات الحيوانات فقد يكون من الأجدر أن تختار ما هو شائع لحد كبير
Belli bir hayvan grubu hakkında pek çok film yapacaksanız, sık rastlanılan bir tanesini seçseniz iyi olur.広範囲に分布している生き物を選ぶでしょう タコはどの海にもいて
Bir şey yapacaksan, bir an önce yap.Ha már teszel valamit, akkor annak legyen megfelelő látszata.
Bir şey yapacaksan, bir an önce yap.Αν πρόκειται να κάνεις κάτι, να έχεις τα μέσα να το κάνεις σωστά.
Bir şey yapacaksan, bir an önce yap.اذا اردنا اتخاد كل التدابير يجب علينا التحلي بالشجاعة لرؤية الامور
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?De ce ai mai venit cu mine daca te comporti asa ?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Dlaczego ze mną poszedłeś, jeśli zamierzałeś się tak zachowywać?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Lalu kenapa kau keluar denganku kalau kau akan seperti ini?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Nếu anh thế này thì sao anh còn đi với em?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Perché sei venuto con me se volevi comportarti così?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Pourquoi es-tu venu avec moi si tu te comportes comme ça ?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Varför kom du ut med mig om du nu ska vara så här?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Waarom ben je dan met me meegegaan als je zo ging zijn?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Warum bist du mit mir gegangen, wenn du weißt, dass du so sein wirst?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Zakaj si sploh šel z menoj, če si vedel, da boš takšen?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Γιατί ήρθες αν είχες σκοπό να είσαι έτσι;
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?Зачем ты со мной пошел, если ты себя так ведешь?
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?למה הצטרפת אלי אם אתה מתנהג כך
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?لماذا خرجت معي , وأنت تتعامل معي بهذه الطريقه ؟
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?来たくて来たと思ってんのか?
Bunu gerçekten yapacaksanız, birkaç hafta boyunca... ...bunu yaşayacaksınız.Będziesz żył tym tematem przez następnych parę tygodni, jeśli chcesz się przyłożyć do tego kursu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod